Ana içeriğe geç
Sözlük

yaptı ile cümle

yaptı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Az önce sıcak bir banyo yaptım, bu yüzden çok daha iyi hissediyorum.I've just had a hot bath, so I feel much better.
Yoğun sis binaları görünmez yaptı.The dense fog made the building invisible.
Saçımı yaptırmak zorundayım.I've got to fix my hair.
İsyancılar yolun karşısında bir barikat yaptı.The rebels made a barricade across the road.
Onun işi kendi başına yaptığını düşünüyor musun?Do you think he did the job on his own?
O kadar uzun bir konuşma yaptı ki hepimiz sıkıldık.He made such a long speech that we all got bored.
Yaptığı delilikten daha az bir şey değildi.What he did was nothing less than madness.
Onun onu yaptığı bellidir.It is evident that he did it.
O onu yaptığı için oldukça azarlanabilir.He may well get scolded for doing that.
Onu niçin yaptığını anlayamıyorum.I can't figure out why he did it.
O dönmeden önce işi yaptıracağım.I'll get the work done by the time he gets back.
Onun ne yaptığı umurumuzda değil.We don't care what he does.
Onun ne yaptığını sanıyorsun?What do you think he did?
Onun ne yaptığını biliyor musun?Do you know what he has done?
Onun ne yaptığı umurumda değil.I don't care what he does.
Şirketimizin adına bir konuşma yaptı.He made a speech on behalf of our company.
Onun bir hata yaptığı aşikar.It is evident that he has made a mistake.
Onların yaptığı model uçak kırılgandı.The model plane they built was fragile.
Onun daha sonra yaptığı benim için oldukça sürprizdi.What he did next was quite a surprise to me.
Onun kendi yaptığı bir resim var.There is a picture of his own painting.
Yaptığı hileyi yanına kar bırakmamalısın.You shouldn't let him get away with cheating.
Onun büyük bir hata yaptığı açık.It is clear that he has made a big mistake.
O göründüğünde kalabalık tezahürat yaptı.The crowd cheered when he appeared.
O, işi kendi başına yaptı.He did the work on his own.
Ona onu yaptıramadım.I couldn't get him to do it.
Onu ona tek başına yaptırma.Don't let him do it alone.
Genellikle yaptığı gibi o bir hata yaptı.He made an error, as he often does.
Onun yaptığı şey yanlış değil.What he did is not wrong.
Yaptığının bir nedeni olmalı.There must be some reason for what he has done.
Onun ne yaptığını öğrenmem tamamen tesadüftü.It was entirely by chance that I found out what he was doing.
İngilizcede kayda değer bir gelişme yaptı.He made remarkable progress in English.
Sam, yaptığı tüm hatalarına rağmen hâlâ çok sevimli bir kişidir.For all his faults, Sam is still a very likable person.
O, bir köpek resmi yaptı.He painted a picture of a dog.
Onun yaptıklarıyla söyledikleri birbirini tutmuyor.His actions run counter to his words.
Yaptıkları her zaman söyledikleriyle bağdaşmıyor.His actions do not always correspond to his words.
Onun geçmişi ile ilgili anketler yaptık.We made inquiries into his past.
Uçağı dağlarda kaza yaptı.His airplane crashed in the mountains.
O, proje üzerinde yaptığı kaybı finanse etmek için erkek kardeşinden borç aldı.He borrowed from his brother to finance the loss he made on the project.
O, çok aptalca bir şey yaptı.He did a very foolish thing.
O bana dün bir kutu yaptı.He made me a box yesterday.
O dün bir kutu yaptı.He made a box yesterday.
O, üç yıl başkan olarak görev yaptı.He served as chairman for three years.
Onu ikna etmek için elinden geleni yaptı.He did his best to persuade her.
O, yüz dolar tasarruf yaptı.He saved a hundred dollars.
İlk atışta tur vuruşunu yaptı.He hit a home run in the first inning.
O günde 200 kilometre koşabilirim dedi ve yaptı.He said he would run 200 kilometers in a day and he did.
Birkaç dil bilgisi hatası yaptı.He made a few grammatical mistakes.
Aynı hatayı iki kez yaptı.He has made the same mistake twice.
İki defa aynı hatayı yaptı.He has made the same mistake twice.
O ne yaptığını biliyor mu?Does he know what you did?
O, iyi bir otele giriş yaptı.He checked in at a good hotel.
O, birkaç düzeltme yaptı.He made several corrections.
Her zaman yaptığı işte istediği kadar zaman harcar.He always takes his time in everything he does.
İşi rızası olmadan yaptı.He did the work against his will.
İşi zorlamayla yaptı.He did the work against his will.
Bir grup Hintli erkek çocuğuna öğretmenlik yaptı.He taught a group of Indian boys.
O bir miktar iş yaptı.He did an amount of work.
O kanser araştırmaları için büyük bir katkı yaptı.He made a great contribution to research into cancer.
Dün ne yaptı?What did he do yesterday?
O, bayan Green'i sekreteri yaptı.He made Miss Green his secretary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod