yaptığı ile cümle
yaptığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bugün ne yaptığımı sana söyleyeyim.Let me tell you what I did today.
Yaptığım pasta senin tarafından yenilmedi, kız kardeşin tarafından yenildi.The cake I made was not eaten by you, it was eaten by your sister.
Yaptığım pastayı yiyen sen değildin, kız kardeşindi.It was not you who ate the cake I made, it was your sister.
Yaptığımızı başka insanlara bildirmemeliyiz.We shouldn’t let other people know what we did.
Onun onun odasında ne yaptığını ona söyledim.I told her what he was doing in her room.
Mary'nin yaptığına bak.Look at what Mary is doing.
Onu yaptığında kolay görünüyor.It looks easy when you do it.
John'un yaptığı gibi bu cihazı ayarlamak için hiç kimsenin yeterli bilgisi yok.Nobody has enough knowledge to adjust this equipment like John did.
Web'de sörf yaptığında web siteleri tarafından izlenebilirsin.When you surf the web, you may be tracked by websites.
Yaptığından dolayı ona minnettarım.I'm grateful for what she did.
Ne yaptığımı biliyorum.I know what I'm doing.
O ne yaptığını bilir.She knows what she's doing.
Paranla ne yaptığın beni ilgilendirmiyor.I don't care what you do with your money.
Bana bu iyiliği yaptığın için teşekkür ederim.Thank you for doing me this favor.
Fren yaptığın için teşekkürler. Neredeyse bizi öldürüyordun!Thank you for braking. You almost killed us!
Yaptığının sonucuna katlanmak zorundasın.If you make your bed, you've got to lie in it.
Ona banyo yaptığımı söyle.Tell her that I am taking a bath.
Ona antrenman yaptığımı söyle.Tell her that I am training.
Ona alışveriş yaptığımı söyle.Tell her that I am doing shopping.
Ona şaka yaptığımı söyle.Tell her that I am just joking.
Onun bunu yaptığına inanamıyorum!I can't believe he did that.
Onun ne yaptığı konusunda hiçbir fikri yok.She has no idea what she's doing.
Yaptığın bir şey gibi görünüyor.That sounds like something you would do.
Bunu sen yaptığında sevmiyorum.I don't like it when you do that.
O, onun ne yaptığını bilmediğimi düşünüyor.He thinks that I don't know what he did.
Ne yaptığına dikkat etmek başarmak için en önemli anahtarlardan biridir.Paying attention to what you are doing is one of the most important keys to success.
Onun yaptığı çok yanlış.What he did is very wrong.
Onun yaptığı çok hatalıydı.What she did is very wrong.
Yaptığımla ilgili bir tek şey hatırlayamıyorum.I cannot remember a single thing of what I did.
Tom'un yaptığı hiçbir şeyi yemem.I would never eat anything that Tom makes.
Yemek yedikten sonra, yaptığım ilk iş dişlerimi fırçalamaktır.After eating, the first thing I do is brush my teeth.
Merak etmeyin. O ne yaptığını biliyor.Don't worry. He knows what he's doing.
Merak etmeyin. O ne yaptığını bilir.Don't worry. She knows what she's doing.
Tom Mary'nin yaptığı şeyi yaptığını görmedi numarası yaptıTom pretended he didn't see Mary do what she did.
Ne yaptığımı gördün mü?Did you see what I did?
Bunu nasıl yaptığını bana söyle.Tell me how you did it.
Ben senin şaka yaptığını sandım.I thought you were joking.
Onun espri yaptığını düşündüm.I thought he was joking.
Onun şaka yaptığını sandım.I thought she was joking.
Burada ne yaptığımızı bana söyle.Tell me what we're doing here.
Bu, sekreterimin yaptığı araştırma olabilir.This may be research my secretary did.
Sen bana bakma. Sadece yaptığın şeyi yapmaya devam et.Don't mind me. Just keep doing what you were doing.
Boston'dayken yaptığın hakkında bize daha fazla anlat.Tell us more about what you did when you were in Boston.
Tom'a geçen gece yaptığından bahset.Tell Tom about what you did the other night.
Bana doğru şeyi yaptığımı söyle.Tell me I did the right thing.
Yaptığın şeyi durdur.Stop what you're doing.
Dediğim gibi yap, yaptığım gibi değil.Do as I say, not as I do.
Onun bunu bana yaptığına inanamıyorum.I can't believe he did this to me.
Bunu benim için yaptığına inanamıyorum.I can't believe she did this to me.
Tom Mary'nin ne yaptığını merak ediyordu.Tom wondered what Mary was doing.
Tom, Mary'nin yaptığından dehşete kapıldı.Tom was appalled by what Mary did.
Tom onun yaptığının yanlış olduğunu bildi.Tom knew it was wrong to do what he was doing.
Tom yaptığını yapmak için iznimi aldı.Tom had my permission to do what he did.
Tom Mary'nin ne yaptığını öğrendi.Tom found out what Mary did.
Tom onun yaptığını söylediğin şeyi yapmış olamaz.Tom couldn't have done what you say he did.
Bunu yaptığın için teşekkür ederim.Thank you for doing this.
Tom'un yaptığına inanmayacaksın.You won't believe what Tom just did.
Tom Mary'nin ne yaptığını gördü.Tom saw what Mary did.
Tom, Mary'nin geçen hafta sonu ne yaptığını bilmek istiyor.Tom wants to know what Mary did last weekend.
Bunu bana onun yaptığına inanamıyorum.I can't believe that she did that to me.