yaptığı ile cümle

yaptığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, John'un yaptığını Mary'ye söylememeye karar verdi.Tom decided not to tell Mary about what John had done.
Tom, John'un yaptığını Mary'ye söylemenin onun işi olmadığına karar verdi.Tom decided it wasn't his job to tell Mary about what John had done.
Tom onun yaptığını iddia ettiğini muhtemelen yapamazdı.Tom couldn't possibly have done what you claimed he did.
Tom yaptığını söylediği için Mary'yi suçlayamadı.Tom couldn't blame Mary for saying what she did.
Tom kesinlikle yaptığının yasa dışı olduğunu biliyordu.Tom certainly knew that what he was doing was illegal.
Tom kesinlikle onun ne yaptığını bilmediği izlenimini verir.Tom certainly gives the impression that he doesn't know what he's doing.
Tom kesinlikle ne yaptığını biliyor gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem to know what he's doing.
Tom'a kesinlikle onun yaptığını yapmasına izin vermedim.Tom certainly didn't have my permission to do what he did.
Tom kesinlikle genellikle yaptığı kadar iyi bir iş yapmadı.Tom certainly didn't do as good a job as he usually does.
Tom Mary'ye yaptığı için kendini affedemiyor.Tom can't forgive himself for what he did to Mary.
Tom geçimini sağlamak için ne yaptığı hakkında konuşmaya başladı.Tom began talking about what he did for a living.
Çevrimiçi yaptığın bir şeyin aleni olduğunu varsaymalısın.You should assume that anything you do online is public.
Geçen hafta yaptığımız gibi gidip kör kütük sarhoş olalım.Let's go get snockered like we did last weekend.
Yapılacak doğru şey olduğunu düşündüğün şeyi yaptığına eminim.I'm sure you did what you thought was the right thing to do.
Tom Mary'nin çok fazla makyaj yaptığını düşünüyor.Tom thinks that Mary wears too much makeup.
Gerçek bir tatil yaptığımdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've had a real vacation.
Nasıl yaptığını kimse anlamıyor ama yapıyor.Nobody understands how he does it, but he does it.
Ben senin duygularını incitmek istemedim ve yaptığıma pişmanım.I didn't want to hurt your feelings, and I regret that I did.
İyi bir sohbet yaptığımdan beri bir süre oldu.It's been a while since I had a good chat.
Uzun bir süre, ben senin yaptığın aynı şeye inandım.For a long time, I used to believe the same thing you do.
Tom onun yaptığını yapmamalıydı.Tom shouldn't have done what he did.
Tom yaptığımın aynısını yapmalı.Tom should do the same thing I do.
Tom bir hata yaptığını biliyor.Tom knows he made a mistake.
Yaptığıma pişman değilim.I don't regret what I've done.
Onların ne düşündüğünü sorma. Onların ne yaptığını sor.Don't ask what they're thinking. Ask what they're doing.
Onu kendin yaptığından emin ol.Make sure that you do it yourself.
Onlar onların yaptığı evleri kullanarak mesajı geçtiThey passed on their message using the houses they built.
Siz arkadaşların onunla ne yaptığını görmeye can atıyoruz.I'm looking forward to seeing what you guys do with it.
Birkaç gün önce yaptığın gibi yüzümü kara çıkarma.Don't let me down like you did the other day.
Beni geçen gün yaptığınız şekilde hayal kırıklığına uğratmayın.Don't disappoint me the way you did the other day.
Yaptığını düşündüğüm şeyi yapıyor musun?Are you doing what I think you're doing?
Yaptığım şey benim sorunumdur.What I do is my problem.
Ne yaptığımı düşünüyorsun?What do you think I was doing?
Bu, kendi yaptığım köpek kulübesidir.This is the doghouse that I made myself.
Onu nasıl yaptığın önemli değil, sonuçlar aynı olacak.No matter how you do it, the results will be the same.
Bunu kimin yaptığını biliyor musun?Do you know who did this?
Senin için yaptığım şeyleri asla taktir etmedin.You never appreciated the things I do for you.
Bunu nasıl yaptığımı bilmiyorum. Önemli olan onu yapmış olmam.I don't know how I did it. The important thing is that I did it.
Bunu nasıl yaptığımı dikkatle izle. Gördün mü?Watch carefully how I do it. Did you see it?
Bu, Mary'nin kendisi tarafından yaptığı elbise.This is a dress that Mary made by herself.
Bunlar Mary'nin kendi başına yaptığı elbiseler.These are clothes that Mary made by herself.
Bana öyle hitap ederek, ne yaptığını sanıyorsun?What do you think you are doing, talking down to me like that?
Mary, Tom'un kuzeni ile seks yaptığını öğrendiğinde şok oldu.Mary was shocked when she learned that Tom had had sex with his cousin.
Tom'un bunu biraz dikkat çekmek için yaptığından şüpheleniyorum.I suspect that Tom did that just to get some attention.
Tom'un ne yaptığını öğrendim.I've found out what Tom is doing.
Tom'un geçinmek için ne yaptığını biliyor musun?Do you know what Tom does for a living?
Yatağı yaptığında yastıkları kabartmayı unutma.When you make the bed, don't forget to fluff up the pillows.
Yaptığım ironiyi anlamayan tek kişi sensin.You're the only one who didn't understand the irony of what I said.
Bu tarz işi daha önce de yaptığım için işi kolay buldum.I found the work easy, since I had done that kind of work before.
Bay Jones eşinin yaptığı çorbayı tadıyor.Mr. Jones is tasting the soup his wife made.
Orada Bay Jones'in yaptığı kapıyı görüyorsunuz.There you see the gate that Mr. Jones built.
Uyandığında yaptığın ilk şey nedir?What's the first thing you do when you wake up?
Kimseye bunu yaptığımızı söyleme!Don't tell anyone we've done this.
Bunu yaptığımızı kimseye söyleme.Don't tell anyone we're doing this.
Ne yaptığımızı kimseye söyleme.Don't tell anyone what we're doing.
Ne yaptığını çaktım.I see what you did there.
Tom bana on altı yaşından beri hava dalışı yaptığını söyledi.Tom told me that he had been skydiving since he was sixteen.
Gerçekten öyle bir şey yaptığına inanamıyorum.I can't believe you actually did something like that.
Şaka yaptığımı mı düşündünüz?Did you think that I was joking?
Ne yaptığını biliyorum.I know what you did.

İlgili Sayfalar