Bu sabah kahvaltı yapsaydım şimdi aç olmazdım.If I had eaten breakfast this morning, I would not be hungry now.
Elimden geleni yapsaydım, başarabilirdim.If I had done my best, I might have succeeded.
Keşke kahvaltı yapsaydım.I wish I had eaten breakfast.
Keşke daha fazla yapsaydım.I wish I had done more.
Keşke ödevimi yapsaydım!If only I'd done my homework!
Ben eğer onu yapsaydım kendimi asla affedemezdim.I could never forgive myself if I did that.
Keşke onu farklı yapsaydım.I wish I'd done that differently.
Keşke doğru şeyi yapsaydım.I wish I'd done the right thing.
Sadece Tom'un yapmamı söylediğini yapsaydım bir sorun olmazdı.If I'd just done what Tom told me to do, there wouldn't have been a problem.
Eğer onu yapsaydım herkes deli olduğumu düşünürdü.If I did that, everyone would think I was crazy.
Eğer istediğimi yapsaydım şu anda bu karmaşa içinde olmazdık.If I had had my way, we wouldn't be in this mess right now.
Keşke onu daha önce yapsaydım.I wish I'd done that sooner.
Eğer onu yapsaydım bana ne olurdu?What would've happened to me if I'd done that?
Keşke bunu daha önce yapsaydım.I wish I had done this earlier.
Keşke Tom'un önerdiği gibi yapsaydım.I wish to God I had done as Tom suggested.
Onu sana yapsaydım hoşuna gider miydi?How would you like it if I did that to you?
Onu yapsaydım cezalandırılabilirdim.I could get punished if I did that.
Bunu yapsaydım yaralanabilirdim.I could get injured if I did that.
Bunu yapsaydım zarar görebilirdim.I could get hurt if I did that.
Bunu yapsaydım canım yanabilirdi.I could get hurt if I did that.
Keşke onu yapsaydım.I wish I had done that.
Ben bunu yapsaydım kovulurdum.I'd be fired if I did that.
Keşke ben de yapsaydım.I wish I'd done that, too.
Onu yapsaydım kovulurdum.I'd get fired if I did that.
Bunu yapsaydım kovulabilirdim.I could be fired if I did that.
Keşke, Tom'un yapmamı söylediği şeyi yapsaydım.I wish I'd done what Tom told me to do.
Keşke Tom'un önerdiği şeyi yapsaydım.I wish I'd done what Tom suggested.
Keşke bunu yapsaydım.I wish I'd done that.
Keşke kendi başıma yapsaydım.I wish I could've done that myself.
Ne yapsaydım?What was I supposed to have done?
İşlemin tersini yapsaydım, 12 x kareyi paranteze dağıtsaydım, türevi tekrar elde ederdim. -You could go the other way.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.So if I'd have done this in 1994, I could have predicted what Walmart would be now.
Ne yapsaydım ki?Then, what could I have done?
Yapsaydım bile... ...bu delilik.Even if I did, it's insane.
Eğer başımla şunu yapsaydım, kuşkusuz böyle düşünürdünüz.If I'd done this with my head you certainly would have thought it.
Eksi 10 yapsaydım, ta şu tarafa giden bir vektörüm olurdu. -If I were to do minus 10, I would get a vector going in this direction that goes way like that.
Eğer bu atışları yüz kez yapsaydım 50 kez tura gelecekti.So if I were to do this a hundred times, 50 of the times I would get heads.
“Keşke sağlığımda bu hayatım için hazırlık yapsaydım!” der.He will say: "Alas the woe! Would that I had sent ahead something in my life."
"Keşke bu hayatım için önceden bir şeyler yapsaydım," der.He will say: "Alas the woe! Would that I had sent ahead something in my life."
Hey, ama yapsaydım, muhtemelen 'Hey, bu Rihanna.Hey but if I did, I would’ve probably been like, "Hey, this is Rihanna.
Öyle bir şey yapsaydım aynada yüzüme dahi bakamazdım.No podría mirarme en el espejo por la mañana si hiciera eso.
"Keşke bir şey yapsaydım!" şeklindeki bir düşünce de pişmanlık olarak değerlendirilir.Ему принадлежат слова: «Если я обязан Каракасу жизнью, то Мопосу я обязан славой».
"Keşke bir şey yapsaydım!" şeklindeki bir düşünce de pişmanlık olarak değerlendirilir.و كذلك إذا كانت ظنَّ بمعنى (اتّهمَ) تعدّت إلى مفعول واحد , و مثال على ذلك : (ظننتُ محمداً) أي اتهمته.
Öyle bir şey yapsaydım aynada yüzüme dahi bakamazdım.Não poderia olhar para mim mesma no espelho pela manhã se eu fizesse isso.
Öyle bir şey yapsaydım aynada yüzüme dahi bakamazdım.Als ik in de spiegel keek, haatte ik mezelf.
Öyle bir şey yapsaydım aynada yüzüme dahi bakamazdım.Gdybym coś takiego zrobiła, nie mogłabym rano spojrzeć w lustro.
"Keşke bir şey yapsaydım!" şeklindeki bir düşünce de pişmanlık olarak değerlendirilir.容保は「私にいささか功ありとすればそれは全て藩祖保科正之公の故あってである。
"Keşke bir şey yapsaydım!" şeklindeki bir düşünce de pişmanlık olarak değerlendirilir.亟麾去曰:’吾用若何事,乃溷我!’自此遂专决,不复白。
Bunlar normal kontroller, eğer bunu size yapsaydım, hepiniz hangisini seçtiğinizi bilirdiniz.Acestea sunt controale normale, pe care dacă le-aş face cu voi, aţi şti cu toţii să spuneţi ce afiş aţi ales.
Bunlar normal kontroller, eğer bunu size yapsaydım, hepiniz hangisini seçtiğinizi bilirdiniz.Este é o grupo de controlo normal. Se lhes perguntar, eles sabem que gravura escolheram.
Bunlar normal kontroller, eğer bunu size yapsaydım, hepiniz hangisini seçtiğinizi bilirdiniz.Estos son controles normales, donde si te pregunto a cualquiera de ustedes, todos van a saber cuál es.
Bunlar normal kontroller, eğer bunu size yapsaydım, hepiniz hangisini seçtiğinizi bilirdiniz.Ezek a normál ellenőrzések, amelyek alapján ha Önökkel végezném ezt a kísérletet, mindannyian tudták volna,
Bunlar normal kontroller, eğer bunu size yapsaydım, hepiniz hangisini seçtiğinizi bilirdiniz.Ini adalah kontrol normal, yang jika saya lakukan kepada Anda, Anda akan tahu gambar mana yang Anda pilih.
Bunlar normal kontroller, eğer bunu size yapsaydım, hepiniz hangisini seçtiğinizi bilirdiniz.여러분에게 여쭤보았다면 어떤 작품이었는지 기억하시겠죠.
Bunlar normal kontroller, eğer bunu size yapsaydım, hepiniz hangisini seçtiğinizi bilirdiniz.Tässä on terveitä kontrollihenkilöitä, jotka kyllä tunnistaisivat valitsemansa kuvan, kuten te kaikki.
Bunlar normal kontroller, eğer bunu size yapsaydım, hepiniz hangisini seçtiğinizi bilirdiniz.Tohle jsou normální výsledky, kdybychom to zkoušeli s Vámi. Všichni byste věděli, který tisk jste si vybrali.
Bunlar normal kontroller, eğer bunu size yapsaydım, hepiniz hangisini seçtiğinizi bilirdiniz.To so zdrave kontrole, če bi to poizkusil z vami, bi vsi vedeli, katero sliko ste si izbrali.
Bunlar normal kontroller, eğer bunu size yapsaydım, hepiniz hangisini seçtiğinizi bilirdiniz.Voici un groupe contrôle normal qui, comme vous, identifierait aisément la reproduction choisie.
Bunlar normal kontroller, eğer bunu size yapsaydım, hepiniz hangisini seçtiğinizi bilirdiniz.Αυτό είναι το γκρουπ ελέγχου, όπως αν έκανα το ίδιο με εσάς, όλοι σας θα ξέρατε ποια εκτύπωση διαλέξατε,
Bunlar normal kontroller, eğer bunu size yapsaydım, hepiniz hangisini seçtiğinizi bilirdiniz.Ако бяхте вие, щяхте да знаете.