Ana içeriğe geç
Sözlük

yapsınlar ile cümle

yapsınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
25
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››I olej pomazání a kadidlo vonné do svatyně. Všecko tak, jakž jsem přikázal tobě, udělají.
mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››관유와 성소의 향기로운 향이라 무릇 내가 네게 명한대로 그들이 만들지니라
mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››o óleo da unção, e o incenso aromático para o lugar santo; eles farão conforme tudo o que te hei mandado.
mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››Salveolien og den vellugtende Røgelse til Helligdommen. Ganske som jeg har pålagt dig, skal de udføre det.
mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››και το χριστηριον ελαιον, και το ευωδες θυμιαμα δια το αγιον κατα παντα οσα προσεταξα εις σε θελουσι καμει.
mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››и елей помазания и курение благовонное для святилища: все так, как Я повелел тебе,они сделают.
mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››ואת שמן המשחה ואת קטרת הסמים לקדש ככל אשר צויתך יעשו׃
mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››ودهن المسحة والبخور العطر للقدس. حسب كل ما امرتك به يصنعون
mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››膏 油 、 和 為 聖 所 用 馨 香 的 香 料 、 他 們 都 要 照 我 一 切 所 吩 咐 的 去 作
mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››膏油 、 和 為聖 所 用 馨香 的 香料 、 他 們都 要 照 我 一切 所 吩咐 的 去作
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Ahogy kiderült, az emberek kevésbé boldogok, amikor elkalandoznak, mindegy, hogy épp mit csinálnak.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Ako sa ukázalo, bez ohľadu na to, čo ľudia robia, sú menej šťastní, keď snívajú.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Het blijkt dat mensen minder gelukkig zijn tijdens dagdromen, wat ze ook aan het doen waren.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Jak se ukazuje, lidé jsou méně šťastni, když myslí na něco jiného, a to bez ohledu na to, co právě dělají.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Kaum jemand fährt z. B. gerne zur Arbeit. Es ist eine der unbeliebtesten Tätigkeiten.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.사람들은 '딴생각'을 할 때 항상 덜 행복해 합니다 지금 무엇을 하고 있든지 말입니다 예를 들자면,
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Okazuje się, że szczęście przy zamyśleniu maleje bez względu na zajęcie.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Resulta que, la gente es menos feliz cuando está divagando sin importar lo que esté haciendo.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Rezultatele relevă mai puțină fericire când mintea rătăcește indiferent ce făceau în acel moment.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Τελικά, οι άνθρωποι είναι λιγότερο ευτυχισμένοι όταν ονειροπολούν ανεξαρτήτως από το τι κάνουν.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Виявляється, що люди нещасніші, коли блукають у думках, чим би вони не займалися.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Оказва се, че хората са по-малко щастливи, когато се разсейват, без значение какво правят.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.אנשים פחות מאושרים כשמחשבתם נודדת בלי כל קשר למה שהם עושים. לדוגמה,
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.الناس سعداء أقل عندما كانوا شاردي الذهن بغض النظر عما يفعلونه. على سبيل المثال،
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.何をしていても他のことを 考えれば幸福度は下がりました 例えば 通勤が好きな人は あまりいませんよね
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod