Ana içeriğe geç
Sözlük

yapsın ile cümle

yapsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.És csináljanak egy ládát sittim-fából; harmadfél sing hosszút, másfél sing széleset, és másfél sing magasat.
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun."그들은 조각목으로 궤를 짓되 장이 이 규빗 반, 광이 일 규빗 반, 고가 일 규빗 반이 되게 하고"
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.Zij moeten van acaciahout een ark maken; 113 cm lang, 68 cm breed en 68 cm hoog.
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.ועשו ארון עצי שטים אמתים וחצי ארכו ואמה וחצי רחבו ואמה וחצי קמתו׃
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.فيصنعون تابوتا من خشب السنط طوله ذراعان ونصف وعرضه ذراع ونصف وارتفاعه ذراع ونصف.
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.要 用 皂 莢 木 作 一 櫃 、 長 二 肘 半 、 寬 一 肘 半 、 高 一 肘 半
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.要 用 皂莢木 作 一 櫃 、 長二肘半 、 寬一肘半 、 高一肘半
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››ako mi pa poreče takole: Nisi mi po volji – glej, tu sem, naj stori z mano, kakor se mu vidi prav.
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››Ale ak povie takto: Neľúbiš sa mi, hľa, tu som, nech mi učiní podľa toho, čo je dobré v jeho očiach.
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››Ale jeźliby tak rzekł: Nie podobasz mi się; otom ja, niech mi uczyni, co dobrego jest w oczach jego.
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››Dar dacă va zice: ,Nu-mi place de tine`, iată-mă, să facă ce va crede cu mine.
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››Ha pedig azt mondja: Nem gyönyörködöm benned: Ímhol vagyok, cselekedjék velem úgy, a mint néki tetszik.
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››그러나 저가 말씀하시기를 내가 너를 기뻐하지 아니한다 하시면 종이 여기 있사오니 선히 여기시는 대로 내게 행하시옵소서 하리라
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››Mais s`il dit: Je ne prends point plaisir en toi! me voici, qu`il me fasse ce qui lui semblera bon.
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››Ma se dice: Non ti gradisco, eccomi: faccia di me quello che sarà bene davanti a lui»
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››men dersom han sier således: Jeg har ikke velbehag i dig - så er jeg her; han får gjøre med mig som han synes!
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››Nhưng nếu Ngài phán như vầy: Ta không ưa thích ngươi; thế thì, nguyện Ngài xử ta theo ý Ngài lấy làm tốt!
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››Nhưng nếu Ngài phán như_vầy : Ta không ưa_thích ngươi ; thế_thì , nguyện Ngài xử ta theo ý Ngài lấy_làm tốt !
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››Pakliť řekne takto: Nelíbíš mi se, aj, teď jsem, nechť mi učiní, což se mu dobrého vidí.
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››Pero si dice: "No me agradas", heme aquí; que él haga de mí lo que le parezca bien
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››Se ele, porém, disser: Não tenho prazer em ti; eis-me aqui, faça a mim o que bem lhe parecer.
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››siger han derimod: Jeg har ikke Behag i dig! se, da er jeg rede; han gøre med mig, hvad ham tykkes godt!"
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››Tetapi jika TUHAN tidak suka kepadaku, terserah sajalah pada apa kehendak-Nya atas diriku!
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››А если Он скажет так: „нет Моего благоволения к тебе", то вот я; пусть творит со мною, что Ему благоугодно.
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››но ако рече така: Нямам благоволение в тебе, - ето ме, нека ме стори каквото Му се вижда за добро.
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››ואם כה יאמר לא חפצתי בך הנני יעשה לי כאשר טוב בעיניו׃
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››وان قال هكذا اني لم اسرّ بك فهانذا فليفعل بي حسبما يحسن في عينيه.
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››倘 若 他 說 、 我 不 喜 悅 你 . 看 哪 、 我 在 這 裡 、 願 他 憑 自 己 的 意 旨 待 我
Ama, ‹Senden hoşnut değilim› derse, işte buradayım, bana uygun gördüğünü yapsın.››倘若 他 說 、 我 不 喜 悅 你 . 看 哪 、 我 在 這裡 、 願 他 憑自己 的 意旨 待 我
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.A föld népének csak a szegényébõl hagyott ott a vitézek hadnagya szõlõmíveseket és szántó-vetõ embereket.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Ale niečo z chudobných ľudí zeme ponechal Nebuzaradán, veliteľ kráľovskej stráže, za vinárov a oráčov.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.A niečo z chudobných ľudí zeme zanechal veliteľ kráľovskej stráže za vinárov a oráčov.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Bare nogen av de ringeste i landet lot høvdingen over livvakten bli tilbake som vingårdsmenn og jordbrukere.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Cependant le chef des gardes laissa comme vignerons et comme laboureurs quelques-uns des plus pauvres du pays.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.De a föld szegényei közül ott hagyá Nabuzáradán, a vitézek feje, a szõlõmûveseket és szántóvetõket.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.De allerarmsten werden echter achtergelaten om nog enigszins voor de wijngaarden en akkers te zorgen.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.dei più poveri del paese Nabuzaradàn, capo delle guardie ne lasciò una parte come vignaioli e come campagnoli
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Il capo delle guardie lasciò alcuni fra i più poveri del paese come vignaioli e come campagnoli
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Însă căpetenia străjerilor a lăsat ca vieri şi lucrători de pămînt cîţiva din cei mai săraci din ţară.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.빈천한 국민을 남겨두어 포도원을 다스리는 자와 농부가 되게 하였더라
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.빈천한 국민을 그 땅에 남겨두어 포도원을 다스리는 자와 농부가 되게 하였더라
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Mas dos mais pobres da terra deixou o capitão da guarda ficar alguns para vinheiros e para lavradores.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Men av de ringaste i landet lämnade översten för drabanterna några kvar till vingårdsmän och åkermän.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Mutta osan maan köyhiä henkivartijain päällikkö jätti jäljelle viinitarhureiksi ja peltomiehiksi.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Quan thị vệ chỉ chừa lại trong xứ những người nghèo khổ hơn hết, đặng trồng nho và làm ruộng.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Quan thị_vệ chỉ chừa lại trong xứ những người nghèo_khổ hơn hết , đặng trồng nho và làm_ruộng .
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Samo iz najubožnejših ljudstva jih je pustil ondi glavar straže, da naj bodo vinogradniki in kmetovalci.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Slechts enkelen uit de armste bevolkingslagen liet hij achter als wijn en landbouwers.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Toliko něco chaterného lidu země zanechal hejtman nad žoldnéři, aby byli vinaři a oráči.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Toliko něco chaterného lidu země zanechal Nebuzardan, hejtman nad žoldnéři, aby byli vinaři a oráči.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Totuş Nebuzaradan, căpetenia străjerilor, a lăsat ca vieri şi ca plugari pe unii din cei mai săraci din ţară.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Tylko z ubogich onej ziemi zostawił hetman żołnierski, aby byli winiarzami i oraczami.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Tylko z ubogich onej ziemi zostawił Nabuzardan, hetman żołnierski, aby byli winiarzami i oraczami.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Und vom armen Volk auf dem Lande ließ Nebusaradan, der Hauptmann, bleiben Weingärtner und Ackerleute.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Und von den Geringsten im Lande ließ der Hauptmann Weingärtner und Ackerleute.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Εκ των πτωχων ομως της γης αφηκε Νεβουζαραδαν ο αρχισωματοφυλαξ δια αμπελουργους και δια γεωργους.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Εκ των πτωχων ομως της γης αφηκεν ο αρχισωματοφυλαξ, δια αμπελουργους και γεωργους.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Обаче началникът на телохранителите Навузардан остави някои от най-бедните в земята за лозари и земеделци.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Обаче, началникът на телохранителите остави някои от победените в земята за лозари и замаделци.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.ומדלות הארץ השאיר נבוזראדן רב טבחים לכרמים וליגבים׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod