Yaprak sapının her iki yanında görülen küçük oluşumlara kulacık denir.乾燥時には小葉が両側から丸くなるのが見られる。
Çanak yaprak sayısı öteki türlerden ayrı olarak 5 değil 3 dür.第一にセンターは三つではなく五つあるからだ。
Çatısı ise hurma yapraklarıyla oluşturulmuştu.屋根は茅葺き切妻造りである。
Taze filiz ve yaprakları severler.また占いや天文を好んだ。
Çiçekler yapraklarla birlikte açar.花は平らに開く。
Yükseldikçe iğne yapraklı köknar ağaçları hakimdir.大工は森賓で白木造りである。
Uçtaki yapraklar daha büyüktür.建物よりも巨大。
Bu 80 yaprak Kur'an'ın kabaca yarısını ihtiva etmektedir.この各々はqの仮数の半分ずつを与える。
Leprikon'ı alt etmenin yolu ona dört yapraklı yonca değirmektir.カルデラを構成するのは4層の楯状火山である。
Bazen taç yaprak hiç yoktur.全く冠詞が付かない場合もある。
Ona göre güneş bir yaprak gibi yassı imiş.それはまるで太陽のようだった。
Logo küçük bir yeşil yapraktır.幼虫は薄い緑色の小さなイモムシである。
Yaprak Galerigüveleri木羊子ギャラリー
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.頭に2つのリボンを結んでいる。
Örneğin, Suriye'de yaprak dolmasına Yalancı adı verilir.大阪では油揚げを乗せたうどんをきつねと称する。
Tekli çiçekleri beş taç yapraklıdır.花には5枚の花冠がある。
Tohumları ve bazı ülkelerde yeşil yaprakları da ıspanak gibi tüketilmektedir.ヨーロッパなどの一部の国ではこれらを野菜として栽培する。
Ayrıca yedi meşe yapraklı Air Medal da kazanmıştır.また、パンパシフィック水泳選手権で12個、グッドウィル・ゲームズで7個の金メダルを獲得している。
Yapraklarının büyüklüğü birer at derisi kadardır.負担重量は馬の体高による。
Dört yapraklı beyaz çiçekleri vardır.白色の花弁を4枚もつ小さい花をつける。
İğne yapraklar koparılınca kötü bir koku verir.アブノイは割ると臭気がある。
"Cam Yapraklar - Tiyatro Yanetki".キャッチフレーズは「たたかう劇場」。
1–3 m yüksekliğinde, sık dallı, çalı görünüşündedir ve kışın yapraklarını dökmez.葉柄は4-10 cm、葉柄が冬芽を包み込む葉柄内芽で、葉がある時は冬芽が見えない。
Yiyeceklerini ayakları ile yaprakları karıştırarak bulur.饅頭の皮にエゴマを練りこんである。
Yaprak saplı veya değildir.炮烙復炮烙,是不還是不。
Yaprak ayasının kenarları tam, kaba veya ince dişlidir veya dilimli dişlidir.使用这种织物,是因为它既结实又柔软,既可以承重,又可以轻质和致密。
Ot ve alçak yapraklar boyunca ihtiyatlı hareket ederler.和其它懒猴一样它们行动缓慢小心。
Çiçek yaprakları benzerdir.樹木花卉多樣化。
Yapraklı deniz ejderi: Denizatı ile ilgili olan bir tuzlu su (deniz) balığıdır.搏魚(Betta)是鱸形目攀鱸亞目搏魚屬的淡水魚。
Çanak yaprakları beş parçalı, kırmızımtrak renklidir.舌状小花5枚,红色。
Bu nedenle kızılağaç yapraklı huş adı verilmiştir.他们必须找到名为怒的村庄。
Uçtaki yapraklar daha büyüktür.在该层的叶子会长的更大。
Yaprakları mızraksı yapıdadır.云梯是靠手工操作的。
Her bir çiçekte 4–8 mm uzunluğunda bir taç yaprak bulunur.每个花梗带一朵花,其长3至8毫米。
Tümüyle otobur bir türdür; meyve, yaprak gibi bitkilerle beslenirler.猴尾蜥是完全草食性的,主要吃果實及植物。
Çiftçiler tohumlar tam oluşmadan ama yaprakların en çok olduğu zamanda otları kesmeye çalışırlar.农民尽量在种子还没有完全成熟时并且叶子处于最大的时候收割干草。
Çiçekler, baharda yapraklardan kısa bir süre sonra görünen küçük kedicikler şeklindedir.其花为小型的柔荑花,在春天叶子发芽后不久出现。
Yaprak sapının her iki tarafında batıcı dikenler bulunur.兩側軌道牆都有水患痕跡。
Sarmallar (G,H ve I) ve yaprak konformasyonlarının makul bir uzunluğa sahip olmak zorundadır.螺旋(即G、H及I)及折疊形態都需要一定的長度。
Gövdeleri yoktur, yapraklarında orta damar bulundurmazlar.黎季犛既擒,余黨竄山谷中,出沒為寇。
Sapsız yaprak da vardır.也有着缺乏冷静的一面。
Yaprakları ise gıdalara koku vermekte kullanılır.它的作用在於為食物增添色香味。
Yaprak sapı altında gizlenmiştir.以致大掠后藏。
Hızla büyüyen ve yaprak döken bir türdür.生长旺,繁殖快。
Asimina tetramera Small - Dört yapraklı papav.父親販豆腐;4歲成孤兒。
Örneğin, Suriye'de yaprak dolmasına Yalancı adı verilir.在印度,以敘利亞加色丁教會為人所知。
Yapraklarının büyüklüğü birer at derisi kadardır.其死狀如同背負重荷的馬的姿態。
Yapraklar basit, almaşık, kulakçık yoktur.性格十分直爽,没有架子。
Yaz yeşili yaprakları yürek şeklindedir.女生夏季短裙是灰色。
Yaz aylarının sonuna doğru yapraklarını dökmeye başlar.將其母金(夏的嬸嬸)藏起來的春致夏的信交給了夏。
Yapraksız kış görüntüleriyle sergilenmesi amaçlanan ağaçlarda yaz budamaları düşünülebilir.會若無其事地在便利店裏看色情刊物,還特意給真冬看。
Yaprakları parlak koyu yeşildir.헤어컬러는 밝은 갈색(원작은 흑발).
Yaprak ve meyvelerinden ötürü dekoratif bir ağaçtır.먹이는 호두와 과일을 비롯한 나무 열매이다.
Bitkinin yaprak ve çiçek kısımlarının özel bir kokusu vardır.비늘줄기와 잎·꽃줄기에서 특이한 냄새가 난다.
Koka yapraklarının uyarıcı ve kuvvet verici özellikleri de vardır.그리고 표면과 내면이 균일하게 건조되는 중합형(重合型)의 일산화연(一酸化鉛)이 있다.
Taç yaprakları dünyanın en büyük taç yaprağıdır.골리앗개구리는 세상에서 제일 큰 개구리이다.
Çiçek yaprakları beş parçalıdır.꽃잎은 다섯 장이다.
(Yaprak Yayınları) Mimarlık Sevgilim, 2000.(불온한 자유주의자 유시민의 세상 읽기)》, 개마고원, 2000.
Yaprakları hafif bir limon aroması verir.손에서 레몬 냄새가 난다고 한다.
Çiçekler yapraklanmadan sonra açar.꽃이 쓰러진 뒤에 잎이 나온다.