[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Když se nevyčuráš, nemůžeš se přece dívat na televizi, ne?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?쉬 안 하면 텔레비젼 안 보여 줄거야.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Om du inte går och kissar kan du ju inte titta på TV, eller hur?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Se não fizeres xixi, não podes ver televisão, ou achas que podes?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Se non fai la pipì, non ti faccio guardare la TV, capito?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Si no haces pis, no puedes ver televisión, ¿sí?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Si tu n'y vas pas, tu ne pourras pas regarder la télé.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Αν δεν κάνεις τσίσα σου, δεν μπορείς να δεις τηλεόραση,
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Если не пописаешь, не сможешь смотреть телевизор.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?إذا لم تتبول، فلن تتمكن من مشاهدة التلفزيون، أليس كذلك؟
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?ん?
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.A jak nie, to wiesz co? W cholerę z tobą.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.De, ha nem csinálod, akkor a fenébe az egésszel.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Dobre. Ale ak to neurobíš, tak vieš čo, do čerta s tým.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.하여튼 당신이 일하러 나오건 말건, 나는 그냥 계속해서
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil."Mas se não o fizeres, sabes, que se lixe.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Mutta jos et tee sitä, tiedätkö, antaa olla kokonaan.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Ok. Ale když to neuděláš, tak víš co, k čertu s tím.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Okay. Aber, wenn Du das nicht tust... weißt Du was, dann zum Teufel damit.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.OK. Mais si tu ne le fais pas, tu sais quoi, tant pis.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Ok. Ma se non lo fai, sai cosa, non me ne frega niente.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.OK? Men hvis du ikke gør det, ved du så hvad? Til helvede med det!
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Ok. Nhưng nếu mày không xuất hiện, mày biết gì không, thật đáng chết.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil."OK. Och om du inte gör det så, skit i det-
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.OK. Pero si no lo haces, sabes, al diablo con esto.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Ok. Si daca nu o sa faci asta, stii ceva, la naiba cu toate.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.OK. Tetapi kalau kamu tidak mau, terserah.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Snap je? Doe je dat niet, jammer dan.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Εντάξει; Αν όμως δεν έρθεις, ξέρεις κάτι· να πάει στο διάολο.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Гаразд. Якщо ти цього не зробиш, знаєш, йди до біса.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Добре. А ако не го направиш, да върви по дяволите.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.ОК. Но если ты не хочешь, то и черт с тобой.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.ואם לא תעשה את זה, אתה יודע מה, לעזאזל עם זה.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.موافق . لكن إن لم تفعل ذلك، أتعرف ماذا، عليك اللعنة.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil."私は自分の役目を果たすだけ"
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Así que sólo lo vamos a poner ahí también.
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Essensreste sind kein Problem; wenn man zu wenig kocht ist das etwas enttäuschend.
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Isso não está muito sujo, vamos misturar um pouco
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Niente di male se ne rimane un pò;ma cucinare poco è un pò deludente.
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Quand vous n'en faites pas assez c'est un peu décevant; il n'y a cependant rien de mal avec des restes.
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Tidak ada salahnya dengan sedikit sisa Namun bila anda memasak terlalu sedikit itu bisa menjadi permasalahan
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Няма проблем с остатъците, но когато е прекалено малко, е малко разочароващо.
Bak, eđer bu iţi yapmazsan ne ben kalýrým, ne Ömer, ne Bahar.I leave the Bahar. Are you longing for a few days. Then you look at
birisi, istediğini yapmazsanız sizi resmi görevlilere bildirmek ile tehdit ediyorsaalguien le amenaza con denunciarle a las autoridades si no hace lo que le pide
birisi, istediğini yapmazsanız sizi resmi görevlilere bildirmek ile tehdit ediyorsajoku uhkaa ilmiantaa sinut viranomaisille, jos et tee niin kuin hän haluaa
birisi, istediğini yapmazsanız sizi resmi görevlilere bildirmek ile tehdit ediyorsanågon hotar med att ange dig till myndigheter om du inte gör som hen säger
birisi, istediğini yapmazsanız sizi resmi görevlilere bildirmek ile tehdit ediyorsaquelqu'un menace de vous dénoncer aux autorités si vous n’agissez pas comme il le veut
birisi, istediğini yapmazsanız sizi resmi görevlilere bildirmek ile tehdit ediyorsaвас принуждают к чему-либо под угрозой выдачи властям
birisi, istediğini yapmazsanız sizi resmi görevlilere bildirmek ile tehdit ediyorsaقام شخص معين بتهديدك بالإبلاغ عنك إلى السلطات، إذا لم تُنفذ ما يريد
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Hän vuotaa kuiviin, jos et tee jotain.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Hvis du ikke gør noget, forbløder hun snart.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Jeśli czegoś nie zrobisz, wykrwawi się na śmierć.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Om du inte gör nåt så förblöder hon snart.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Se não fizeres nada, vai esvair-se em sangue.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Se non fai niente, presto morirà dissanguata.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Si no haces nada, pronto morirá desangrada.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Αν δεν κάνεις κάτι, σύντομα θα πεθάνει από αιμορραγία.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Если ты ничего не сделаешь, она истечёт кровью.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Alebo, ak nechcete, aby sa svadobné posteli V tomto slabom monument, kde leží Tybalt.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Ali pa, če ne, bo poročna postelji V dim spomenik, kjer Tybalt laži.