yapmazdı ile cümle

yapmazdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir ekonomist asla bunu yapmazdı.私なら二つの期間に分けてみます
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.Așa că am întrebat-o într-o zi, "Știi, când eram de vârsta ta, eu nu făceam din astea.
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.Così un giorno le ho chiesto, "Sai, quando io avevo la tua età, non li facevo.
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.Egyszer megkérdeztem tőle: "Én annak idején" "nem csináltam ilyeneket."
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.Então perguntei-lhe um dia, "Sabes, quando tinha a tua idade, Eu não fazia isso.
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.Ich habe sie also eines Tages gefragt, "Weißt du, als ich so alt war wie du, habe ich so etwas nicht gemacht.
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.Jadi, suatu hari, saya bertanya ,"Tahukah kamu, pada saat saya seumurmu, saya tidak membuat barang ini.
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.그래서 제가 그녀에게 하루는 물었지요, "있잖아, 내게 너만할 때엔, 나는 이런 것들을 만들지 않았단다.
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.Powiedziałem jej kiedyś, że gdy byłem w jej wieku nie robiłem laptopów z papieru.
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım."Sabes, cuando tenía tu edad, no hacía esos dibujos.
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.Tak som sa jej raz spýtal, "Vieš, keď som bol v tvojom veku, tak som také nerobil.
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.Thế là một hôm tôi hỏi nó, "Con biết không, khi ba cỡ tuổi con, Ba đâu có làm mấy thứ này.
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım."Toen ik zo oud was als jij maakte ik die niet.
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.Un jour je lui ai dit "tu sais, quand j'avais ton âge, je n'en faisais pas.
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.Της είπα μια μέρα, "Όταν ήμουνα στην ηλικία σου, δεν έκανα τέτοιες ζωγραφιές.
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.Знаеш ли защо?"
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.Я как-то говорю ей: "Когда я был в твоем возрасте, Я не делал таких вещей.
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.אז שאלתי אותה יום אחד, "את יודעת שכאשר הייתי בגילך, לא עשיתי דברים כאלה.
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.ولقد سألتها ذات يوم " اتعلمين عندما كنت في عمرك لم اكن اصنع مثل هذه الامور ..
Bir ona şöyle dedim " Biliyor musun, ben senin yaşındayken, böyle şeyler yapmazdım.作らなかったけど それはなぜかと 娘に尋ねてみたら
Bir tarafından onaylanmış onları sadece yapmazdı hakkında gidemem Her yerde getirenAllah euh ... ou il habitude un homme a été tué mon commentaire traîné par ici sang si en fait le jeu
Bir tarafından onaylanmış onları sadece yapmazdı hakkında gidemem Her yerde getirenБригада которых эм ... сертифицированы не будет делать их просто о не может пойти о привлечении везде
Bir tarafından onaylanmış onları sadece yapmazdı hakkında gidemem Her yerde getirenБригада яких ем ... сертифіковані не буде робити їх просто про не може піти про притягнення скрізь
Bir tarafından onaylanmış onları sadece yapmazdı hakkında gidemem인증은 그들에게 단지하지 않았을 약 갈 수
Bir tarafından onaylanmış onları sadece yapmazdı hakkında gidememNe morem iti o prinašanju povsod
Bir tarafından onaylanmış onları sadece yapmazdı hakkında gidememNu pot să merg despre aducerea de pretutindeni
Bir tarafından onaylanmış onları sadece yapmazdı hakkında gidememמאושר על ידי לא היה עושה אותם בדיוק על לא יכול ללכת
Bir tarafından onaylanmış onları sadece yapmazdı hakkında gidememومصدقا عليها من قبل لا تفعل لهم فقط حول لا يمكن ان يستمر
Bir tarafından onaylanmış onları sadece yapmazdı hakkında gidemem行くことはできません どこにでも持って来る約
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Chúng ta sẽ không bao giờ làm như vậy tại chính những quốc gia của mình.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.In unseren eigenen Ländern würden wir so etwas nie tun.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Kita tidak akan pernah melakukan itu di negara kita sendiri.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.서방 국가에서는 절대로 있을 수 없는 일이었기 때문이죠.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Mi nem tennénk soha ilyet a saját országainkban.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Miten kukaan saattoi rajoittaa sananvapautta näin.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Nigdy byśmy tak nie postąpili w naszych krajach. Nigdy byśmy tak nie postąpili w naszych krajach.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Nikdy bychom to neudělali ve svých vlastních zemích.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Nikdy by sme to neurobili v našej vlastnej krajine.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Noi nu am face asta niciodată în ţările noastre.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Non lo avremmo mai permesso nei nostri paesi.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Nous ne ferions jamais une chose pareille dans nos propres pays.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Nunca faríamos isso nos nossos países.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Nunca haríamos eso en nuestros países.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Vi skulle aldrig göra det i våra egna länder.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Wij zouden dat nooit doen in onze eigen landen.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Δεν θα μπορούσαμε ποτέ να το κάνουμε αυτό στις δικές μας χώρες.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Мы бы никогда так не поступили в своих странах.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.Ние никога не бихме направили това в нашите собствени страни.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.אנחנו לעולם לא נעשה זאת במדינות שלנו.
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.لن نقوم بذلك ابدا في دولنا
Bunu kendi ülkelerimizde asla yapmazdık.このようなことが行われたことはないでしょう しかし2011年の今日
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Acest lucru ne-ar aduce mai mult decât succes, ca ţară.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Điều này sẽ không chỉ làm cho đất nước chúng ta thành công hơn.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Ezáltal nem csak sikeresebbé válhatna országunk.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Isto não nos tornaria apenas num país mais bem sucedido.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.이는 그저 우리 미국이 더 성공적으로 변할 길만은 아닙니다.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Nejenom, že by to z nás udělalo daleko úspěšnější zemi.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Non ci renderebbe solo un paese di maggiore successo.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Αυτό δεν θα μας έκανε απλά μια πιο πετυχημένη χώρα.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Това не само ще ни направи по-успешна страна.
İlgili Sayfalar