Fazla bir şey yapmayan cep telefonu bulmak imkânsız.Non è possibile comprare un cellulare che non faccia troppe cose.
Fazla bir şey yapmayan cep telefonu bulmak imkânsız.Nu este posibil să cumperi un telefon care să nu știe prea multe.
Fazla bir şey yapmayan cep telefonu bulmak imkânsız.On ne peut pas acheter un tel téléphone.
Fazla bir şey yapmayan cep telefonu bulmak imkânsız.Tidak mungkin membeli sebuah ponsel yang biasa saja.
Fazla bir şey yapmayan cep telefonu bulmak imkânsız.Είναι αδύνατο να βρεις κινητό που δεν κάνει τα πάντα.
Fazla bir şey yapmayan cep telefonu bulmak imkânsız.Невозможно купить телефон, у которого нет большого количества дополнительных функций.
Fazla bir şey yapmayan cep telefonu bulmak imkânsız.Не е възможно да си купите телефон, който да не прави много неща.
Fazla bir şey yapmayan cep telefonu bulmak imkânsız.Неможливо купити телефон, у якого було б не дуже багато додаткових функцій.
Fazla bir şey yapmayan cep telefonu bulmak imkânsız.זה בלתי אפשרי לקנות טלפון סלולרי שלא עושה יותר מדי.
Fazla bir şey yapmayan cep telefonu bulmak imkânsız.لا يمكن شراء جوال غير متعدد المهام.
Fazla bir şey yapmayan cep telefonu bulmak imkânsız.さて 購買活動以上に重要な 人生の他の局面においても
içindeki bir şey yapıyor olmayan, bir şey yapmayan nedir o?Mi az benned, ami nem egy cselekvő, nem egy cselekvés?
içindeki bir şey yapıyor olmayan, bir şey yapmayan nedir o?Qu'est-ce qui, en toi, n'est pas en train d'agir, qui ne fait pas ?
Özellikle. içindeki bir şey yapıyor olmayan, bir şey yapmayan nedir o?E in particolare, cos'e' dentro di te che non agisce e che non fa nulla?
Özellikle. içindeki bir şey yapıyor olmayan, bir şey yapmayan nedir o?Especialmente, ¿qué es eso en tí que no es un hacedor, no está haciendo?
Özellikle. içindeki bir şey yapıyor olmayan, bir şey yapmayan nedir o?Особенно то в тебе, что не является делателем, не делает?
Özellikle. içindeki bir şey yapıyor olmayan, bir şey yapmayan nedir o?אז, זה דבר מאוד חשוב בשבילך.
Sağ altta güneşle çalışan hiçbir şey yapmayan oyuncağı.En bas à droite, un jouet à énergie solaire Qui-ne-fait-rien.
Sağ altta güneşle çalışan hiçbir şey yapmayan oyuncağı.En la esquina inferior derecha hay un juguete solar que no hace nada.
Sağ altta güneşle çalışan hiçbir şey yapmayan oyuncağı.Góc dưới bên phải là đồ chơi hình mặt trời.
Sağ altta güneşle çalışan hiçbir şey yapmayan oyuncağı.In basso a destra un gioco a energia solare senza una funzione particolare.
Sağ altta güneşle çalışan hiçbir şey yapmayan oyuncağı.În dreapta jos este o jucărie solară care nu-face-nimic.
Sağ altta güneşle çalışan hiçbir şey yapmayan oyuncağı.오른쪽 하단은 게으름뱅이 태양열 장난감입니다.
Sağ altta güneşle çalışan hiçbir şey yapmayan oyuncağı.Na dole po prawej jest "zabawka dla obiboka".
Sağ altta güneşle çalışan hiçbir şey yapmayan oyuncağı.Rechtsonder zie je een nietsdoener-speeltje op zonne-energie.
Sağ altta güneşle çalışan hiçbir şey yapmayan oyuncağı.Unten rechts ist ein Nichtsnutz-Spielzeug.
Sağ altta güneşle çalışan hiçbir şey yapmayan oyuncağı.Долу вдясно е слънчева играчка, която не прави нищо.
Sağ altta güneşle çalışan hiçbir şey yapmayan oyuncağı.Справа, внизу - игрушка на солнечной энергии, которая ничего не делает.
Sağ altta güneşle çalışan hiçbir şey yapmayan oyuncağı.בפינה הימנית התחתונה יש צעצוע סולרי שלא עושה דבר.
Sağ altta güneşle çalışan hiçbir şey yapmayan oyuncağı.اسفل اليمين هي لعبة شمسية لا تفعل شيئا .
Sağ altta güneşle çalışan hiçbir şey yapmayan oyuncağı.左下は「死人の日」のおもちゃ
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.A teď je tam trumpetista, který něco udělá ne zrovna tak, jak to mělo být.
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.Dan sekarang ada pemain terompet yang... ...melakukan sesuatu yang tidak seharusnya.
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.Ecco, ora c'è un trombettista che non suona esattamente come dovrebbe fare.
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.En nu is er een trompettist die iets niet speelt op de manier waarop het zou moeten.
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.És most az egyik trombitás valamit nem egészen úgy csinál, ahogy kellene.
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.Et maintenant il y a un trompettiste qui fait quelque chose pas tout à fait comme il le faudrait.
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.Iar acum apare un trompetist care face ceva nu chiar cum ar trebui făcut.
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.I teraz, mamy trębacza, który robi coś nie do końca tak, jak powinien.
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.그런데 한 트럼펫 연주자가 뭔가 잘못하고 있습니다.
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.Och snart är det en trumpetspelare som inte gör vad han borde göra.
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.Pero ahora hay un trompetista que hace algo no exactamente de la manera en que debería hacerse.
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.Und jetzt ist da ein Trompeter, der etwas nicht genau so macht, wie es sein sollte.
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.Και τώρα εδώ ένας τρομπετίστας κάνει κάτι όχι ακριβώς όπως θα έπρεπε να γίνει.
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.Има един тромпетист, който прави нещо не точно както трябва да се прави.
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.וכעת יש נגן חצוצרה שעושה משהו שאינו בדיוק בדרך בה זה צריך להיעשות.
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.والآن سيقوم عازف بوق بالعزف ليس كما يجب
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.本当とはちょっと違ったやり方をします 見ていてください
Topluluk içinde bilgi işleme dışında birşey yapmayan çok özel yapılar geliştirmeye başladılar.Começaram a construir estruturas muito especiais que apenas processavam informações dentro da comunidade.
Topluluk içinde bilgi işleme dışında birşey yapmayan çok özel yapılar geliştirmeye başladılar.그리고 공동체 안에서 아무것도 안하고 다만 정보만을 처리하는 특별한 구조물을 만들기 시작합니다.
Topluluk içinde bilgi işleme dışında birşey yapmayan çok özel yapılar geliştirmeye başladılar.Ze bouwden speciale structuren die niets anders deden dan informatie verwerken in de gemeenschap.
Topluluk içinde bilgi işleme dışında birşey yapmayan çok özel yapılar geliştirmeye başladılar.Они начали создавать структуры, единственной целью которых была обработка информации внутри сообщества.
Topluluk içinde bilgi işleme dışında birşey yapmayan çok özel yapılar geliştirmeye başladılar.והם החלו לבנות את המבנים המיוחדים שלהם וכל מה שעשו היה לעבד מידע בתוך המושבה
Topluluk içinde bilgi işleme dışında birşey yapmayan çok özel yapılar geliştirmeye başladılar.وبدأت بتشكيل بنيات مميزة للغاية والتي لم تقم بعمل شيء سوى معالجة البيانات داخل المجتمع.
Topluluk içinde bilgi işleme dışında birşey yapmayan çok özel yapılar geliştirmeye başladılar.特殊な構造を作り始めました これが神経構造です
Ve de yapmayan kişinin olayı açıklığa kavuştu, yeni bir şehre taşınmıştı ve yeni bir işe girmişti.A pessoa que não mandou, descobri depois, tinha ido para outra cidade e tinha um novo emprego.
Ve de yapmayan kişinin olayı açıklığa kavuştu, yeni bir şehre taşınmıştı ve yeni bir işe girmişti.Dan yang tidak mengirim itu ternyata baru pindah ke kota yang baru dan mendapat pekerjaan baru.
Ve de yapmayan kişinin olayı açıklığa kavuştu, yeni bir şehre taşınmıştı ve yeni bir işe girmişti.De persoon die het niet deed was, zo bleek, pas verhuisd naar een nieuwe stad en had een nieuwe baan.
Ve de yapmayan kişinin olayı açıklığa kavuştu, yeni bir şehre taşınmıştı ve yeni bir işe girmişti.És az utóbbi, mint kiderült, épp most költözött egy új városba, és váltott munkahelyet.
Ve de yapmayan kişinin olayı açıklığa kavuştu, yeni bir şehre taşınmıştı ve yeni bir işe girmişti.Hóa ra người không gửi đó mới chuyển đến một thành phố mới và công việc mới.