Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.og hele Israel skal høre det og frykte, så det ikke mere blir gjort så ond en gjerning mellem eder.
Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Todo o Israel o ouvirá, e temerá, e não se tornará a praticar semelhante iniqüidade no meio de ti.
Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Vậy , cả Y-sơ-ra-ên sẽ hay điều đó và sợ_hãi , chẳng còn làm một việc ác dường ấy tại giữa ngươi nữa .
Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Vậy, cả Y-sơ-ra-ên sẽ hay điều đó và sợ hãi, chẳng còn làm một việc ác dường ấy tại giữa ngươi nữa.
Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Wszystko ptastwo czyste jeść będziecie.
Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Y todo Israel lo oirá y temerá, y no volverá a hacer semejante maldad en medio de ti
Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Και πας ο Ισραηλ ακουσας θελει φοβηθη και δεν θελει καμει πλεον εν μεσω σου τοιουτον κακον.
Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.весь Израиль услышит сие и убоится, и не станут впредь делать среди тебя такого зла.
Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.И целият Израил като чуе ще се убои и няма да върши вече зло всред тебе.
Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.וכל ישראל ישמעו ויראון ולא יוספו לעשות כדבר הרע הזה בקרבך׃
Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.فيسمع جميع اسرائيل ويخافون ولا يعودون يعملون مثل هذا الامر الشرير في وسطك
Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.以 色 列 眾 人 都 要 聽 見 害 怕 、 就 不 敢 在 你 們 中 間 再 行 這 樣 的 惡 了
Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.以色列 眾人 都 要 聽見 害怕 、 就 不 敢 在 你 們中間 再 行 這樣 的 惡了
Çünkü biz hazır olmadan birşey yapmayacaklar.דברים יזוזו קדימה כיוון שהם לא יתקדמו .עד שאנו נהיה מוכנים
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.A kteříž zůstanou, slyšíce to, báti se budou, a nikoli více nedopustí se takových zlých věcí u prostřed tebe.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.A ostatní, keď to počujú, budú sa báť a nevykonajú viac takej zlej veci v tvojom strede.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.auf daß es die andern hören, sich fürchten und nicht mehr solche böse Stücke vornehmen zu tun unter dir.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Còn những người khác hay điều đó , sẽ sợ , không làm sự hung_ác như_thế ở giữa ngươi nữa .
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Còn những người khác hay điều đó, sẽ sợ, không làm sự hung ác như thế ở giữa ngươi nữa.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Degenen die ervan horen, zullen er dan wel voor waken leugens te vertellen als zij moeten getuigen.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.forat de andre må høre det og frykte, så de ikke mere gjør nogen sådan ond gjerning i din midte.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Ja muut kuulkoot sen ja peljätkööt, niin ettei kukaan enää tekisi sellaista pahaa sinun keskuudessasi.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.그리하면 그 남은 자들이 듣고 두려워하여 이후부터는 이런 악을 너희 중에서 다시 행하지 아니하리라
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Les autres entendront et craindront, et l`on ne commettra plus un acte aussi criminel au milieu de toi.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Los que queden lo oirán y temerán, y no volverán a hacer semejante maldad en medio de ti
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Når da de andre hører det, vil de gribes af Frygt og ikke mere øve en sådan Udåd i din Midte.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Och det övriga folket skall höra det och frukta, och man skall icke vidare göra något sådant ont bland eder.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Os restantes, ouvindo isso, temerão e nunca mais cometerão semelhante mal no meio de ti.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Semua orang akan mendengar tentang hal itu dan menjadi takut, sehingga tak ada lagi yang berbuat sejahat itu
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Και οι λοιποι θελουσιν ακουσει και φοβηθη, και δεν θελουσιν εις το εξης πραξει τοιουτον κακον εν μεσω σου.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Защото другите, като чуят ще се убоят, и не ще вършат за напред такова зло всред тебе.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.и прочие услышат, и убоятся, и не станут впредь делать такое зло среди тебя;
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.והנשארים ישמעו ויראו ולא יספו לעשות עוד כדבר הרע הזה בקרבך׃
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.ويسمع الباقون فيخافون ولا يعودون يفعلون مثل ذلك الامر الخبيث في وسطك.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.別 人 聽 見 都 要 害 怕 、 就 不 敢 在 你 們 中 間 再 行 這 樣 的 惡 了
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.別人聽見 都 要 害怕 、 就 不 敢 在 你 們中間 再 行 這樣 的 惡了
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.Chúng bắt đầu làm điều mà chúng chưa bao giờ làm nếu không có tín hiệu của trò chơi.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.De begynder at gøre noget, som ingen af dem ville have gjort uden signalerne til leg.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.Eles estão a começar a fazer uma coisa que nenhum deles teria feito sem os sinais de brincadeira.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.Están empezando a hacer algo que no hubieran hecho sin señales de juego.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.Ils commencent à faire quelque chose qu'aucun des deux n'aurait fait sans les signaux pour jouer.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.Încep să facă ceva ce nici unul din ei n-ar fi făcut fără semnalele de joacă.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.둘은 절대로 시도하지 않았을 것을 시작한 것입니다. 놀이 시그널을 주고 받고서야 말이죠.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.Olyasmit tesznek, amit soha nem tettek volna a játékra hívó jel nélkül.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.Pustili se do něčeho, co by ani jeden z nich neudělal bez výzvy ke hře.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.Robią coś, czego żadne z nich by nie zrobiło bez rozpoznania oznak zabawy.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.Sie fangen an, Sachen zu machen, die keiner von ihnen ohne Spielsignale gemacht hätte.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.Stanno cominciando a fare qualcosa che nessuno dei due avrebbe fatto senza i segnali di gioco.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.Ze beginnen aan iets dat geen van beide zou hebben gedaan zonder de spelsignalen.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.Вони починають робити те, чого б нізащо не робили без сигналів про те, що це гра.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.Они начинают делать нечто, что ни один из них не сделал бы в отсутствие игровых сигналов.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.Те започват нещо, което никога нямаше да се случи, ако ги нямаше сигналите за игра.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.הם מתחילים לעשות משהו שאף אחד מהם לא היה עושה ללא סימני המשחק.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.لقد بدءوا بعمل شيء ما كان أحدهما ليقوم به من غير إشارات اللعب.
İkisi de oyun sinyalleri verilmemiş olsa yapmayacakları bir şeyi yapmaya başlıyorlar.できなかったことを し始めます この素晴らしい事例が示すのは
O bana, ben onun için yapmayacakları şey olduğunu hissettirdi.Azt éreztem, hogy nem volt semmi, amit nem tennék érte.
O bana, ben onun için yapmayacakları şey olduğunu hissettirdi.Cô làm tôi cảm thấy rằng không có gì tôi sẽ không làm cho cô ấy.
O bana, ben onun için yapmayacakları şey olduğunu hissettirdi.Dia membuat saya merasa bahwa tidak ada aku tidak akan lakukan untuk dia.
O bana, ben onun için yapmayacakları şey olduğunu hissettirdi.Ea a facut sa ma simt că nu era nimic nu aş face pentru ei.
O bana, ben onun için yapmayacakları şey olduğunu hissettirdi.Elle m'a fait sentir qu'il n'y avait rien que je ne ferais pas pour elle.