Ana içeriğe geç
Sözlük

yapmaya ile cümle

yapmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bugün hiçbir şey yapmayacağız.We're not going to do anything today.
Tom bunu yapmaya devam ediyor.Tom keeps doing that.
Panik yapmaya gerek yoktu.There was no reason to panic.
Gelecek ay Zao'da kayak yapmaya gidebilirim.I may go skiing at Zao next month.
Gelecek ay Zao'ya kayak yapmaya gidebilirim.I may go skiing at Zao next month.
AVM'ye biraz alışveriş yapmaya gidiyorum.I'm going to the mall to shopping.
Alışveriş merkezine biraz alışveriş yapmaya gidiyorum.I'm going to the mall to shopping.
Tom bunu yapmaya karar verdi.Tom decided to do it.
Bunu asla yapmayacağım.I will never do this.
Mühendislik alanında yüksek lisans yapmaya çalışıyor.He is working toward a master's degree in engineering.
Her türlü havada koşu yapmaya gider.He goes jogging in every kind of weather.
Çarşıya alışveriş yapmaya gitti.He went downtown to do shopping.
Kimsenin yapmak istemediği her şeyi yapmaya gönüllü olmuştu.He volunteered to do all the things no one else wanted to do.
Çoğu zaman yapmaya çalıştığı her şeyi başarır.He usually accomplishes whatever he tries to do.
Ona bir şeyler yapmaya başladık.We started to make some things for him.
Bunu yapmaya proglamlanmış durumdayız.We are hardwired to do it.
Nasıl karar verdiniz böyle bir şey yapmaya?How did you end up deciding on doing a thing like this?
Tom resim yapmaya çok küçük yaşta başladı.Tom started painting when he was very young.
Bunu yapmaya seni iten neydi?What was your motivation to do that?
Onu bir daha yapmaya cesaret edemiyorum.I don't dare do that again.
Bunu yapmaya neden karar verdin ?Why did you decide to do this?
Bunu yapmaya iznim var.I'm allowed to do this.
Yemek yapmaya vakit kalmadığından ton balığı konservesi yedik.Since we didn't have any time to prepare food, we ate a can of tuna.
Karım bugün Muay Thai yapmaya başladı. Tırsıyorum.My wife started practicing Muay Thai today. I'm scared.
Tek yapmaya çalıştığım şey yardım.All I'm trying to do is help.
Onlarla zaman geçirmeyeceksen çocuk yapmaya ne gerek var?Why bother having children if you don't spend any time with them?
Şeytanın tekiyle iş birliği yapmaya niyetim yok.I don't intend to make a deal with the devil.
Böyle bir şey yapmayalı epey oldu.It's been a while since I've done something like this.
Tom'un bunu yapmayacağına kesin gözüyle bakıyordum.I took it for granted that Tom wouldn't do that.
Neden bir şeyler yapmaya çalışmıyoruz?Why don't we try to do something?
Ziri resim yapmaya devam etti.Ziri continued to paint.
Ziri hırsızlık yapmaya devam etti.Ziri continued to steal.
Hâlihazırda yaptığımız gibi yapmaya devam edelim.Let's continue doing it the way we've been doing it.
Tom bunu bir daha yapmayacağıma dair bana söz verdirdi.Tom made me promise not to do that again.
Tom bunu tekrar yapmayacağım konusunda benden söz aldı.Tom made me promise not to do that again.
Bir dahakine senin yaptığın gibi yapmaya çalışacağım.I'll try doing it your way next time.
Tom bana onu yapmaya hazır olmadığını söyledi.Tom told me he wasn't ready to do that.
Şimdi bunu yapmaya hâlim yok.I'm too tired for that now.
Şimdi bunu yapmaya çok yorgunum.I'm too tired for that now.
Robert kamyonun altında arama yapmaya başladı.Robert started searching under the truck.
William, safariye çıkmak için Afrika'ya bir gezi yapmaya karar verdi.William decided to take a trip to Africa to go on a safari.
Gunter ve Amelia birlikte ilk kez snowboard yapmaya gittiler.Gunter and Amelia went snowboarding for the first time together.
Lukas hesabına giriş yapmaya çalışıyordu.Lukas tried to log into his account.
Tobias çılgınca şeyler yapmaya başladı.Tobias started to do crazy stuff.
Eşinin yardımıyla bir sene boyunca sağ eliyle resim yapmaya devam etti.With the help of his wife, within a year he was painting again with his right hand.
1908'de Hitler tekrar başvuru yapmaya çalıştı ancak bir kez daha reddedildi.In 1908, Hitler tried again, but was once more rejected.
İnsanlar film yapmayacak çünkü film yapımcıları insanların görmek istemediği filmleri çıkardı.People aren't going to films because film-makers are putting out films people don't want to see.
Lynch, bize büyük bir şaka yapmaya çalışmış."Lynch is playing a big practical joke on us."
Ocak 2013'te yapımcı Adele Romanski, Jenkins'i ikinci filmi yapmaya teşvik etti.In January 2013, producer Adele Romanski urged Jenkins to make a second film.
Peter kulüpte sarhoş olur ve sahnede espri yapmaya kalkışır.At the club, Peter becomes drunk and attempts to tell jokes on stage.
Eylül: Van Gogh yeniden resim yapmaya başladı.September: Van Gogh takes up work again.
Hoffman, 1977'ye kadar televizyon yapmaya devam etti.Hoffman would continue making televisions until 1977.
Ernst 1934'te heykel yapmaya başladı ve Alberto Giacometti ile vakit geçirdi.Ernst began to sculpt in 1934 and spent time with Alberto Giacometti.
Grup bir hapishane bulur ve orayı yeni evleri yapmaya karar verir.The group finds a prison and decides to make it their new home.
16 yaşında Barnett, gençlik kulüplerinde müzik yapmaya başladı.At 16, Barnett started making music in youth clubs.
Bouchareb, 1980'lerde kısa filmler yapmaya başladı.Bouchareb began making short films in the 1980s.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.You shall not bear false witness against your neighbor.
Dönemin hayvan hakları savunucuları halkı Sovyet büyükelçiliklerinde protesto yapmaya davet etti.Animal rights groups at the time called on members of the public to protest at Soviet embassies.
Yahudi Kolonizasyon Birliği Kıbrıs konusunda küçük yardımlar yapmaya devam etti.The Jewish Colonisation Association continued to give a small support to the work in Cyprus.
Franklin, 1957'de başlattığı TMV'nin beş metrelik bir modelini yapmaya davet edildi.Franklin was invited to make a five-foot high model of TMV, which she started in 1957.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod