Sorun Tom'un onu yapıp yapmayacağıdır.The question is whether Tom will do it or not.
Tom daha fazla aptalca hatalar yapmayacağından emin olmak zorunda.Tom has to make sure he doesn't make any more stupid mistakes.
Tom bunu toplantı için zamanında yapmayabilir.Tom may not make it in time for the meeting.
Tom asla bunu tekrar yapmayacak.Tom will never do it again.
Tom beni herhangi bir şey yapmaya zorlamadı.Tom didn't force me to do anything.
Tom'u herhangi bir şey yapmaya ikna etmenin ne kadar zor olabileceğini biliyorsun.You know how hard it can be to convince Tom to do anything.
Tom'un onayı olmadan onu yapmayacağım.I won't do that without Tom's approval.
Tom elinden geleni yapmaya karar verdi.Tom decided to do his best.
Tom onun yapmasını istediğiniz şeyi asla yapmayacak.Tom is never going to do what you're asking him to do.
Umarım Tom seni yapmak istemediğin bir şeyi yapmaya zorlamaz.I hope Tom isn't pressuring you to do anything you don't want to do.
Onu asla tekrar yapmayacağıma kendime söz verdim.I promised myself that I would never do that again.
Tom artık onu yapmayacak.Tom isn't going to do that anymore.
Tom bir şey yapmaya çalışmıyor.Tom isn't trying to do anything.
Sanırım bu, Tom'un yapmaya çalıştığı şey.I think that's what Tom was trying to do.
Tom bunu asla yapmayacak.Tom will never make it.
Onun bunu yapmayı bırakmasını istememize rağmen Tom onu yapmaya devam etti.Tom went on doing that even though we asked him to stop doing it.
Tom onun hakkında bir şey yapmayacak.Tom isn't going to do anything about it.
Tom aynı hatayı yapmaya devam ediyor.Tom keeps making the same mistake.
Tom aynı hatayı yapmaya devam etti.Tom kept on making the same mistake.
Tom aynı hataları yapmaya devam ediyor.Tom keeps on making the same mistakes.
Tom konuşmalar yapmaya alışkındır.Tom is used to making speeches.
Tom sahnede rol yapmaya hazır olduğundan emin değil.Tom isn't sure he's ready to perform on stage.
Tom'un gerçekten onu yapmaya niyet ettiğini düşünüyor musun?Do you think Tom really intends to do that?
Bunu yapmaya devam edemezsin, Tom.You can't keep doing this, Tom.
Tom bana bunu tekrar yapmayacağına söz verdi.Tom promised me he wouldn't do that again.
Pireyi deve yapmayalım.Let's not make a mountain out of a molehill.
Tom ne yapmaya çalıştığımı bilmiyordu.Tom didn't know what I was trying to do.
Tom artık onu yapmayacağını söylüyor.Tom says he won't do it anymore.
Tom muhtemelen o hatayı tekrar hiç yapmayacak.Tom isn't likely to ever make that mistake again.
Tom onu nasıl yapmaya niyet ediyor?How does Tom intend to do that?
Tom'un ne yapmaya çalıştığından emin değilim.I'm not sure what Tom is trying to do.
Türkçe konuşarak pratik yapmaya ihtiyacım var.I need to practice speaking Turkish.
Yapmaya çalıştığımız şey bu.That's what we're trying to do.
Bunu senin partin için yapmayacağım.I'm not going to make it to your party.
Ben onu en iyi şekilde yapmaya çalıştım.I tried to make the best of it.
Onu orada zamanında yapmayacağım.I'm not going to make it there on time.
Bu defa onu doğru yapmaya çalış.Try and do it right this time.
Elimizden geleni yapmaya çalıştık.We tried to make the best of it.
Bunu asla tekrar yapmayacağına dair söz verdin.You promised you'd never do that again.
Kahvaltı yapmayan tek kişi ben değildim.I wasn't the only one who didn't eat breakfast.
Yapmaya çalıştığım nokta işte bu.That's the point I'm trying to make.
Yapmaya çalıştığım şey bu.That's what I was trying to do.
Bütün yapmaya çalıştığım bu.That's all I'm trying to do.
Bunu asla yapmayacağımı bilmeni istiyorum.I want you to know I'll never do that.
Tom'un yaptığı aynı şeyi yapmaya karar verdim.I decided to do the same thing Tom did.
Bunu mümkün olduğu kadar acısız yapmaya çalışacağım.I'll try to make this as painless as possible.
Bunu artık yapmayacağıma kendime söz verdim.I promised myself I wouldn't do that anymore.
Aynı şeyi yapmaya karar verdim.I decided to do the same thing.
Plan için birkaç değişiklik yapmaya itirazım yok.I don't mind making a few changes to the plan.
Bunu tekrar yapmayacağım.I'm not going to do this again.
Bunu yapmaya istekliydim ama yapmama gerek olmadığını söyledi.I was willing to do it, but Tom said I didn't need to.
Tom her ne gerekiyorsa yapmaya hazır.Tom is willing to do whatever it takes.
Tom'un onu yapmaya niyeti olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom has any intention of doing that.
Tom'un onu yapmasını engellemek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.I'm going to try my best to prevent Tom from doing that.
Tom elinden geleni yapmaya söz verdi.Tom promised to do his best.
Senin için mümkün olduğu kadar kolay şeyler yapmaya çalışacağım.I'll try to make things as easy as possible for you.
Senin için mümkün olduğu kadar kolay şeyler yapmaya çalışacağıma söz veriyorum.I promise I'll try to make things as easy as possible for you.
Onu senin için yapmaya itirazım yok.I don't mind doing that for you.
Bugün onu yapmaya niyetim yok.I have no intention of doing that today.
Onu bugün yapmayacağım.I'm not going to do that today.