yapmayız ile cümle

yapmayız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İngilizce konuşurken birkaç hata yapmayız.We make not a few mistakes when speaking in English.
Normal olarak, biz onu İspanya'da yapmayız.Normally, we don't do that in Spain.
Biz hata yapmayız.We don't make mistakes.
Reklam yapmayız.We don't advertise.
Müzakere yapmayız.We don't negotiate.
Onu yapmayız.We don't do that.
Bir şey yapmayız.We don't do anything.
Bunu asla yapmayız.We never do that.
Biz onu her zaman yapmayız.We don't always do that.
Biz çok pratik yapmayız.We don't practice a lot.
Biz çok hata yapmayız.We don't make many mistakes.
Biz artık bir şey yapmayız.We don't make anything anymore.
Biz onu o şekilde yapmayız.We don't do it that way.
Biz onu çok sık yapmayız.We don't do it very often.
Umarım bunu bir daha yapmayız.Can you promise me you won't tell Tom?
Umarım bunu tekrar yapmayız.I hope we don't do this again.
Biz onu her zaman bu şekilde yapmayız.We don't always do it this way.
Tom ve ben bunu asla yapmayız.Tom and I never do that.
Tom ve ben bunu yapmayız.Tom and I don't do that.
Tom ve ben bunu çok sık yapmayız.Tom and I don't do that very often.
Bunu artık birlikte yapmayız.We don't do that together anymore.
Bunu çok sık yapmayız.We don't do that very often.
Biz genellikle bunu yapmayız.We don't usually do that.
Biz bunu sık sık yapmayız.We don't often do that.
Hele senin dediğini hiç yapmayız.I never did what she said I did.
Karikatürünü çizdiğimiz bir hayvan değil... hatta resmini bile yapmayız.It's not an animal we draw cartoons of or draw at all.
Küçük gösteriler yapmayız biz.We don't have a side show here.
Mesela bunu, karşılaşmamızdan önceki 10 saniye boyunca yapmayız.It doesn't occur like ten seconds before.
Sonra o saatte odasında olun ve ziyaretçinin bir aşınma varsa, yanlış yapmayız maske. "Be in your chamber then at that hour, and do not take it amiss if your visitor wear a mask."
Bunu iyi olduğumuzda yapmayız değil mi?It's not really what we do, is it, when we're at our best?
Eğer insanlar zaman işlem yapmayızNow what's the reason?
Biz böyle yapmayız."That's not how we do it."
Eğlenme dileseydik, bunu yapacak olsaydık, şanımıza uygun şekilde yapardık; ama yapmayız.If We had pleased to make a plaything We could have made it Ourself, if We had cared to do so.
Onların hiçbiri arasında ayırım yapmayız ve biz O'na teslim olanlarız."We make no distinction between them, and we submit to Him and obey."
"Allah'ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik.They say, 'We hear, and obey.
"Biz Allah'ın peygamberleri arasında ayırım yapmayız, duyduk ve itaat ettik.They say, 'We hear, and obey.
"Allah'ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız.And they say, "We do not discriminate against any of His Messengers.
Onların hiçbiri arasında ayırım yapmayız. Biz sadece O'na teslim olanlarız," deyiniz.We do not discriminate against any of them and we have completely surrendered to Allah as Muslims."
Onlar arasında asla bir ayrım yapmayız.We make no distinction between any of them.
Onların hiçbiri arasında ayırım yapmayız.We make no distinction between any of them.
Ankara "pazarlık yapmayız" dedi.««Marco no tiene nada que negociar»».
Hele senin dediğini hiç yapmayız.Tutto quello che non ho mai detto.
Hele senin dediğini hiç yapmayız.Кроме того он вообще никогда не говорил.
Hele senin dediğini hiç yapmayız.متل ما تعودت قول عنه .
Hele senin dediğini hiç yapmayız.Và ông cũng chưa bao giờ tự nói về mình.
Yoksa elimizden geleni yapmayız.- できるだけ利用しない。
Hele senin dediğini hiç yapmayız.Nikoli nisem počela tistega, kar so mi naročili.
Yoksa elimizden geleni yapmayız.Sageli meil ei õnnestu see, mida me suudame.
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.A oni mu povedali: Prečo hovorí môj pán také slová? Kdeže by učinili tvoji služobníci takú vec?!
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.các anh em bèn đáp rằng: Sao chúa nói như vậy? Chẳng bao giờ kẻ tôi tớ chúa có tưởng làm đến việc thế nầy!
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.các anh_em bèn đáp rằng : Sao chúa nói như_vậy ? Chẳng bao_giờ kẻ tôi_tớ chúa có tưởng làm đến việc thế nầy !
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.Da sa de til ham: Hvorfor taler min herre således? Det være langt fra dine tjenere å gjøre noget slikt!
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.Då svarade de honom: »Varför talar min herre så? Bort det, att dina tjänare skulle göra sådant!
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.He vastasivat hänelle: "Minkätähden herramme puhuu näin? Pois se, että palvelijasi tekisivät niin!
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.Jawab mereka kepadanya, "Apa maksud Tuan? Kami bersumpah bahwa kami tidak berbuat begitu
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.그들이 그에게 대답하되 우리 주여 어찌 이렇게 말씀하시나이까 이런 일은 종들이 결단코 아니하나이다
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.Men de svarede: "Hvor kan min Herre tale således? Det være langt fra dine Trælle at gøre sligt!
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.Oni pa mu reko: Zakaj govori gospod naš take besede? Tega ne, da bi hlapci tvoji bili storili tako stvar!
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.Quelli gli dissero: «Perché il mio signore dice queste cose? Lungi dai tuoi servi il fare una tale cosa
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.Sie antworteten ihm: Warum redet mein Herr solche Worte? Es sei ferne von deinen Knechten, ein solches zu tun.

İlgili Sayfalar