yapmayı ile cümle

yapmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Akşam yemeğinden önce işi yapmayı bitirdim.I finished doing the work before supper.
"Gezi yapmayı severim." "Ben de.""I like traveling." "So do I."
Onu tek başıma yapmayı tercih ederim.I prefer to do it on my own.
Her zaman birisinin frag-kuyruğunda yolculuk yapmayın.Do not always ride on someone's coat-tail.
Bir insan hata yapmadan bir şey yapmayı öğrenemez.One can't learn to do anything without making mistakes.
Bebek uyuyor. Gürültü yapmayın.The baby is asleep. Don't make a noise.
Uzmanlar patlamanın neden olduğuna dair bir açıklama yapmayı başaramadı.Experts have failed to come up with an explanation of why the explosion happened.
Onun yapmayı düşündüğü şey açıktı.It was clear what he meant to do.
O şimdi gelecek yıl yurt dışında eğitim yapmayı planlıyor.He is now planning to study abroad next year.
Onu yapmayı üç saat içinde öğrenir.He will learn to do it in three hours.
Görevi yapmayı kabul etti.He has agreed to do the task.
Paris'e bir gezi yapmayı düşündü.He contemplated taking a trip to Paris.
O, tek başına yürüyüş yapmayı seviyor.He likes taking a walk by himself.
Kendisi için her şeyi yapmayı sever.He likes to do everything for himself.
Her şeyi kendi başına yapmayı sever.He likes to do everything for himself.
O bir tatil yapmayı göze alamaz.He cannot afford a holiday.
O yatmaya gitmeden önce on şınav yapmayı ihmal etmez.He makes a point of doing ten push-ups before going to bed.
O, model uçak yapmayı seviyor.He likes to build model planes.
Köprüyü yapmayı zamanında bitirdiler.They finished building the bridge on time.
Onun ne yapmayı planladığı hakkında hiçbir fikrim yoktu.I had no idea of what she intended to do.
Bana web sitesi yapmayı öğretti.She taught me how to make a web site.
O, kahvaltıdan önce duş yapmayı ihmal etmez.She makes a point of taking a shower before breakfast.
O Bob'un ona kayak yapmayı öğretmesini rica etti.She asked Bob to teach her how to ski.
Onların istediklerini yapmayı reddetti.She refused to do what they wanted.
O, akşam yemeğinden önce yürüyüş yapmayı bir alışkanlık edindi.She made it a habit to take a walk before dinner.
Odada çok fazla gürültü yapmayın.Don't make so much noise in the room.
Üniversitede mühendislik ihtisası yapmayı düşünüyorumI plan to take up engineering at college.
Şakadan böyle bir şey yapmayın.Don't do such a thing in fun.
Gelecek yıl Amerika'da eğitim yapmayı düşünüyorum.I'm considering studying in America next year.
Gelecek yıl yeni bir ev yapmayı ümid ediyorum.I hope to build a new house next year.
O, seyahat yapmayı sever.He loves traveling.
Onun derslerine katıldım ve resim yapmayı öğrendim.I attended his classes and learned how to draw.
Örümcekler örümcek ağı yapmayı severler.Spiders like to build spiderwebs.
Ne yapmayı planlıyorsun?What do you plan to do?
Spor yapmayı severim.I like playing sports.
Ben sabah banyo yapmayı tercih ederim.I prefer to bath in the morning.
Lütfen fazla gürültü yapmayın.Please don't make much noise.
Ne yapmayı seversin?What do you like to do?
Gürültü yapmayın!Don't make noise!
Öğretmen kızgın, bu nedenle lütfen sınıfta gürültü yapmayın!The teacher is angry, so please do not make noise in the classroom!
O, dedikodu yapmayı sever.He loves to gossip.
Bu gece ne yapmayı planlıyorsun?What do you plan on doing tonight?
Özür dilerim. Ödevimi yapmayı unuttum.I'm sorry, I forgot to do my homework.
Çocuklar uyuyorlar. Lütfen çok gürültü yapmayın.The children are sleeping. Please don't be so noisy.
Yürüyüş yapmayı severim.I like taking walks.
Ben hata yapmayı sevmiyorum.I don't like to make a mistake.
O yapmayı bile hiç düşünmediğim şeyleri yapabileceğime inanıyor.He believes that I can do things that I've never even thought of doing.
Yapmayacağım bir şeyi yapmayın.Don't do anything I wouldn't do.
Tek başına mı yoksa bir grupla birlikte mi egzersiz yapmayı seversin?Do you like to exercise alone or with a class?
Diğerlerinin önünde gösteri yapmayı sevmiyorum.I do not like to perform in front of others.
Sessiz olun, lütfen! Ses yapmayın.Be quiet, please! Don't make a sound.
Çok kampanya yapmayı reddetti.He refused to do much campaigning.
Ne yapmayı planlıyorsunuz?What are you planning to do?
Panik yapmayın!Don't panic!
Dahası, Çin halkı şekerleme yapmayı sever.What's more, Chinese people like taking naps.
O, doğru şeyi yapmayı bile denemedi.She didn't even try to do the right thing.
Sanırım bir diyet yapmayı düşünmemin zamanıdır.I think it's time for me to consider going on a diet.
Ne yapmayı bitirdiğimizi merak ediyor musun?Are you wondering what we ended up doing?
Gücüm yeter yetmez dünya seyahati yapmayı planlıyorum.As soon as I can afford it, I plan to travel around the world.
Chuck'ın Lokantasında yemek için plan yapmayın. O kapalı.Don't plan to eat at Chuck's Diner. It's closed.
İlgili Sayfalar