yapmayı ile cümle
yapmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Henüz ev ödevini yapmayı bitirdin mi?Have you finished doing your homework yet?
Çocuklar, hiç gürültü yapmayın?Boys, don't make any noise.
Onlar öğretilmeden yapmayı öğrenirler.They learn to do without being taught.
Tembellik yapmayı bırak ve yapacak bir şey bul.Stop being lazy and find something to do.
Boşu boşuna yaygara yapmayı bırak.Stop making a fuss over nothing.
Herhangi bir gürültü yapmayın yoksa kuşları korkutup kaçıracaksınız.Don't make any noise or you'll scare the birds away.
Hiç gürültü yapmayın, ders çalışıyorum.Don't make any noise, I'm studying.
Gürültü yapmayın.Don't make a noise.
İngilizceden Japoncaya kelimesi kelimesine çeviri yapmayın.Don't translate English into Japanese word for word.
Yağmur yağsada yağmasada Fujita piknik yapmayı planlıyor.Whether it rains or not, Fujita is planning to have a picnic.
Tüm bu işi bir günde yapmayı zor buluyorum.I find it difficult to do all this work in a day.
Bir şey üzerine konsantre olmalısın ve onu iyi yapmayı öğrenmelisin?You should concentrate on one thing and learn to do it well.
Bir şey için onu yapmayı öze alamadım.For one thing, I couldn't afford to do that.
Onu yapmayın! İlaç deposunda bir bilgisayar var.Don't do that!!! There's a computer at the drug store.
Sığır straganofu yapmayı biliyorum.I know how to make beef stroganoff.
Parti yapmayı seviyorum!Love to party!
Ne olursa olsun, ben müzik yapmayı durmayacağım..Come what may, I won't stop making music.
Dan model arabalar yapmayı sever.Dan likes to make model cars.
Bu kadar gürültü yapmayın.Don't make so much noise.
O bana "böyle gürültü yapmayın" dedi.He said to me, 'Don't make such a noise.'
Nehirde paten yapmayı hiç denedin mi?Have you ever tried skating on the river?
Çocuk ters köşe yapmayı biliyor.The boy knows how to throw a curve.
O işi bir günde yapmayı olanaksız buldum.I found it impossible to do the job in a day.
Spor yapmayı sever misiniz?Do you like playing sports?
Hangisini daha çok seversin, paten yapmayı mı yoksa kayak yapmayı mı?Which do you like better, skating or skiing?
John, arkadaşları ile pul ticareti yapmayı seviyor.John likes to trade stamps with his friends.
Bu bittikten sonra ne yapmayı planlıyorsun?What are you planning to do after this is over?
Asla bu odada gürültü yapmayın.Never be noisy in this room.
Burada karalama yapmayın.Don't scribble here.
Burada gürültü yapmayın.Don't make noise here.
Ken kamp yapmayı sever.Ken likes camping.
Yaygara yapmayı bırak.Stop making a fuss.
Yeni yıl tatilinde ne yapmayı planlıyorsun?What are you planning to do for the New Year vacation?
Geyik yapmayı kesin, işinize dönün.Cut the chit-chat and get to work.
Ann resmi yapmayı bitirdi.Ann finished painting the picture.
Kardeşine muziplik yapmayı bırak.Stop playing tricks on your brother.
Kötü şeyler yapmayın.Don't do wicked things.
Ben ikinci el kitapçılarda ve ikinci el giyim dükkanlarında alışveriş yapmayı severim.I like shopping in used-book stores and in used-clothing shops.
İnsanlara milliyet, cinsiyet veya meslek temelinde ayrımcılık yapmayın.Don't discriminate against people based on nationality, gender, or occupation.
Çocuklar banyo yapmayı sevmezler.Children don't like to take a bath.
İngilizce konuşurken birkaç hata yapmayız.We make not a few mistakes when speaking in English.
Ben öyle pahalı bir mağazadan alışveriş yapmayı göze alamam.I can't afford to shop at such an expensive store.
Sınıfımdaki herkes kayak yapmayı paten yapmaya tercih ediyor.Everybody in my class prefers skiing to skating.
Büyükbabam sabah erkenden yürüyüş yapmayı sever.My grandfather is fond of taking a walk early in the morning.
Mayıs ayında bir tatil yapmayı umuyorum.I expect to take a vacation in May.
Ben o mağazada alışveriş yapmayı seviyorum.I like to shop at that department store.
Ben her zaman ev ödevimi yapmayı ertelerim ve başım belaya girer.I always put off doing my homework and get into trouble.
Kayak yapmayı severim.I like skiing.
Ben kayak yapmayı öğrenmek istiyorum.I want to learn how to ski.
Ben bunu yapmayı bir görev olarak hissettim.I felt it my duty to do so.
İşi bir günde yapmayı imkansız buldum.I found it impossible to do the work in one day.
İngilizce ödevimi yapmayı henüz şimdi bitirdim.I have just now finished doing my English homework.
Ben, birkaç saatliğine ev işimi yapmayı erteledim.I postponed doing my housework for a few hours.
Genç bir kızken step dansı yapmayı öğrendim.I learned to tap dance when I was a young girl.
Kayak yapmayı yüzmekten çok daha fazla severim.I like skiing much better than swimming.
Koşmadan önce gevşemek için birkaç egzersiz yapmayı severim.I like to do a few exercises to loosen up before I run.
Sabahleyin bir saat yürüyüş yapmayı prensip ediniyorum.I make it a rule to take a walk for an hour in the morning.
Kahvaltıdan önce biraz egzersiz yapmayı prensip edinirim.I make it a rule to do some exercise before breakfast.
Onun derslerini takip ederek resim yapmayı öğrendim.I have learned to draw by following his lessons.
Nagoya'ya bir gecelik gezi yapmayı planlıyorum.I am planning to make an overnight trip to Nagoya.
İlgili Sayfalar