yapmasın ile cümle
yapmasın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hiç kimse kamu hazinesinden harcama yapmasın.אני לא מפחד להיות שמרן עם כספי המיסים שלכם.
Daha da kötüsü Fox onun bunu yapmasına izin verdi.פוסידוניוס טעה, עם זאת, בסיבה שנתן לכך.
Marsi ile birlikte praetorian legate olarak görev yapmasının ardından MÖ 87 yılında Konsül seçildi.След като служи във войната с марсите като преториански легат, той е избран за консул през 87 пр.н.е.
Kocasının ölümüyle sonuçlanan bu beklenmedik olay Anne'in seçim yapmasını kolaylaştırır.Неочакваната смърт на съседката не ѝ дава мира.
Uzun kıllı fırçalarla resim yapmasını büyük olasılıkla ondan öğrendi.Предполага се, че от него той възприема техниката на рисуване с четки с дълги краища.
En sonunda Carr'ın tilki makyajı yapmasına karar verildi.Кар, в крайна сметка се спира на лисиче лице.
Burada asıl amaç köyde yaşayan gençlerin spor yapmasını sağlamaktır.Допринесъл за развитието на спорта в селото.
Almanya maçında bir asist yapmasına rağmen maç yine uzatmalara gitti.Premda je nastupala za Hrvastku, u istom je razdoblju natjecala na njemačkom prvenstvu.
12 yılında, beş yıl vekaleten quaestor olarak görev yapmasının ardından Konsül olarak atanmıştır.V roku 12 bol zvolený za konzula, keď predtým celkovo päťkrát zastával úrad quaestora.
Konsey, Anakin’den Şansölye’ye karşı casusluk yapmasını istiyordu.Najskôr ale poverí Anakina, aby kancelára špehoval.
Columbia mekiğinin kaza yapmasından sonra, turizm duraklamıştır.Po havárii Columbie bol let odložený.
Kızı intihardan vazgeçiren Asım bey ona torununun eşi rolü yapmasını ister.Sľúbil, že ich dcéru zachráni, ak mu ju dajú za ženu.
Rakibin büyü yapmasını kısa süreliğine engeller.Niektorí zdôrazňujú, že Čarnogurský v tejto funkcii pôsobil len krátko.
Ana karakter olan Jack, uçağının okyanusta kaza yapmasından sonra Rapture adlı yer altı şehrini keşfeder.Igralec prevzame vlogo Jacka, ki po letalski nesreči sredi oceana naleti na vhod v podvodno mesto Rapture.
Daha da kötüsü Fox onun bunu yapmasına izin verdi.Tinče ji vse odpusti, kar mu je naredila.
Şeytan, bunca yıldır iş yapmasını sağladığı için kilisenin sahip olduğu en iyi dosttur!Šėtonas visuomet buvo geriausias Bažnyčios draugas, nes būtent jis jai davė darbo visus šiuos metus.
Kartalın bunu yapmasının sebebi kendi dilini anlayacak bir insan evlada sahip olmakmış.Mielai laikomos namuose, nes moka pamėgdžioti žmogaus kalbą.
Düşman, Osman Bey'in ani saldırı yapmasını bekliyordu.Princas Condé nusprendė nedelsiant pradėti priešo puolimą.
Tom Mary'nin kendine bir masaj yapmasını istedi fakat o yapmak istemedi.Tomas paprašė Merės padaryti jam masažą, bet ji nenorėjo.
Bu yeni oluşan yapı RNA polimerazın operonun transkripsiyonunu yapmasına izin verir.RNA polümeraas saab edasi transkribeerida seda operoni.
Yeni başlayanların kolaylıkla Android uygulama yapmasına olanak sağlar.Simple võimaldab kiirelt luua Androidi rakendusi.
Hatta bir bölümde Sly'dan çorba yapmasını öğrenmiştir.Veel teenis ta rootsi kogudust Älsbys.
Daha da kötüsü Fox onun bunu yapmasına izin verdi.Vaarao annab talle loa seda teha.
Adeta, çok ciddi bi hastalığı olan insanın grip geçiriyormuş da atlatacakmış gibi yapmasına benziyor.C'est comme quelqu'un qui a une maladie grave et prétend que c'est la grippe et que ça va passer.
Adeta, çok ciddi bi hastalığı olan insanın grip geçiriyormuş da atlatacakmış gibi yapmasına benziyor.Det er som en mand med en fatal sygdom der lader som om han er forkølet, som om det bare forsvinder.
Adeta, çok ciddi bi hastalığı olan insanın grip geçiriyormuş da atlatacakmış gibi yapmasına benziyor.Este ca și cum o persoană care este grav bolnavă, pretinde că are gripă, și că gripa va trece de la sine.
Adeta, çok ciddi bi hastalığı olan insanın grip geçiriyormuş da atlatacakmış gibi yapmasına benziyor.Ibarat seseorang yang menderita sakit parah dan berpura-pura hanya terkena flu yang akan segera sembuh.
Adeta, çok ciddi bi hastalığı olan insanın grip geçiriyormuş da atlatacakmış gibi yapmasına benziyor.Je to ako niekto, kto má vážnu chorobu, a snaží sa predstierať, že ma chrípku, a že ho to prejde samo od seba.
Adeta, çok ciddi bi hastalığı olan insanın grip geçiriyormuş da atlatacakmış gibi yapmasına benziyor.Je to jako někdo, kdo má vážnou nemoc, a snaží se předstírat, že má chřipku a že ho to samo od sebe přejde.
Adeta, çok ciddi bi hastalığı olan insanın grip geçiriyormuş da atlatacakmış gibi yapmasına benziyor.마치 심각한 질병을 가지고 있으면서도 금방 낫게 될 독감이라고 거짓말을 하는 사람과도 같습니다.
Adeta, çok ciddi bi hastalığı olan insanın grip geçiriyormuş da atlatacakmış gibi yapmasına benziyor.Nó giống như việc ai đó ốm rất nặng nhưng lại giả vờ rằng chỉ là cảm cúm xoàng và cho rằng nó sẽ tự khỏi.
Adeta, çok ciddi bi hastalığı olan insanın grip geçiriyormuş da atlatacakmış gibi yapmasına benziyor.To jest jakby ktoś miał poważną chorobę, ale udaje, że jest to grypa, która po prostu kiedyś przejdzie.
Adeta, çok ciddi bi hastalığı olan insanın grip geçiriyormuş da atlatacakmış gibi yapmasına benziyor.Zoals iemand die ernstig ziek is... en doet alsof het een griepje is... dat vanzelf wel overgaat.
Adeta, çok ciddi bi hastalığı olan insanın grip geçiriyormuş da atlatacakmış gibi yapmasına benziyor.Това е като някой да има сериозна болест и да се преструва, че е грип, и, че ще мине.
Adeta, çok ciddi bi hastalığı olan insanın grip geçiriyormuş da atlatacakmış gibi yapmasına benziyor.חריגים ויוצאים מגדר הרגיל. זה כמו שלמישהו יש מחלה רצינית והוא מעמיד פנים שזו שפעת
Adeta, çok ciddi bi hastalığı olan insanın grip geçiriyormuş da atlatacakmış gibi yapmasına benziyor.انها مثل شخص يعاني من مرض عضال ويدعي انه مصاب بالحمى فحسب وستزول قريباً
Adeta, çok ciddi bi hastalığı olan insanın grip geçiriyormuş da atlatacakmış gibi yapmasına benziyor.ただの風邪ですぐに治ると 自分に言い聞かせているのと同じです。 メキシコは風邪だとうそをついています。
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Ale nebolo treba, pretože sa tomu podarí zdvihnúť samému.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Ale ve skutečnosti nemusí, protože se to zvládne zvednout samo.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Dar nu e nevoie, pentru că acesta se va ridica singur.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Das muss es aber nicht, denn es kommt ganz von alleine wieder hoch.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.De nincs szükség rá, mert magától felküzdi magát.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.하지만 그는 도움이 필요 없죠. 자신을 세워 놓을 수 있거든요.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Maar dat is niet nodig, want het slaagt erin zichzelf alleen op te trekken.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Mais il n'a nul besoin de le faire, pour la seule et bonne raison qu'il se relève de lui même.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Ma non ha bisogno di farlo perché riesce a sollevarsi da solo.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Mas não precisa de o fazer, porque ele consegue reerguer-se sozinho.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Med det behövs inte eftersom den klarar av att resa sig själv.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Nhưng anh ta không cần phải làm vậy vì nó tự xoay sở để nhấc bổng nó lên lại được.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Niepotrzebnie, bo sam się podniesie.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Pero no necesita hacerlo porque se las arregla para levantarse por sí mismo.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Tapi itu tak perlu dilakukan karena benda ini bisa mengangkat dirinya sendiri.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Αλλά δεν χρειάζεται επειδή καταφέρνει να σηκωθεί μόνο του.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Але це не потрібно, Тому що цей предмет може сам піднятися вгору.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Но в этом нет необходимости, т.к. предмету удаётся подняться самостоятельно.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.Но дори не трябва да го прави, защото то успява да се издигне от само себе си.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.אבל הוא לא צריך, מפני שהוא מצליח להרים את עצמו בעצמו.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.لكنه لا يحتاج ذلك، لأنه يدبر رفع نفسه بنفسه.
Ama bunu yapmasına gerek yok, çünkü kendi kendini kaldırabiliyor.自身で起き上がれるからです 次の作品は私たちがとても興味をそそられたものです
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Aber zu viele Regeln halten erfahrene Jazz Musiker vom Improvisieren ab.