yapması ile cümle

yapması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Borstein'den, MADtv için çalışırken dizinin orijinal pilot bölümü için seslendirme yapması istendi.Borstein was asked to provide a voice for the original pilot while she was working on MADtv.
Bu yeni oluşan yapı RNA polimerazın operonun transkripsiyonunu yapmasına izin verir.This allows RNA polymerase to transcribe the operon.
William'ın bunu yapmasının hemen ardından odada büyük bir ayna ortaya çıkar.After William does this, a large mirror suddenly seems to appear.
Sid Sheinberg, Spielberg'e, ilk olarak Jurassic Park'ı yapması koşuluyla yeşil ışık yaktı.Sid Sheinberg greenlit the film on condition that Spielberg made Jurassic Park first.
Başka birinin bu işi yapması lazım.Somebody else has to do the other job.
Tek başına bu koşullar faillerin soykırım yapması için yeterli değildir.In themselves, these conditions are not enough for the perpetrators to commit genocide.
Bu, kullanıcının paletleri ve menüleri aramadan hızlı düzenlemeler yapmasını sağlar.This allows the user to make quick adjustments without having to search through palettes and menus.
Doğum yapmasından iki ay sonra da Rusya Millî Eskrim Şampiyonası'nda gümüş madalya kazanmıştır.Two months after giving birth, she earned the silver medal in the Russian national championship.
Feinstein ilk başlarda Bloom'u oyunculara servis yapması ve oyunu yönetmesi maksadıyla işe almıştır.Feinstein recruited Bloom to cater to the players and manage the game.
Servislere erişmek için kullanıcıların giriş yapması gerekiyordu.Users were required to log in to access the service.
Bu sorun Papa'ya taşındı ve Papa Michelangelo'ya kendi iskelesini yapmasını emretti.The matter was taken before the Pope, who ordered Michelangelo to build a scaffold of his own.
Özellikle İsveç, savaş sırasında Almanya'ya çelik ve makine taşımacılığı yapmasıyla bilindi.Sweden also supplied steel and machined parts to Germany throughout the war.
İsteğe bağlı ek standart USB On-The-Go cihazlara bunu yapmasını sağlar.The optional supplemental standard USB On-The-Go allows USB devices to do this.
Bunları kendi kendine yapması mümkün değildi.They were confident they could do it themselves.
Ne yapmasını istersem onu yapıyor.What he commands me to do I shall do.
1850'li yılların sonlarında Sepoy İsyanı ile ilgili skeç yapması için Hindistan'a gönderildi.In the late 1850s he was sent to India to sketch scenes relating to the recent Sepoy Revolt.
Hiç kimse kamu hazinesinden harcama yapmasın.None have succeeded in finding the treasure.
Dâhili bir hata fanın arıza yapmasına neden oldu, aşırı ısındı ve alev aldı.An internal fault caused the fan to fail, overheat and started a slow-burning fire.
Seymour Martin Lipset ile ortak çalışmalar yapması da bu döneme denk gelir.It was during this period that he collaborated with Seymour Martin Lipset.
Okulun özelliği Yerli Amerikalı öğrencilerin ücretsiz kayıt yapmasıdır.The school principle stated their intention to retain Native American imagery as much as possible.
Daha sonra Faşizm karşıtı görüşleri nedeniyle siyaset yapması engellendi.Later his political activity was barred because of his opposition of Fascism.
Bu durum Millardet’ın bu uygulamayla denemeler yapmasına sebep oldu.This led Millardet to conduct trials with this treatment.
Madonna'ya göre şarkı, I Am Because We Are belgeselini yapması için kendisine esin verdi.According to Madonna, the song inspired her to produce the documentary I Am Because We Are.
Bea, annesine hiçbir şey yapmasına izin olmadığını sorar.Dee tells Mama she doesn’t have to use her new name.
Muzaraa: Ziraat ortakçılığı demek olup en az iki kişinin tarım alanında ortaklaşa iş yapmasıdır.According to him, human life is enough to be professional at least in two spheres.
Prens Louis'nin İngiltere'de harekat yapması hemen hemen imkansızlaştı.It did not take long for William to make enemies in England.
Smolin Susskind’e bir yorum yapması için mail attı.Smolin e-mailed Susskind asking for a comment.
Daha sonra yaptığından çok pişman olup babası Zeus'a onu ölümsüz yapması için yalvarır.Eos later kidnapped him to be her lover and asked Zeus to make him immortal.
Kraliçe Victoria, Chalon'dan annesine hediye etmek için bir resim yapması istendi.Chalon's work was intended as a gift from Victoria to her mother.
Kısa süre sonra kadınların İskoçya'da spor yapması yasaklandı.Inside Somalia, women have been completely prohibited from playing any sport.
Bunu yapması hiçbir soruna yol açmamıştır.Not that any of this caused him undue anxiety.
Bu bina, Kanada'da sanat eserlerine ev sahipliği yapması amacıyla inşa edilen ilk yapıdır.Improve is the first shopping mall in Canada dedicated only to home improvement.
Bu mevkiide oynayan Tarık'ı beğeniyorum ve ona ne yapması gerektiğini söylüyorum.I'll talk about what I like and he'll sketch it.
Açıklama yapması için Türkiye'nin İsrail elçisi Oğuz Çellikol İsrail Dışişleri Bakanlığına çağrıldı.In Cyprus, Israel's ambassador was summoned to the Foreign Ministry to explain the operation.
Doktor meditasyon yapması gerektiğini söylemektedir ama bunu yapamamaktadır.The Doctor replies that he must meditate, but has trouble doing so.
Bunun üzerine II. Mahmud, Ahmed'i Halife Mustarşid'e vezir yapması için dayattı.Mahmud II then imposed Ahmad as al-Mustarshid's vizier.
Kardeşini de bunu yapması için ikna etmeye çalışır ama o bunu reddeder.He asks her to discuss it, and she refuses.
Üçüncüsü insanın doğru şeyleri yapması anlamına gelir.In the end, all three decide to do the right thing.
Ardından röportaj yapması teklif edildi ve ilk iş için Diyarbakır gitmesi söylendi.He was invited for a month's trial and said it was the first time he had left Scotland.
Oniyo'nun kardeşi Yason, Antiokus'a kendisini Baş Rahip yapması için rüşvet verdi.Jason, the brother of Onias, bribed Antiochus to make him High Priest instead of Onias.
VIII. Henry'nin arka arkaya 4 evlilik yapmasına oyunda hiç değilmemektedir.Thus, an annulment for Henry IV's marriage wasn't needed.
Yemek yapmasını çok iyi bilenlere keyveni denir.She is skilled at cooking.
Maria'nın bir kere daha seçim yapmasına izin verirler.Mankind has a chance to begin on Mars again.
Bunu yapmasındaki amaç da yeni aldığı bilgisayarın nasıl çalıştığını anlamaktı.The rest was just picking which record we wanted to use.
Alef yapmasını bilmeyen adam: Okuma yazması olmayan kişi anlamında.John suspects there is something Lea is not telling him.
Cimriliği hayır yapmasına engel olmadı.The good thing is that she didn't get outrun.
Yüksek doğumlu olmasını saklıyorsa bunu daha iyi şekilde yapması gerektiğini söyler.He believed that if you were awake you better be doing something.
Bir eksende bir dönüş başlatılması öncelikle X ekseninin dönüş yapması gerekir.To remove the semi-floating axle, one has to remove a wheel first.
Bunun üzerine görevini yapmasının engellendiği şeklinde bir basın açıklaması yaptı.Furthermore, it reminded him in a material way to do his duty.
Formal olarak 4boyutlu ışık alanı boş uzayda ışık demetlerinin ışınım yapması olarak tanımlanmıştır.Formally, the 4D light field is defined as radiance along rays in empty space.
Bunu yapmasının nedeni, asıl resimdeki bazı ayrıntıların gerçekçi olmadığına dair eleştirilmesiydi.The only criticism in the review was that some of the backgrounds seemed empty.
Buradaki mesele herkesin daha fazla bahis yapmasını sağlamak ve daha fazla para kazanmaktır.The object is to get ahead and make more money.
Hiçbir kilisenin benim için ayin yapmasını istemiyorum.Visiting the church does not require a reservation.
Onun bir dövme salonu sahibi olduğunu öğrenen Jack; kendisine dövme yapmasını ister.Their father, who owns a hairdressing salon, advises them what to do when they leave.
Tek yapması gereken sabretmektedir.But all he can do is stare.
Eğer bunu yapması için başkasını tutmamışsa.Unless he had someone else do it for him.
Tate Fildes'den bu sosyal açıdan önemi olan tabloyu yapmasını istedi.And Tate asked Fildes to paint a painting of social importance.
Pilotlar uçuş simülatörlerinde pratik yaparlar ki uçaklarda gerçek hata yapmasınlar.Pilots practice in flight simulators so that they don't make real mistakes in planes.
Ben de Ekonomist'in benimle yapmasını isteyeceğim bir deney yapmaya karar verdim.So I decided to do the experiment that I would have loved The Economist to do with me.
Ve bunu yalnızca her zamanki tayfanın yapması yeterli olmaz.It can't just be the usual suspects.
İlgili Sayfalar