yapması ile cümle

yapması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'nin bir konuşma yapmasını rica etti.Tom asked Mary to give a speech.
Tom Mary'nin onun okulunda bir konuşma yapmasını rica etti.Tom asked Mary to give a speech at his school.
Tom Mary'nin onu yapmasını rica etti, bu yüzden senin yapmana gerek yok.Tom asked Mary to do that, so you don't have to.
Tom Mary'den onun yapmak istemediği bir şey yapmasını istedi.Tom asked Mary to do something she didn't want to do.
O gün, Tom'un Mary'nin yapmasını istediği çok şey vardı.There were many things that Tom wanted Mary to do that day.
Tom'un Mary'nin yaptığı aynı şeyi yapmasını rica ettim.I asked Tom to do the same thing that Mary was doing.
Mektuptan dört kopya yapmasını istedim.I asked him to make four copies of the letter.
Tom Mary'nin ne yapmasını istedi?What did Tom want Mary to do?
Tom Mary'ye ne yapmasını söyledi?What did Tom tell Mary to do?
Tom Mary'nin ne yapmasını bekliyordu?What did Tom expect Mary to do?
Tom Mary'nin ne yapmasını rica etti?What did Tom ask Mary to do?
Tom, Mary'nin çocuklarına bakıcılık yapmasını istiyor.Tom wants Mary to babysit his children.
Tom Mary'ye tubasını başka bir yerde pratik yapmasını söyledi.Tom told Mary to practice her tuba somewhere else.
Tom Mary'ye onu derhal yapmasını söyledi.Tom told Mary to do it immediately.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyi yaptığını düşündü.Tom thought he was doing what Mary wanted him to do.
Tom daha sonra ne yapması gerektiğini merak ederek merdivenlerin alt kısmında oturdu.Tom sat at the bottom of the stairs wondering what he should do next.
Tom Mary'yi işleri kendi başına yapması için cesaretlendiriyor.Tom keeps encouraging Mary to do things on her own.
Tom yapması gereken işi daha önce bitirdi.Tom has already finished the work that he needed to do.
Tom yapması gerekeni yapmayı unuttu.Tom forgot to do what he was supposed to do.
Tom yaptığını Mary'nin yapmasını istemiyor.Tom doesn't want Mary to do what he did.
Tom'un onu yapmasına gerek yok. Mary onu yapar.Tom doesn't need to do that. Mary will do it.
Tom onun ne yapması gerektiğini bilmiyor.Tom doesn't know what he should do.
Tom Mary'nin onun ne yapmasını istediğini tam olarak anlamadı.Tom didn't understand exactly what Mary wanted him to do.
Tom Mary'nin ondan yapmasını istediğinin ne olduğunu tam olarak bilmiyordu.Tom didn't know exactly what it was that Mary wanted him to do.
Tom tam olarak Mary'nin ona yapmasını söylediği gibi yaptı.Tom did exactly as Mary told him to do.
Tom Mary'yi bungee jumping yapması için muhtemelen ikna edemedi.Tom could probably never convince Mary to try bungee jumping.
Tom ona yapmasını istediğin şeyi asla yapamadı.Tom could never do what you are asking him to do.
Tom'a kesinlikle onun yaptığını yapmasına izin vermedim.Tom certainly didn't have my permission to do what he did.
Tom kesinlikle bizim onun yapmasını istediğimiz her şeyi yaptı.Tom certainly did everything we asked him to do.
Tom ne yapması gerektiğini tam olarak hatırlayamıyor.Tom can't remember exactly what he was supposed to do.
Tom Mary'ye bu durumda ne yapması gerektiğini düşündüğünü sordu.Tom asked Mary what she thought he should do in this situation.
Tom'un ondan yapmasını istediğimi yapmayacağına inanmak için hiçbir nedenim yok.I have no reason to believe that Tom won't do what I asked him to do.
Tom'u doğru şeyi yapması için ikna etmek zordu.Convincing Tom to do the right thing was hard.
Tom, Mary'nin onun yapmasını istediğini anlamamış gibi davrandı.Tom pretended he didn't understand what Mary wanted him to do.
Tom kesinlikle Mary'nin onun ne yapmasını istediğini bilir.Tom definitely knows what Mary wants him to do.
Tom işi yapması için Mary'yi tuttu.Tom hired Mary to do the job.
Hepinizin yapması gereken, onun tavsiyesine uymaktır.All you should do is follow his advice.
Tom Mary'nin ondan yapmasını istediğini yapmak için oldukça çok fazla sağduyuya sahiptir.Tom has way too much common sense to do what Mary's asking him to do.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyin çok riskli olduğunu düşündü.Tom thought what Mary asked him to do was way too risky.
Onu kendi başına yapmasına izin verme.Don't let him do it by himself.
Tom Mary'ye doğru şeyi yapması için yardım etmek istedi.Tom wanted to help Mary do the right thing.
Ne kadar çabalarsam çabalayayım önemi yok, Ken ona yapmasını söylediğim şeyi yapmadı.No matter what I tried, Ken wouldn't do what I told him to do.
Tom'un bir hamle yapması gerekiyor.Tom needs to make a move.
Tom'u işi yapması için ikna edip edemeyeceğimi görelim.Let's see if I can convince Tom to do the job.
Bir şey yaptırmak istiyorsan bunu meşgul bir insanın yapmasını iste.If you want something done, ask a busy person to do it.
Kek yapmasını bilir.She knows how to make cakes.
Kek yapmasını biliyor.She knows how to make cakes.
Tom ne yapması gerektiğinden emin değil.Tom isn't sure what he should do.
Onların işlerini yapmasına izin ver.Let them do their jobs.
Tom Mary'ye ev ödevini yapmasını söylediğini söyledi.Tom said that he told Mary to do her homework.
Onun onu yapmasını isteyemezsin.You can't ask her to do that.
Tom'u bunu yapmasını isteyecek kadar iyi tanıyor musun?Do you know Tom well enough to ask him to do this?
Tom Mary'ye ne yapması gerektiğini söyledi mi?Did Tom tell Mary what she should do?
Tom'un ne yapması gerektiğini bildiğinden emin misin?Are you sure Tom knows what he's supposed to do?
Tom'un ne yapmasını istedin?What did you want Tom to do?
Tom'u bunu yapması için zorlayamazsın.You can't force Tom to do that.
Yapması gerekeni yaptı.He did what he had to do.
O, yapması gerekeni yaptı.She did what she had to do.
Tom'a yapmasını istediğimiz şeyi yaptırmanın bir yolunu bulmak zorundayız.We have to figure out a way to make Tom do what we want him to do.
Ne yapması gerektiğini biliyordu.She knew what needed to be done.
İlgili Sayfalar