yapmamış ile cümle
yapmamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ödevini yapmamış mı?Nem rám tartozik?
Kimse ödevini yapmamış.Kukaan ei ottanut vastuuta teosta.
Fakat bu konuda yapımcı şirket herhangi bir açıklama yapmamıştır.Valmistaja ei kiinnittänyt mitään huomiota tähän.
Onların demek istediklerini dinlerdim çünkü bunu kimse daha önce yapmamıştı" diye cevap verdi.Olisin vain kuunnellut heitä, mitä kukaan ei tehnyt."
Bu aktivitelerin hiçbirini tutkuyla yapmamış fakat dans etmeyi çok sevmişti.Δεν ακολούθησε καμία από αυτές τις δραστηριότητες με πάθος, αν και λάτρευε να χορεύει.
Ancak evlendiği genç adam askerliğini bile yapmamıştı.Από τους τρεις γάμους που έκανε δεν απέκτησε κανένα παιδί.
Fakat hiç maç yapmamıştır.Ουδέποτε υπήρξε νικητής.
Yani yaşadıklarında kötülük yapmamışlardır ancak iyilik de yapmamışlardır zaten onun için buradadırlar.De gør ikke noget godt, eller noget dårligt, de er der bare.
Ödevini yapmamış mı?Får han jobbet?
Çete için önemli bir şey yapmamıştır.Han havde ingen forbindelse til militæret.
Yalçın, bu olay sonrasında, olay hakkında hiçbir yorum yapmamıştır.I øvrigt huskede han intet om episoden.
Hayatı boyunca hiçbir evlilik yapmamıştır.Han forblev ugift hele sit liv.
Suriye Hükümeti ölenlerin sayısı hakkında resmî bir açıklama yapmamıştır.Der findes fra officielt hold ingen informationer om antallet af medlemmer.
Suriye Hükümeti ölenlerin sayısı hakkında resmî bir açıklama yapmamıştır.Regjeringen i Syria har aldri gitt noen offisiell redegjørelse for hvor mange som ble drept.
Coxon'sız bir 2003 turundan sonra Blur hiçbir stüdyo çalışması veya tur yapmamıştır.Etter en tour i 2003 uten Coxon hadde Blur en lang periode uten innspillinger eller konserter.
Fakat hiç maç yapmamıştır.Han spilte dog aldri fast.
Kimse ödevini yapmamış.Ingen kan bli ferdig utlært.
Şirket 2002'den beri kâr yapmamıştır.Perusahaan telah beroperasi dengan memberikan keuntungan sejak tahun 2002.
Bundan sonra Baldung Strasburg dışına önemli seyahat yapmamıştır.Kereta api tidak memainkan peranan penting dalam transportasi di Laos.
Fakat bu teklifi kabul etmemiş ve çalışmayı yapmamıştır.Tetapi ia tidak menjawab dan tidak memperhatikannya.
Hayatı boyunca hiçbir evlilik yapmamıştır.Ia masih tidak menikah selama hidupnya.
Bu aktivitelerin hiçbirini tutkuyla yapmamış fakat dans etmeyi çok sevmişti.Bà không thích thú lắm với những hoạt động này, mặc dù bà khá yêu thích các điệu nhảy.
Ancak bunu planlı bir şekilde yapmamıştır.彼は故意にやったのではないと思う。
Fakat hiç maç yapmamıştır.彼の試合を見たことがない。
EBU henüz bu konuda açıklama yapmamıştır.ユネスコはこの件に対してまだ声明を出していない。
Hayatı boyunca hiçbir evlilik yapmamıştır.生涯結婚はしていない。
Suriye Hükümeti ölenlerin sayısı hakkında resmî bir açıklama yapmamıştır.ウクライナ当局は死傷者数を公開しなかった。
Eski Yunan Tanrılarının heykellerini yapanlar onları görerek yapmamışlardır.古代ギリシャの神々が集っている場面が描かれている。
Ödevini yapmamış mı?たとえば「宿題やった?
30 Ocak - 1 Şubat arasında verdikleri üç konserde grup neredeyse hiç makyaj yapmamıştı.1月30日至2月1日的前三場演出中,他們幾乎沒有化妝。
Hayatı boyunca hiçbir evlilik yapmamıştır.他一生沒有結婚。
Şirket 2002'den beri kâr yapmamıştır.公司2002年后不再活跃。
Ona göre Ward ve Brownlee, kendi düşünceleri doğrulayacak faktörleri seçmekten başka bir şey yapmamıştır.그에 따르면 와드와 브라우니는 그들의 사례에 맞는 요소만을 취사한 것 외에는 아무것도 하지 않은 셈이다.
Bu olaylara karşı bir şey yapmamış imparator adına bir mektup yazdı.이름을 지어주지 않았기에 황자를 받은 작위순으로 불린다.
EBU henüz bu konuda açıklama yapmamıştır.곰TV측은 이에 대해서 아무런 해명을 하지 않았다.
Çete için önemli bir şey yapmamıştır.אבל לא היה לזה שום קשר ללהקה.
E merkez atomu çevreleyen bağ yapmamış elektron çiftlerini temsil eder.ה-E מייצג את מספר זוגות האלקטרונים הלא קושרים סביב האטום המרכזי.
Yalçın, bu olay sonrasında, olay hakkında hiçbir yorum yapmamıştır.למזלם אין הוא זוכר דבר מהאירוע.
Şirket 2002'den beri kâr yapmamıştır.אין עדכון מאז 2002.
30 Ocak - 1 Şubat arasında verdikleri üç konserde grup neredeyse hiç makyaj yapmamıştı.За първите три концерта, от 30 януари до 1 февруари, те не носят грим.
Ancak, kanal şarkı üzerinde bir değişiklik yapmamıştır.Все пак засега немската песен не води до промяна в правилата.
Suriye Hükümeti ölenlerin sayısı hakkında resmî bir açıklama yapmamıştır.Etiopija nije nikada objavila službeni broj poginulih.
Fakat hiç maç yapmamıştır.Nikad se više nije natjecao.
Bu aktivitelerin hiçbirini tutkuyla yapmamış fakat dans etmeyi çok sevmişti.On však nevyťažil nič z týchto dobrých ponúk, hoci politiku vášnivo miloval.
Ancak optimateslere karşı yürütülen savaşta aktif olarak görev yapmamıştır.Boj sa však pre útočníkov nevyvíjal dobre.
Çete için önemli bir şey yapmamıştır.Nemalo to však nič spoločné so skupinou.
Gayet sağlam olduklarından, hiçbiri tasman yapmamış, çatlama ve yarılma olmamıştır.Postale so tako močne, da jih ne pretrga noben človek in nobena laž.
Grohl sadece müzik yapmamış; oyunculukla da ilgilenmiştir.Raimund tu ni le igral, temveč tudi vodil režijo.
Aişe, Muhammed'in önceden evlilik yapmamış tek eşidir.Ji taip pat buvo vienintelė Mahometo žmona ne našlė prieš vedybas.
Çünkü böyle bir oyunu daha önce kimse yapmamıştı ve bu bir ilkti.Kas keegi on varem sarnast projekti teinud juba?
Köyden yetişen tarihçiler bugüne kadar hala bu araştırmayı yapmamışlardır.Kahjuks seda sündmust mäletavaid inimesi külas enam ei olnud.
(1) "Okumaları yapmamış olmam, bana hiç zarar vermedi."(1) 책을 읽지 않아도 제게 어떠한 불이익은 없어요.
Afrika kötü yapmamıştır.50年間、彼らは中世期以前の状況から、
Afrika kötü yapmamıştır.A África não se saiu mal.
Afrika kötü yapmamıştır.África no lo ha hecho mal.
Afrika kötü yapmamıştır.Africa nu a mers prost.
Afrika kötü yapmamıştır.Afrika har inte gjort dåligt ifrån sig.
Afrika kötü yapmamıştır.Afrika hat sich nicht schlecht gemacht.
Afrika kötü yapmamıştır.Afrika heeft het niet slecht gedaan.
Afrika kötü yapmamıştır.Afrika nem fejlődött lassan.