yapmamış ile cümle
yapmamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Suriye Hükümeti ölenlerin sayısı hakkında resmî bir açıklama yapmamıştır.Les autorités syriennes n'ont pas fourni de bilan officiel.
Uzay Mekiği Pathfinder, hiç uzaya gitmemiş hatta hiç insanlı ve insansız uçuş yapmamıştır.L'équipage de l'Itasca ne vit ni n'entendit jamais l'avion.
Çünkü böyle bir oyunu daha önce kimse yapmamıştı ve bu bir ilkti.Personne n'avait jamais réalisé un tel exploit auparavant, et personne ne l'a fait depuis lors.
Fakat hiç maç yapmamıştır.Il ne jouait jamais.
Ancak bunu planlı bir şekilde yapmamıştır.Non je pense qu'elle l'a fait exprès.
Gayet sağlam olduklarından, hiçbiri tasman yapmamış, çatlama ve yarılma olmamıştır.J'étais convaincu, comme nous l'étions tous, qu'aucun d'eux n'urinait ni ne déféquait.
EBU henüz bu konuda açıklama yapmamıştır.Mais Ebi n’a pas dit son dernier mot.
Bu aktivitelerin hiçbirini tutkuyla yapmamış fakat dans etmeyi çok sevmişti.No tiene ninguna motivación real en la vida, aunque le gusta bailar.
Kimse ödevini yapmamış.Ninguno logró cuajar.
Onların demek istediklerini dinlerdim çünkü bunu kimse daha önce yapmamıştı" diye cevap verdi.Uno solo quería oírlo, porque las cosas que decía, nunca antes las habías oído.
Adnan Şenses bu albümünden sonra 1991 yılına kadar albüm yapmamıştır.Nothing lanzó todos los álbumes de Manson hasta Lest We Forget de 2004.
Fakat bu konuda yapımcı şirket herhangi bir açıklama yapmamıştır.Sin embargo, la agencia funeraria no sabía nada de ese coche.
Bu sıralamayı Aristoteles düşüncesi dışında yapmamıştır.Pero el tema de la religión no había sido tratado por Aristóteles.
Van Gogh, Auvers-sur-Oise'da yaşamının son haftalarında hiç otoportre yapmamıştır.Nesun autoritratto venne eseguito da van Gogh ad Auvers-sur-Oise, durante le ultime settimane della sua vita.
Bu aktivitelerin hiçbirini tutkuyla yapmamış fakat dans etmeyi çok sevmişti.Но она не испытывала страсти к этому виду деятельности, зато любила танцевать.
O hiç hayatında banyoda duş yapmamıştır ama hayatının ilk zamanlarında duş almak için Crampler'e gitmiştir.Суда по эпизодам он никогда не купался и не принимал душ, впервые помывшись в гостях у Крампов.
Kimse ödevini yapmamış.Никто не ставил задачи.
Gayet sağlam olduklarından, hiçbiri tasman yapmamış, çatlama ve yarılma olmamıştır.На самом деле это не так, никто ничего не ускорял и не вырезал.
Çocuklarına öğretmeyen, onlara karşı dînî ve insânî vazîfesini yapmamış olur.К своим ученикам была внимательна, не жалела для них времени и средств.
Fince dilinde yayın yapan Yle kanalı ise henüz açıklama yapmamıştır.Запланированное издание Большого атласа Блау на испанском языке так и осталось незавершенным.
Onların demek istediklerini dinlerdim çünkü bunu kimse daha önce yapmamıştı" diye cevap verdi.Я бы выслушал, что им самим нужно было бы сказать, чего не сделал никто.»
Bu olaylara karşı bir şey yapmamış imparator adına bir mektup yazdı.Направленный к нему императорский врач ничего не смог сделать.
Bu aktivitelerin hiçbirini tutkuyla yapmamış fakat dans etmeyi çok sevmişti.لم تتابع أي من تلك الأنشطة بشغف ابدا على الرغم من أنها احبت الرقص.
Ödevini yapmamış mı?إخفاق بإتمام واجبات.
Fakat hiç maç yapmamıştır.لكنه لم يلعب أي مباراة.
Kimse ödevini yapmamış.لم يعلن أحد مسؤوليته.
Yalçın, bu olay sonrasında, olay hakkında hiçbir yorum yapmamıştır.O seriado não explica o que aconteceu com ele depois disso.
Ödevini yapmamış mı?Seu trabalho de conclusão?
Ancak, kanal şarkı üzerinde bir değişiklik yapmamıştır.O projeto no canal não avançou.
Onların demek istediklerini dinlerdim çünkü bunu kimse daha önce yapmamıştı" diye cevap verdi.Eu ouviria o que eles teriam para me dizer, e isso foi o que ninguém fez".
Yani yaşadıklarında kötülük yapmamışlardır ancak iyilik de yapmamışlardır zaten onun için buradadırlar.Não é por não terem feito nada que tu estás aqui.
Ödevini yapmamış mı?Zijn werk niet doen.
Kimse ödevini yapmamış.Er waren geen opgaves.
Bu olaylara karşı bir şey yapmamış imparator adına bir mektup yazdı.De paus had hiervoor een brief geschreven aan de keizer welke ongelukkig vertaald werd.
Hem de o zamana kadar ciddi anlamda çizimler yapmamıştır.Ze had toen nog geen tekenles gehad.
Ancak bunu planlı bir şekilde yapmamıştır.Myślę, że nie zrobiła tego celowo.
Şirket 2002'den beri kâr yapmamıştır.Od 2001 roku spółka nie przyniosła straty.
Suriye Hükümeti ölenlerin sayısı hakkında resmî bir açıklama yapmamıştır.Żaden arabski rząd, oprócz Syrii, nie skomentował oficjalnie zdarzenia.
Onların demek istediklerini dinlerdim çünkü bunu kimse daha önce yapmamıştı" diye cevap verdi.Wolałbym posłuchać tego co oni chcą powiedzieć, a tego nie zrobił nikt".
Fakat bu teklifi kabul etmemiş ve çalışmayı yapmamıştır.Ten jednak odmówił i nie skorzystał z oferty.
Kimse ödevini yapmamış.Nikt inny nie podjął się tego zadania.
Aişe, Muhammed'in önceden evlilik yapmamış tek eşidir.Hon var den enda av Muhammeds hustrur som inte hade varit gift förut.
Çünkü böyle bir oyunu daha önce kimse yapmamıştı ve bu bir ilkti.Det var en stor skandal vid den tiden och ingen hade gjort så förut.
Onların demek istediklerini dinlerdim çünkü bunu kimse daha önce yapmamıştı" diye cevap verdi.Jag skulle lyssna på vad de hade att säga och det var det ingen gjorde". "
Bu aktivitelerin hiçbirini tutkuyla yapmamış fakat dans etmeyi çok sevmişti.Inte för att han tyckte bäst om den, utan för att den var rolig att spela.
Fakat hiç maç yapmamıştır.Han gick aldrig någon mer match.
Bu aktivitelerin hiçbirini tutkuyla yapmamış fakat dans etmeyi çok sevmişti.Але вона не відчувала пристрасті до цього виду діяльності, зате любила танцювати.
Barron 1962 yılında the Jazztet üyesi olmuş, ancak kayıt yapmamıştır.Баррон трохи грав у секстеті Jazztet у 1962 році, але не записувався із ними.
Fakat bu teklifi kabul etmemiş ve çalışmayı yapmamıştır.Але вона цього не зробила… або не захотіла робити.
Kimse ödevini yapmamış.Жоден студент не виконав це завдання.
Bundan sonra Baldung Strasburg dışına önemli seyahat yapmamıştır.Тому подорожі до Парижу не були великою мовною перешкодою.
Fakat hiç maç yapmamıştır.Проте так і не провів жодного матчу.
Bu aktivitelerin hiçbirini tutkuyla yapmamış fakat dans etmeyi çok sevmişti.On však nevytěžil nic z těchto dobrých nabídek, ačkoli politiku vášnivě miloval.
Kimse ödevini yapmamış.Nikdo nemá žádné poslání.
Film fazla başarılı çıkış yapmamışdır.Film nebyl příliš úspěšný.
Suriye Hükümeti ölenlerin sayısı hakkında resmî bir açıklama yapmamıştır.Americká vláda celkový počet zemřelých v jejím zajetí nikdy nezveřejnila.
EBU henüz bu konuda açıklama yapmamıştır.Raise prozatím nic neřekl.
Bu sıralamayı Aristoteles düşüncesi dışında yapmamıştır.Toma încearcă să depășească această consecință prin evitarea unei percepții simpliste asupra aristotelismului.
Azerbaycan, henüz hiçbir olimpiyat oyunlarına ev sahipliği yapmamıştır.Nici un alt oraș n-a mai candidat pentru a fi gazda acestor Jocuri Olimpice.
O hiç hayatında banyoda duş yapmamıştır ama hayatının ilk zamanlarında duş almak için Crampler'e gitmiştir.El nu a făcut în viața lui un duș, până ce s-a mutat într-un episod la familia Cramp.Joe este galben.