yapmaları ile cümle
yapmaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Çünkü geçmeye çalışan ben olduğumda aynı şeyi yapmalarını isterdim.그게 저였다면 저는 그들도 똑같이 해주기를 바랬을 테니까요.
Çünkü geçmeye çalışan ben olduğumda aynı şeyi yapmalarını isterdim.Parce que si c'était moi, j'espère qu'ils feraient la même chose.
Çünkü geçmeye çalışan ben olduğumda aynı şeyi yapmalarını isterdim.Защото ако бях аз, се надявам че те ще направят същото.
Çünkü geçmeye çalışan ben olduğumda aynı şeyi yapmalarını isterdim.בגלל שאם זה הייתי, אני מקווה שגם הם היו עושים את אותו הדבר.
Çünkü geçmeye çalışan ben olduğumda aynı şeyi yapmalarını isterdim.لأنه إن كنت مكانهم، آمل أن يفعلوا نفس الشيء.
Çünkü orkestraya ne yapmaları gerektiğini söylemiyor.Karena ia tidak memerintahkan apa yang harus mereka lakukan.
Çünkü orkestraya ne yapmaları gerektiğini söylemiyor.Mert nem mondja meg nekik, mit csináljanak.
Çünkü orkestraya ne yapmaları gerektiğini söylemiyor.Nej, för han säger inte åt dem vad de ska göra.
Çünkü orkestraya ne yapmaları gerektiğini söylemiyor.Omdat hij hen niet vertelt wat ze moeten doen.
Çünkü orkestraya ne yapmaları gerektiğini söylemiyor.Parce qu'il ne leur dit pas quoi faire.
Çünkü orkestraya ne yapmaları gerektiğini söylemiyor.Pentru că nu le spune ce să facă.
Çünkü orkestraya ne yapmaları gerektiğini söylemiyor.Ponieważ on nie mówi im, co mają robić.
Çünkü orkestraya ne yapmaları gerektiğini söylemiyor.Porque no les está diciendo qué deben hacer.
Çünkü orkestraya ne yapmaları gerektiğini söylemiyor.Protože jim neukazuje, co mají dělat.
Çünkü orkestraya ne yapmaları gerektiğini söylemiyor.Weil er ihnen nicht vorschreibt, was sie tun sollen.
Çünkü orkestraya ne yapmaları gerektiğini söylemiyor.Защото той не им казва какво да правят.
Çünkü orkestraya ne yapmaları gerektiğini söylemiyor.Потому что он не указывает музыкантам, что делать.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.A pewnie byłyby w stanie zrobić to wcześniej.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.Ar fi putut să o facă mai devreme.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.Avrebbero anche potuto farlo prima.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.Có lẽ họ đã có thể làm điều đó sớm hơn.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.Het had eerder gekund.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.Ils auraient pu le faire plus tôt.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.그들은 더 일찍 그렇게 할수도 있었을겁니다.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.Mereka sebenarnya mungkin bisa melakukan itu bertahun-tahun sebelumnya.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.Podrían haber sido capaces de hacerlo antes.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.Sie hätten es sicherlich früher machen können.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.Talán hamarabb is megtehették volna.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.Μπορεί και να μπορούσαν να το κάνουν νωρίτερα.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.Вони, можливо, могли б зробити це раніше.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.Может быть, они были способны на это и раньше.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.Те са можели да го направят и по-рано.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.הן היו יכולות לעשות זאת קודם.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.رغم انهم كانوا يستطيعون ان يتحدوا فيما مضى .. لكن للأزمة ضرورات
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.こうした意図せぬ結果に関して
DDT yoktu, klorokinler yoktu, ne yapmaları lazımdı?DDT도 없었고, Chloroquins(말라리아 특효약) 도 없었습니다. 어떻게 했을까요?
DDT yoktu, klorokinler yoktu, ne yapmaları lazımdı?Er was geen DDT, er was geen chloroquine, wat moesten ze doen?
DDT yoktu, klorokinler yoktu, ne yapmaları lazımdı?Il n'y avait pas de DDT, il n'y avait pas de chloroquine, que pouvaient-ils faire?
DDT yoktu, klorokinler yoktu, ne yapmaları lazımdı?Lúc đó không có DDT, không có chloroquine: họ làm gì?
DDT yoktu, klorokinler yoktu, ne yapmaları lazımdı?Nie było DDT, nie było chlorochiny - co zrobić?
DDT yoktu, klorokinler yoktu, ne yapmaları lazımdı?No existía el DDT ni tampoco había quinina. ¿Qué podían hacer?
DDT yoktu, klorokinler yoktu, ne yapmaları lazımdı?Non c'era DDT, né clorochina, cosa potevano fare?
DDT yoktu, klorokinler yoktu, ne yapmaları lazımdı?Nu era DDT, nu era clorochina, ce sa faca?
DDT yoktu, klorokinler yoktu, ne yapmaları lazımdı?Нямало дихлоро-дифенил-трихлороетан, нямало хлорокин, какво направили те?
DDT yoktu, klorokinler yoktu, ne yapmaları lazımdı?Тогда ещё не было ДДТ, не было Хлорохина, что им делать?
DDT yoktu, klorokinler yoktu, ne yapmaları lazımdı?לא היה די.די.טי., לא כלור, אז מה עשו?
DDT yoktu, klorokinler yoktu, ne yapmaları lazımdı?لم يكن هناك دى دى تى, أو كلوروكوينات, ماذا هم بفاعلون؟
DDT yoktu, klorokinler yoktu, ne yapmaları lazımdı?アラバマ北部の全住居に 蚊除け処理をすることにしました
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.C'est quelque chose qu'ils se sentent poussés à faire car ils s'y intéressent.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.E ceva ce ei se simt datori să facă doar pentru că le pasă.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.E' qualcosa che sono spinti a fare perché ci credono.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Es algo a lo que se sienten obligados a hacer porque se preocupan.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Es ist etwas, wozu die Leute sich berufen fühlen, weil ihnen das Produkt am Herzen liegt.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Het is iets waartoe ze zich gedreven voelen omdat ze er om geven.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Jest to coś, co muszą robić, ponieważ się o to troszczą.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.그들이 관심이 있기 때문에 꼭 해야만 할 것 같다고 느끼는 것들입니다.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Một điều gì đó họ cảm thấy buộc phải làm vì họ quan tâm tới nó.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Είναι κάτι που νοιώθουν ότι πρέπει να κάνουν γιατί νοιάζονται γι' αυτό.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Това е нещо, което те усещат подтик да правят, защото ги е грижа за него.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Це щось таке, до чого вони відчувають потребу, бо їм не все одно.
İlgili Sayfalar