yapmalıyım ile cümle
yapmalıyım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
O halde oyun oynamalı veya bir spor yapmalıyım."Så jag måste spela, eller jag måste idrotta."
O halde oyun oynamalı veya bir spor yapmalıyım."Så jeg skal spille eller dyrke noget sport."
O halde oyun oynamalı veya bir spor yapmalıyım."Tak jsem začal hrát nebo víc sportovat."
O halde oyun oynamalı veya bir spor yapmalıyım."Want ik wil liever gamen, of ik ga liever sporten."
O halde oyun oynamalı veya bir spor yapmalıyım."Έτσι πρέπει να παίξω ή πρέπει να αθληθώ."
O halde oyun oynamalı veya bir spor yapmalıyım."Поэтому пойду я займусь спортом или сыграю в видео игру".
O halde oyun oynamalı veya bir spor yapmalıyım."Така че ще поиграя или ще поспортувам."
O halde oyun oynamalı veya bir spor yapmalıyım."Тому я буду грати ігри або займатися спортом".
O halde oyun oynamalı veya bir spor yapmalıyım."אז אני הולך לשחק במחשב, או לעשות ספורט"
O halde oyun oynamalı veya bir spor yapmalıyım."من الافضل لي ان اتجه الى الرياضة .. او الى الالعاب الالكترونية "
O halde oyun oynamalı veya bir spor yapmalıyım."注意を払い 変化を起こし 再び学習に
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.Allora le ho detto: "Nets, che faccio?"
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.A więc zapytałem: "Nets, co mam począć?"
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.Dann sagte ich: "Nets, was soll ich tun?"
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.Donc j'ai dit, "Nets, qu'est-ce que je fais?"
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.Dus toen zei ik: "Nets, wat moet ik doen?"
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.Entonces dije: "Nets, ¿qué hago?"
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.És azt mondtam: "Nets, mit csináljak?"
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.Jadi kemudian saya berkata, "Nets, apa yang harus saya lakukan?"
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.그래서 그녀에게 물었죠. "네트라, 어떡하지?"
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.Şi apoi am spus, "Nets, ce fac acum?"
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.Έτσι μετά είπα, "Nets, τι να κάνω;"
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.И спросил её: "Нетс, что же мне делать?"
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.Тогава попитах: "Нетс, какво да правя?"
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.אז אמרתי לה, "נייט'ס,אני לא יודע מה לעשות?"
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.وحينها قلت، "نيت، ما الذي سأفعله؟"
Ona "Nets, ne yapmalıyım?" diye sordum.彼女は 「アナタの絵を送ってくれない?
Onları 0 yapmalıyım.Así que hagámoslo.
Onları 0 yapmalıyım.Chcę je wyzerować.
Onları 0 yapmalıyım.Potřebuji je vynulovat.
Onları 0 yapmalıyım.احتاج لتصفيرهم
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.Alors je dois y aller et être en totale panique.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.Aşa că trebuie să ajung la asta şi să fiu în panică completă.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.Así que tenía que ir allí y estar en pánico total.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.Então tenho de lá chegar e entrar em completo pânico.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.Ich muss mich also soweit bringen, dass ich mich selbst in völlige Panik versetze.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.Ik moet in complete paniek geraken.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.그런 다음에 저는 완전한 혼란 속에 같히죠.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.Muszę więc zrobić to, co muszę zrobić i doprowadzić się do stanu całkowitej paniki.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.Questo è il mio obiettivo scatenare il panico più completo.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.Så jeg er nødt til at komme derud og være fuldstændig panisk.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.Saya harus begitu, dan benar-benar panik.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.Và tôi phải trải qua điều đó trong tâm thế hoàn toàn hoảng loạn
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.Έτσι πρέπει να φτάσω εκεί και να αισθανθώ απόλυτο πανικό.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.Поэтому мне нужно погрузиться в состояние абсолютной паники.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.Така че трябва да стигна дотам, да съм в пълна паника.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.Я приходжу на знімальний майданчик і мене охоплює паніка.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.אז עליי ללכת לשם ולהיות בפניקה מוחלטת.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.لهذا يجب أن أصل إلى هناك وأكون في حال فزع مطبق.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.完全なパニックになっています 象徴的な仕草です 台本を破り捨てるんです
O sahiden Park Hae Young'un arabası mı? Ne yapmalıyım? Ne yapmalıyım?هل هي حقا سيارة بارك هاي يونغ؟ ماذا سأفعل؟ ماذا سأفعل؟
Öyleyse ne yapmalıyım?Alors que dois-je faire ?
Öyleyse ne yapmalıyım?Atunci ce ar trebui sa fac?
Öyleyse ne yapmalıyım? Düşmüştü, çıkamıyordu tek başına bıraksa mıydım?Jadi apa yang harus aku lakukan?
Öyleyse ne yapmalıyım?E cosa dovrei fare adesso?
Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceğim.Což tedy jest? Modliti se budu duchem, a modliti se budu i myslí; plésati budu duchem a plésati budu i myslí.
Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceğim.Kaj torej? Molil bom z duhom, a molil bom tudi z umom; prepeval bom z duhom, a prepeval bom tudi z umom.
Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceğim.그러면 어떻게 할꼬 내가 영으로 기도하고 또 마음으로 기도하며 내가 영으로 찬미하고 또 마음으로 찬미하리라
Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceğim.Что же делать? Стану молиться духом, стану молиться и умом; буду петь духом, буду петь и умом.
Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceğim.Що ж (робити)? Молити мусь духом, молити мусь же й розуміннєм; співати му духом, співати му й розуміннєм.