yapmalıyım ile cümle
yapmalıyım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hemen gidip bir araç daha yapmalıyım.전 올라가서 새로운 기계를 만들어야 했죠.
Hemen gidip bir araç daha yapmalıyım.Po prostu musiałem zbudować kolejną maszynę.
Hemen gidip bir araç daha yapmalıyım.Saya harus pergi dan membuat kapal yang lain.
Hemen gidip bir araç daha yapmalıyım.Tanto que tuve que construir otra máquina.
Hemen gidip bir araç daha yapmalıyım.Tôi nhất định phải đi dựng một cỗ máy khác.
Hemen gidip bir araç daha yapmalıyım.Trebuia neapărat să construiesc o altă mașinărie.
Hemen gidip bir araç daha yapmalıyım.Просто трябваше да построя друга машина.
Hemen gidip bir araç daha yapmalıyım.הייתי חייב ללכת ולבנות מכונה נוספת.
Hemen gidip bir araç daha yapmalıyım.لقد كان علي فقط أن أذهب و أبني آلة أخرى.
Hemen gidip bir araç daha yapmalıyım.タンクに空気を送ってあれこれと
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım.""1조면 0이 몇개죠? 지금 계산해봐야 겠어요"
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."Aku harus segera menghitungnya."
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."Devo calcolarlo al volo."
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."Ich muss das sofort ausrechnen."
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."Ik moet dat meteen berekenen."
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."Jag måste beräkna det på en gång."
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."Je dois calculer ça tout de suite."
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."Jeg er nødt til at regne det ud med det samme."
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."¡Lo voy a calcular!".
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."Most rögtön ki kell számolnom."
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."Musím to hned propočítat."
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."Musím to správne vypočítať."
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."Muszę to zaraz obliczyć".
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım.""Quantos zeros há num trilião?
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."Tôi đã tính toán nó ngay tức thì"
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."Trebuie să calculez asta imediat."
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."Мне тут нужно кое-что посчитать".
Hesaplamalarımı doğru yapmalıyım."Трябва да го пресметна веднага."
İki yıldır diplomanızı almayı nasıl başaramadınız? Ne yapmalıyım?Hogyhogy nem sikerült megszereznie a jogosítványt az elmúlt 2 évben?
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.A opýtalo sa ho ktorési knieža a rieklo: Dobrý Učiteľu, čo mám činiť, aby som dedične obdržal večný život?
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.E perguntou-lhe um dos principais: Bom Mestre, que hei de fazer para herdar a vida eterna?
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.És megkérdé õt egy fõember, mondván: Jó Mester, mit cselekedjem, hogy az örökéletet elnyerhessem?
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.In vpraša ga neki poglavar, rekoč: Dobri učenik, kaj naj storim, da podedujem večno življenje?
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.I otázalo se ho jedno kníže, řka: Mistře dobrý, co čině, život věčný obdržím?
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.I pytał go niektóry książę, mówiąc: Nauczycielu dobry! co czyniąc odziedziczę żywot wieczny?
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.어떤 관원이 물어 가로되 선한 선생님이여 내가 무엇을 하여야 영생을 얻으리이까
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.Le preguntó cierto hombre principal, diciendo: --Maestro bueno, ¿qué haré para obtener la vida eterna
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.Og en af de Øverste spurgte ham og sagde: "Gode Mester! hvad skal jeg gøre, for at jeg kan arve et evigt Liv?"
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.Og en rådsherre spurte ham: Gode mester! hvad skal jeg gjøre for å arve evig liv?
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.Un chef interrogea Jésus, et dit: Bon maître, que dois-je faire pour hériter la vie éternelle?
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.Und es fragte ihn ein Oberster und sprach: Guter Meister, was muß ich tun, daß ich das ewige Leben ererbe?
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.Un fruntaş a întrebat pe Isus: ,,Bunule Învăţător, ce trebuie să fac ca să moştenesc viaţa vecinică?``
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.Un notabile lo interrogò: «Maestro buono, che devo fare per ottenere la vita eterna?»
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.Και αρχων τις ηρωτησεν αυτον λεγων Διδασκαλε αγαθε, τι να πραξω δια να κληρονομησω ζωην αιωνιον;
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.И спросил Его некто из начальствующих: Учитель благий! что мне делать, чтобы наследовать жизнь вечную?
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.Истина ви казвам: Който не приеме като детенце Божието царство, той никак няма да влезе в него.
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.І питав Його один старшина, кажучи: Учителю благий, що робивши життв вічне насліджу.
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.וישאלהו קצין אחד לאמר רבי הטוב מה לי לעשות ואירש חיי עולמים׃
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.وسأله رئيس قائلا ايها المعلّم الصالح ماذا اعمل لأرث الحياة الابدية.
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.有 一 個 官 問 耶 穌 說 、 良 善 的 夫 子 、 我 該 作 甚 麼 事 、 纔 可 以 承 受 永 生
İleri gelenlerden biri İsaya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.有 一 個 官問耶穌說 、 良善 的 夫子 、 我該作 甚 麼事 、 纔 可以 承受 永生
İlk denemem de mi yapmalıyım, yoksa ilkinde kasten kaçırmalı mıyım?¿Debería lograrlo en el primer intento? ¿O dejo caer una a propósito?
İlk denemem de mi yapmalıyım, yoksa ilkinde kasten kaçırmalı mıyım?Dois-je y arriver du premier coup, ou rater une fois exprès?
İlk denemem de mi yapmalıyım, yoksa ilkinde kasten kaçırmalı mıyım?Dovrei farcela al primo tentativo, o la prima volta dovrei sbagliare di proposito?
İlk denemem de mi yapmalıyım, yoksa ilkinde kasten kaçırmalı mıyım?Ma się udać za pierwszym razem, czy mam celowo spudłować?
İlk denemem de mi yapmalıyım, yoksa ilkinde kasten kaçırmalı mıyım?Moet ik het bij de eerste poging doen, of zou ik eerst eens missen met opzet?
İlk denemem de mi yapmalıyım, yoksa ilkinde kasten kaçırmalı mıyım?Să reușesc din prima sau să ratez o dată intenționat?
İlk denemem de mi yapmalıyım, yoksa ilkinde kasten kaçırmalı mıyım?Soll ich es beim ersten Versuch schaffen oder einmal mit Absicht vermasseln? (Lachen)
İlk denemem de mi yapmalıyım, yoksa ilkinde kasten kaçırmalı mıyım?Трябва ли да го направя от първия път, или трябва да изпусна една нарочно?
İlk denemem de mi yapmalıyım, yoksa ilkinde kasten kaçırmalı mıyım?Я должен сделать это с первой попытки или сначала сделать пробную попытку? (Смех)