yapmalıyım ile cümle

yapmalıyım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Elimden geleni yapmalıyım.علي أن أفعل ما يمكنني فعله
Elimden geleni yapmalıyım.これはほっとけないわ
Eşiniz ise dönmek üzere. Düşünüyorsunuz, ne yapmalıyım?Su pareja está a punto de regresar, y piensan: " ¿Qué puedo hacer?
Eşiniz ise dönmek üzere. Düşünüyorsunuz, ne yapmalıyım?Twój partner ma zaraz wrócić, a ty się zastanawiasz - co powinienem zrobić?
Et suyu çorbası yapıyorum. Hangi hazırlıkları yapmalıyım?Αυτή τη στιγμή μαγειρεύω κρεατόσουπα, τι είδους προετοιμασία θα έπρεπε να γίνει;
Et suyu çorbası yapıyorum. Hangi hazırlıkları yapmalıyım?انا احضر حساء اللحم اي تحضيرات اخرى يجب ان اقوم بها؟
Farklı oranı olan bir soru yapmalıyım.Eu deveria fazer um outro problema com relações melhores do que este.
Farklı oranı olan bir soru yapmalıyım.Ich sollte ein anderes Problem mit bessere Quoten als dies tun.
Farklı oranı olan bir soru yapmalıyım.Měl bych udělat příklad, kde to bude vycházet jinak.
Farklı oranı olan bir soru yapmalıyım.Powinienem był wybrać jakiś inny przykład - z innym wynikiem :)
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."Devo vedere, devo vedere cosa succede qui. Devo riferire."
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."Eu tenho que ver, tenho que ver o que se está a passar aqui." "Eu tenho que o contar."
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."Ich musste sehen, was hier passiert. Ich muss davon berichten."
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim.Ik zei: "Ik moet zien wat hier gebeurt. Ik ben verslaggever."
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."Je devais être ici, je devais voir ce qui se passait, je devais le couvrir."
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."내가 직접 봐야 했어, 이 곳에서 일어나는 일을 보고 취재를 해야해."
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."Moram videti, kaj se dogaja tu. O tem moram poročati."
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."Musím to vidět, musím vidět, co se tady děje.
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."Muszáj látnom, muszáj látnom, hogy mi történik itt. Muszáj tudósítanom."
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."Muszę wiedzieć, co tu się dzieje, zdać raport".
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."Saya harus melihat, saya harus melihat apa yang terjadi di sini. Saya harus melaporkannya."
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."Tengo que ver, tengo que ver que está pasando. Tengo que reportarlo".
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim." Tôi cần phải xem, tôi phải xem những gì đã xảy ra ở đây. Tôi phải báo cáo lại những việc đó."
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."Trebuie să fiu martoră la aceste evenimente. Trebuie să transmit știrea."
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."Πρέπει να δω, πρέπει να δω τι γίνεται εδώ. Πρέπει να το καλύψω".
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."Трябва да разбера, какво става тук. Трябва да го отразя".
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."Я должна это видеть, я должна знать, что происходит, я должна рассказать".
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."Я мушу побачити, я мушу побачити, що тут відбувається. Я мушу розповісти про це світові".
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."אני חייבת לראות, אני חייבת לראות מה מתרחש כאן. אני מוכרחה לדווח עליו."
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim.قلت: "يجب أن أرى ماذا الذي يجري هنا. يجب أن أقوم بعمل تقرير عنه."
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim.「起きていることを見届けて 報道しなければならないの」 すると彼は 「帰りなさい -
Hadi, bir, iki, üç. -Bir şeyin yok. -Yaraya tampon yapmalıyım.Držim te!
- Haklısın. Ben de istiyorum. Ne yapmalıyım?أنت محق، هذا ما أريده و لكن ماذا يفترض أن افعل
Hangi hazırlıkları yapmalıyım?Milyen felkészülésre van szükség?
Hayatımla ne yapmalıyım?Ce ar trebui să fac cu viaţa mea?
Hayatımla ne yapmalıyım?Co mám dělat se životem?
Hayatımla ne yapmalıyım?Co mam zrobić z moim życiem?
Hayatımla ne yapmalıyım?Cosa dovrei fare della mia vita?
Hayatımla ne yapmalıyım?"내 인생에서 뭘 해야하는 걸까?"
Hayatımla ne yapmalıyım?Mit kezdjek az életemmel?
Hayatımla ne yapmalıyım?"O que devo fazer com a minha vida?
Hayatımla ne yapmalıyım?¿Qué debo hacer con mi vida?
Hayatımla ne yapmalıyım?Que devrais-je faire de ma vie ?
Hayatımla ne yapmalıyım?Ta cần làm gì với cuộc đời mình?
Hayatımla ne yapmalıyım?Was soll ich mit meinem Leben anfangen?
Hayatımla ne yapmalıyım?Wat moet ik doen met mijn leven?
Hayatımla ne yapmalıyım?Τι πρέπει να κάνω με τη ζωή μου;
Hayatımla ne yapmalıyım?Какво да направя с живота си?
Hayatımla ne yapmalıyım?Что мне делать со своей жизнью?
Hayatımla ne yapmalıyım?מה אנו צריכים לעשות בחיינו?
Hayatımla ne yapmalıyım?ماذا علي أن أفعل في حياتي ؟
Hayatımla ne yapmalıyım?何が欠けているのか?
Hayır, ne yapmalıyım?Oh non, que dois-je faire ?
Hayır, ne yapmalıyım?Ó, ne, mit tegyek?
Hayır, ne yapmalıyım?Τότε τι κάνω εγώ;
Hayır, ne yapmalıyım?اذن ما العمل؟
Hemen gidip bir araç daha yapmalıyım.Ho dovuto costruire un'altra macchina.
Hemen gidip bir araç daha yapmalıyım.Ich musste einfach eine andere Maschine bauen.
Hemen gidip bir araç daha yapmalıyım.Ik moest gewoon een andere bouwen.
Hemen gidip bir araç daha yapmalıyım.Il fallait que j'ailles construire une autre machine.

İlgili Sayfalar