yapmalısın ile cümle
yapmalısın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.Eu reagi: "Precisas de ir ao hospital, "à enfermaria da escola, a algum lado."
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.I-am spus: "Trebuie să mergi la spital, la asistenta școlii, undeva."
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.Ich sagte: "Du musst ins Krankenhaus, zur Schulkrankenschwester, oder irgendwo hin."
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.Io dicevo: "Devi andare in ospedale, dall'infermiera della scuola, fare qualcosa".
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.Jag sa så klart: "Du behöver ta dig till ett sjukhus, skolsyster, vad som helst."
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.Je lui ai dit : " Il faut que tu ailles à l'hôpital, à l'infirmerie scolaire, quelque part. "
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim."Je moet naar het ziekenhuis, de school verpleegkundige, of iets."
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.전 말했습니다, "병원에 가보는 것이 좋겠다, 보건실이나 그런 데라도 가보지 그러니."
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.Powiedziałam: "Musisz jechać do szpitala, idź do pielęgniarki, czy coś takiego"
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.Říkám mu: "Musíš jít do nemocnice, nebo ke školní zdravotní sestře, kamkoliv."
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.Saya bilang, "Kamu harus ke rumah sakit, atau ke perawat sekolah, rawat lukamu."
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim."Tienes que ir a un hospital, a la enfermera de la escuela, algo".
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.Tôi đã nói thế này, "Em cần phải tới bệnh viện, y tá ở trường, hoặc một chỗ nào đó."
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.Του είπα, " Πρέπει να πας στο νοσοκομείο, ή να σε δει η σχολική νοσηλεύτρια, να γίνει κάτι. "
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim."Тобі треба звернутися в лікарню, до шкільної медсестри або щось таке".
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim."Трябва да отидеш в болница, при училищната сестра или нещо..."
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.Я сказала: "Тебе нужно в больницу, или в школьный медпункт или... ещё куда-нибудь!"
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.ואני אמרתי, "אתה חייב ללכת לבית החולים, לאחות בית הספר, משהו."
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.قلت له "يجب أن تذهب إلى المستشفى، ممرضة المدرسة، أي شيئ. "
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.「保健室でもいい、 とにかく何処かに 行った方がいいわよ。」と告げると 彼は 「先生 僕 行きませんよ
Benimle çocuk arasında bir seçim yapmalısın.Du får välja mellan mig och barn.
Benimle çocuk arasında bir seçim yapmalısın.Tendrás que escoger entre yo o el niño.
Benimle çocuk arasında bir seçim yapmalısın.Tiedät, etten halua lasta. Saat valita minut tai lapsen.
Benimle çocuk arasında bir seçim yapmalısın.Tu choisiras entre l'enfant et moi.
Benimle çocuk arasında bir seçim yapmalısın.Va trebui sã alegi între mine ºi el.
Benimle çocuk arasında bir seçim yapmalısın. - Zavallı Evald.Du weißt, dass du dich zwischen mir und dem Kind entscheiden musst.
Binaya zarar vermeyecek şekilde onarım yapmalısınız.De hacer las reformas que haga de tal manera que no cause perjuicios al edificio.
Binaya zarar vermeyecek şekilde onarım yapmalısınız.faire des réparations d’une manière qui n’endommage pas l’appartement.
Binaya zarar vermeyecek şekilde onarım yapmalısınız.Genomföra renoveringar på ett sådant sätt att bygganden inte tar skada.
Binaya zarar vermeyecek şekilde onarım yapmalısınız.tehdä remontit niin, että rakennus ei vahingoitu.
Binaya zarar vermeyecek şekilde onarım yapmalısınız.производить ремонтные работы так, чтобы не нанести вред зданию.
Binaya zarar vermeyecek şekilde onarım yapmalısınız.إجراء الترميمات بحيث لا يُعطب المبنى.
Binaya zarar vermeyecek şekilde onarım yapmalısınız.若住房中出现应由住房公司负责处理的问题,应通知物业管理员,通常应首先通知住房公司。
Bir çocuk istemediğimi biliyorsun. Benimle çocuk arasında bir seçim yapmalısın. - Zavallı Evald.Du weißt, dass du dich zwischen mir und dem Kind entscheiden musst.
Bölme, toplamaya göre daha üst sırada yer alır. Bu yüzden bölmeyi önce yapmalısın. aslında bunu yazabiliriz.Dělení má přednost před sčítáním, takže jako první musíme dělit.
Bölme, toplamaya göre daha üst sırada yer alır. Bu yüzden bölmeyi önce yapmalısın. aslında bunu yazabiliriz.Delen krijgt prioriteit boven optellen, dus je wilt het delen eerst doen en dan kunnen we het zo opschrijven.
Bölme, toplamaya göre daha üst sırada yer alır. Bu yüzden bölmeyi önce yapmalısın. aslında bunu yazabiliriz.Деленето е преди събирането и първо решаваме това тук.
Bölme, toplamaya göre daha üst sırada yer alır. Bu yüzden bölmeyi önce yapmalısın. aslında bunu yazabiliriz.Ділення пріорітетніше за додавання, то ж вам просто потрібно поділити спочатку, і ми це напишемо ось так.
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var.Así es como debe hacerse."
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var."Da, ați greșit un pic. Uite cum trebuie să faceți."
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var.Det er sådan her I bør gøre det."
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var."Ezt itt nem egészen így kellett volna csinálni. Így kéne."
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var."Ja, da habt ihr was falsch gemacht. So müsst ihr das machen."
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var."Je hebt het wat verkeerd aangepakt. Probeer het eens zo."
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var."Joo, teitte sen vähän väärin. Näin teidän pitäisi se tehdä."
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var."그래, 뭐가 잘못 됐는 지 알았어. 이게 제대로 된 방법이야"
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var."Magari potreste provare così".
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var."Pois, cometeram um pequeno erro. É assim que devem fazer."
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var.Powie: "Tak, zrobiliście to trochę źle. Oto, jak należy to zrobić".
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var.Så här gör ni."
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var."Tohle jste udělali trochu špatně. Zkuste to příště takhle."
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var.Voici comment vous devriez le faire."
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var.Έτσι θα έπρεπε να το κάνετε".
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var."Да, у вас вот тут немного не вышло. Попробуйте вот так".
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var."Так, ви ось тут трохи помилилися. Але спробуйте ось так".
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var.שאומרים "כן, עשיתם את זה בצורה קצת מוטעית. כך צריכים לעשות זאת."
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var.يقول"نعم، فعلتها خاطئة قليلا. هذا هو كيف يجب عليك أن تفعلها."
Böyle yapmalısınız." diyen başka bir grup var.信念は至ってシンプル
Bu diski bağlayabilmek için root olarak giriş yapmalısınızDevice is getting critically fullAlleen de systeembeheerder kan deze schijf aankoppelenDevice is getting critically full
Bu diski bağlayabilmek için root olarak giriş yapmalısınızDevice is getting critically fullCsak a rendszergazda csatlakoztathatja ezt a lemezt. Device is getting critically full