yapmalısın ile cümle

yapmalısın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
7/24 pratik yapmalısınız.Anda harus berlatih 24/7
7/24 pratik yapmalısınız.Bạn phải thực hành 24/7.
7/24 pratik yapmalısınız.Debes practicar a todas horas.
7/24 pratik yapmalısınız.Devi fare pratica 24 ore su 24, 7 giorni su 7.
7/24 pratik yapmalısınız.Gyakorolni kell minden nap, minden órában.
7/24 pratik yapmalısınız.Je moet 24/7 oefenen.
7/24 pratik yapmalısınız.Man muss rund um die Uhr üben.
7/24 pratik yapmalısınız.Musíš trénovať 24/7.
7/24 pratik yapmalısınız.Musíte cvičit neustále.
7/24 pratik yapmalısınız.On doit s'entrainer 24/7.
7/24 pratik yapmalısınız.Têm que treinar 24/7.
7/24 pratik yapmalısınız.Trebuie să exersezi 24 ore pe zi, 7 zile pe săptămână.
7/24 pratik yapmalısınız.Trzeba ćwiczyć 24 godziny na dobę.
7/24 pratik yapmalısınız.Πρέπει να εξασκείσαι συνεχώς.
7/24 pratik yapmalısınız.Потрібно практикуватись 24/7.
7/24 pratik yapmalısınız.Трябва да практикувам 24/7.
7/24 pratik yapmalısınız.Фокусник должен тренироваться 24 часа в сутки, 7 дней в неделю.
Ama ona gelmeden önce, şu an içinde bulunduğun durum konusunda bir şey yapmalısın.Ale w tej chwili musisz coś zrobić z sytuacją, w której jesteśmy.
Ama ona gelmeden önce, şu an içinde bulunduğun durum konusunda bir şey yapmalısın.Ennen kuin pääsemme siihen- -sinun on tehtävä jotakin nykyiselle tilanteellesi.
Ama ona gelmeden önce, şu an içinde bulunduğun durum konusunda bir şey yapmalısın.Ma prima di arrivare a questo, devi uscire dalla situazione in cui ti trovi.
Ama ona gelmeden önce, şu an içinde bulunduğun durum konusunda bir şey yapmalısın.Mas antes de chegarmos a isso, tens de fazer algo quanto à situação em que estás.
Ama ona gelmeden önce, şu an içinde bulunduğun durum konusunda bir şey yapmalısın.Men inden det kommer så vidt, - - må du gøre noget ved denne situation.
Ama ona gelmeden önce, şu an içinde bulunduğun durum konusunda bir şey yapmalısın.Men innan det kommer till det- -måste du göra nåt åt den här situationen.
Ama ona gelmeden önce, şu an içinde bulunduğun durum konusunda bir şey yapmalısın.Pero antes de que entremos en eso, tienes que hacer algo acerca de tu situación.
Ama ona gelmeden önce, şu an içinde bulunduğun durum konusunda bir şey yapmalısın.Αλλά, πριν περάσουμε σ' αυτό, πρέπει να κάνεις κάτι για την κατάσταση που είσαι τώρα.
Ama ona gelmeden önce, şu an içinde bulunduğun durum konusunda bir şey yapmalısın.Но перед тем, как дойдёт до этого, ты должен как-то изменить своё положение.
"Anne, bunu yapmalısın"3日後 私は車を飛ばして
"Anne, bunu yapmalısın"제 딸이 "엄마, 그건 꼭 해야지"라고 말한 후에 말이죠.
"Anne, bunu yapmalısın""Mãe, devias fazer isso."
"Anne, bunu yapmalısın""Mamă, ar trebui să faci asta".
"Anne, bunu yapmalısın""Mama, das solltest du tun."
"Anne, bunu yapmalısın""Mamá, deberías hacer eso".
"Anne, bunu yapmalısın""Mami, mala by si to robiť."
"Anne, bunu yapmalısın""Mami, ti bi to morala početi."
"Anne, bunu yapmalısın""Mamma, dovresti farlo".
"Anne, bunu yapmalısın""Mamma, du borde göra det där."
"Anne, bunu yapmalısın""Μαμά, αυτό πρέπει να κάνεις".
"Anne, bunu yapmalısın""Мамо, ти трябва да направиш това."
"Anne, bunu yapmalısın"אחרי שהבת שלי אמרה לי, "אמא, את צריכה לעשות את זה."
"Anne, bunu yapmalısın"بعد أن قالت ابنتي،"أمي، يجب أن تقومي بذلك."
"Anne, bunu yapmalısın"所以 2008 年,我就開始追風
Bana söyle, "Ona çikolatayı verdim, ama o yemedi." Bunu yapmalısın, sonra da pazartesi günkü satsanga gel."Dal jsem mu čokoládu a on nejedl." Musíš to udělat a pak přijď v pondělí na satsang.
Bana söyle, "Ona çikolatayı verdim, ama o yemedi." Bunu yapmalısın, sonra da pazartesi günkü satsanga gel.Ты скажешь мне: "Я дал шоколад и Он не съел." Ты должен сделать это и потом приходи на сатсанг в понедельник.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Allora io dissi "Bene, allora devi fare il gelato della foresta pluviale.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Alors j'ai dit : "Eh bien, tu dois faire une glace forêt tropicale.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Also sagte ich, "Nun ja, du musst ein Regenwald-Eis machen.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Dus ik zei, "Dan moet je regenwoud ijs maken.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.E eu: "Então tens de fazer um gelado de floresta tropical.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.그래서 말했습니다. "그렇다면 열대우림 아이스크림을 만드세요. 그리고
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın."Pues tienes que hacer un helado del bosque.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Řekl jsem mu tedy: "No, to bys měl vyrábět "pralesní" zmrzlinu.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Și eu i-am zis: "Bine, trebuie să faci o înghețată a pădurii tropicale.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Vì thế tôi bảo, "Chà, anh cần phải làm kem rừng nhiệt đới.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Więc powiedziałem: "Cóż, musisz zrobić lody z lasów deszczowych.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Аз казах, "Ами, ще трябва да правиш сладолед от тропическите гори.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın."Тогда ты можешь сделать особое мороженое.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.אז אמרתי, "אז אתה צריך לייצר גלידת יערות-גשם.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.أنا قلت، "حسنا، عليك أن تصنع ايس كريم الغابات.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.作るべきだね そこに熱帯雨林で採れるナッツを使えば
Ben "Hastaneye, okul hemşiresine gitmelisin, bir şeyler yapmalısın" dedim.Azt mondtam neki: "Kórházba kell menned, az iskolaorvoshoz, vagy ilyesmi."

İlgili Sayfalar