Yapmaktan zevk aldığın bazı şeyler nelerdir?What are some things you enjoy doing?
Tom Mary'nin yaptığı aynı hatayı yapmak istemiyordu.Tom didn't want to make the same mistake that Mary did.
Tom'a işbirliği yapmak için ne karar verdirdi.What made Tom decide to cooperate?
Değişiklikleri yapmak üç saat sürecek.It'll take three hours to make the changes.
Artık onu yapmak gerekli olmayacak.It won't be necessary to do that anymore.
Tom'u onu tekrar yapmaktan ne durduracak?What's to stop Tom from doing it again?
Dan hayatı ile ne yapmak istediğinden emin değildi.Dan was not sure what he wanted to do with his life.
Artık onu yapmak zorunda olmadığıma memnunum.I'm glad I don't have to do that anymore.
Peynir yapmak bir sanat.Making cheese is an art.
Tom'un ne yapmak isteyebileceğini hesaba katmamıştım bile.I didn't even consider what Tom might want to do.
Yapmak zorunda olduğum şeyi kesinlikle biliyorum.I know exactly what I have to do.
Tom, yapmak zorunda olduğu şeylerin bir listesini çıkardı.Tom made a list of things he had to do.
Tom, beni arzu ettiğim şeyi yapmaktan alıkoydu.Tom stopped me from doing what I wanted to do.
Tom, Meryem'in yapmak üzere olduğu şeyi merak etti.Tom wondered what Mary was about to do.
Onu yapmakla ilgilenmiyorum.I'm not interested in doing that.
Onu yapmak zorunda olmadığıma memnunum.I'm glad I didn't have to do that.
Bence Tom, kayak yapmaktan hoşlanmıyor.I think Tom doesn't like to ski.
Tom'un kayak yapmaktan hoşlandığını sanmıyorum.I don't think Tom likes to ski.
Tom, çıkıntılık yapmak istemediği için sessizliğini korudu.Tom didn't want to rock the boat, so he held his peace.
Bu günler otostop yapmak iyi bir fikir değil. Tehlikeli olabilir.These days it is not a good idea to hitchhike. It can be dangerous.
Onlar ev ödevlerini yapmakta birbirlerine yardım ettiler.They helped each other do homework.
Sadece eğlenceli bir şey yapmak istiyorumI just want to do something fun.
Şaka yapmakta iyi değilim.I'm not good at making jokes.
Tom her şeyi kendisi yapmak istedi.Tom wanted to do everything himself.
Tom her şeyi kendisi yapmak istiyor.Tom wants to do everything himself.
Bunu sevmiyorsan onu yapmak zorunda değilsin.If you don't like this, you don't have to eat it.
Bahçemde bir çeşme yapmak istiyorum.I want to build a fountain in my garden.
Tom o tür şeyi yapmaktan daha iyisini bilir.Tom knows better than to do that kind of thing.
Makyaj yapmak için ayda 20 dolardan daha fazla harcar mısın?Do you spend more than $20 per month buying makeup?
Onu her zaman yapmak istedim.I always wanted to do that.
Bunu başka yerde yapmak zorundasın.You have to do that somewhere else.
Tom'un yapmak istediği şeyi yapmak için cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to do what he wanted to do.
Panik yapmak için hiçbir neden yok.There's no reason to panic.
Panik yapmak için hiçbir neden yok...henüz.There's no reason to panic... yet.
Seninle iş yapmak zordur.It's difficult to work with you.
Affedersiniz, benim cümle üzerinde bazı değişiklikler yapmak zorundayım.Excuse me, I have to make some changes on my sentence.
O, dokundurma yapmaktan çok hoşlanır.He likes sarcasm a lot.
Antrenman yapmaktan nefret ediyorum ama onun sağlık için yararlı olduğunu biliyorum.I hate working out, but I know it’s good for health.
Plan yapmak için başarısız oluyorsan, başarısız olmak için planlıyorsun.If you fail to plan, you plan to fail.
Ücretli geçiş gişesinde ödeme yapmak zorundasın.You have to pay at the toll plaza.
Onu yapmak çok zamanımı almazdı.It wouldn't take me so much time to do that.
Onu yapmak istememen önemli değil; aslında onu yapmak zorundasın.It doesn't matter that you don't want to do it; the fact is that you have to.
Şu anda tüm yapmak istediğim ağlamak.Right now, all I want to do is cry.
İzlandaca yazma uygulaması yapmak istiyorum.I want to practice to write in Icelandic.
Yapılması gereken her şeyi yapmak için yeterli zamanım yok.I don't have enough time to do everything that needs to be done.
Bunu her gün yapmak zorundayız.We have to do this every day.
Bunu her gün yapmak zorunda değiliz.We don't have to do this every day.
Bunu çok sık yapmak zorunda mısın?Do you have to do this very often?
En son ne zaman bunu yapmak zorunda kaldın?When was the last time you had to do this?
Onu yapmak beklediğimden daha kolaydı.It was easier to do than I had expected.
O, yapmak için mantıklı bir şey.That's the logical thing to do.
Yaşamayı sürdürmek için onu her gün yapmak zorundayım.I have to do that every day to keep living.
Tom'un yaptığını yapmak yürek isterdi.It took guts to do what Tom did.
"Ne yapmak istersin?" "Pikniğe gitmek.""What would you like to do?" "Go on a picnic."
Bunu yapmak için istekli olabilirim.I might be willing to do it.
Sen onu yapabildiğinde neden bunu yapmak isterdin?Why would you do this when you can do that?
Onu yapmak varken bunu niye yapasın?Why would you do this when you can do that?
Hava Diyeti: Mış gibi yapmak varken neden yiyesiniz!The Air Diet: Why Eat When You Can Pretend!
Sizinle iş yapmak zevkti.Pleasure doing business with you.
Sizinle iş yapmak bir zevkti.It's been a pleasure doing business with you.