Ana içeriğe geç
Sözlük

yapmak ile cümle

yapmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Aynı hataları tekrar yapmak istemiyorum.I don't want to make the same mistakes again.
Yapmak zorunda olduğun tek şey onun cevabını beklemek.All you have to do is wait for her reply.
Ben her zaman bunu yapmak istedim.I always wanted to do this.
Benim tahminim onun onu yapmak istemeyeceğidir.My guess is that Tom isn't going to want to do that.
Müvekkilim uzlaşma yapmak için istekli.My client is willing to make a deal.
Arkadaşına zarar vermek düşmanın istediğini yapmaktır.To hurt a friend is to do what the enemy wants.
Herkes bir şey yapmak zorunda olduğunu hissetti.Everybody felt they had to do something.
Özel kuvvetlerde görev yapmak heyecan vericiydi.Serving in the special forces was exciting.
Neden onu yapmak zorundayız?Why do we have to do it?
Er ya da geç onu yapmak zorunda kalacağımı biliyorum.I know that sooner or later I'm going to have to do that.
Sonunda onu yapmak zorunda kalacağımı biliyorum.I know that eventually I'm going to have to do that.
Bu telefonla bir şehirler arası konuşma yapmak imkansızdır.It's impossible to make a long-distance call with this phone.
Onlar yüzlerce mil rampa ve köprüler yapmak zorundaydı.They had to build hundreds of miles of ramps and bridges.
Tehlikeli ve aptalca olduğu için onu yapmak istemiyorum.I don't want to do it because it's dangerous and foolish.
Suluboya ile resim yapmaktan hoşlanıyorum.I like to paint with water colors.
Onlara ne yapmak istediğini söyle.Tell them what you want to do.
Bana ne yapmak istediğini söyle.Tell me what you want to do.
Ona ne yapmak istediğini söyle.Tell him what you want to do.
Onlarla röportaj yapmak isterim.I'd like to interview them.
Onlar için uçak bileti rezervasyonu yapmak zorundaydım.I had to book a flight for them.
Onun için uçak bileti rezervasyonu yapmak zorundaydım.I had to book a flight for him.
Tom'la yapmak için daha fazla bir şeye sahip olmaya niyetim yok.I don't intend to have anything more to do with Tom.
Onu Tom için yapmak zorunda kalacağımı umuyorum.I expect I'll have to do that for Tom.
Kendime yiyecek bir şey yapmak için mutfağa gittim.I went into the kitchen to make myself something to eat.
Kendimi bunu yapmaktan alamıyordum.I couldn't stop myself from doing that.
Rüyalar ve gerçeklik arasında seçim yapmak bazen zordur.It is sometimes hard to choose between dreams and reality.
Söyle bana, neden böyle bir şeyi yapmak istiyorsun?Tell me, why do you want to do something like this?
İş yapmak gerçekten zor.Doing business is really difficult.
Mary kız kardeşi gibi aynı hatayı yapmak istemiyordu.Mary didn't want to make the same mistake as her sister.
Tom kız kardeşi gibi aynı hatayı yapmak istemiyordu.Tom didn't want to make the same mistake as his sister.
Saçımı kurulamak, makyaj yapmak ve giyinmek zorundayım.I have to dry my hair, put on makeup and get dressed.
Dan onu yapmak için bir an bile çekinmedi.Dan didn't hesitate even a second to do that.
Dan bile onu yapmak için çekinmedi.Dan didn't even hesitate to do that.
Dan sık sık o ormanda yürüyüş yapmak için gitti.Dan often went to take a walk in that wood.
Canım şimdi bunu yapmak istemiyor.I don't feel like it now.
Senin önerdiğin gibi yapmak söz konusu olamaz.To do as you suggest is out of the question.
Onu yapmak istesem bile yapamam.Even if I wanted to do that, I couldn't.
Onu yapmaktan hoşlanıyorsun, değil mi?You like doing that, don't you?
Artık onu yapmak zorunda değilsin, değil mi?You don't have to do that now, do you?
Bunu yapmak sadece işleri kötüleştirecek.Doing that will only make things worse.
Bana gözleme yapmak istiyor musun?Do you want me to make you waffles?
Bu gece ev ödevimi yapmak en az üç saatimi alır.It'll take me at least three hours to do my homework tonight.
Tom onu bu sabah yaptı bu yüzden onu yarın yapmak zorunda kalmadı.Tom did it this morning so he wouldn't have to do it tomorrow.
Yarın ne yapmak istersin?What would you like to do tomorrow?
Bugün bunu yapmak için Tom'un zamanı yok.Tom doesn't have time to do that today.
Bugün ne yapmak zorundayız?What do we have to do today?
Tom bunlardan biriyle ne yapmak zorunda?What does Tom have to do with any of this?
Bunu yapmaktan bıktım.I'm tired of doing this.
Belki bu bunu yapmak için doğru zaman değil.Maybe this isn't the right time to be doing this.
Bu muhtemelen bu işi yapmak için iyi bir zaman değil.This is probably not a good time to be doing this.
Bunu yapmak için hazır olduğundan emin misin?Are you sure you're ready to do this?
Bunu yapmak için başka yol olmadığından emin misin?Are you sure there's no other way to do this?
Bunu yapmak için yarına kadar bekleyemez miyiz?Can't we wait until tomorrow to do this?
Bunu yapmak için kim sana izin verdi?Who gave you permission to do this?
Ne kadar süre bunu yapmak zorundayız?How long do we have to do this?
Bunu yapmak için neden son dakikaya kadar bekledin?Why did you wait until the last minute to do this?
Onu yapmaktan hiç bıkmıyor musun?Don't you ever get tired of doing that?
Bunu yapmaktan pişman olacağın bir gün gelecek.There'll come a day when you'll regret doing that.
Onu yapmak gerçekten üç saat mi sürdü?Did it really take three hours to do that?
Tom bunu yapmak için sana izin verdi mi?Did Tom give you permission to do that?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod