Ana içeriğe geç
Sözlük

yapmak ile cümle

yapmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin bunu yapmak istediğine ikna olmuş gibi görünüyordu.Tom landed himself a really nice job.
Onların söylediği gibi yapmak zorundaydık.We had to do as they said.
Biz onların söylediklerini yapmak zorunda kaldık.We had to do what they said.
Onlar yapmak için zor.They're hard to make.
Ben sadece seni senin beni yapmak istediğin kadar mutlu yapmak istiyorum.I just want to make you as happy as you want to make me.
Bana numara yapmak zorunda değilsin.You don't have to pretend with me.
Sanırım sadece doğaçlama yapmak zorunda olacağım.I suppose I'll just have to improvise.
Tom kendini gösteriş yapmaktan alamadı.Tom couldn't help showing off.
Bunu kendi başına yapmak zorunda olduğun için üzgünüm.I'm sorry you had to do this by yourself.
Tom numara yapmakta iyi değil.Tom isn't good at pretending.
Doğru şeyi yapmak için çok geç değil.It's not too late to do the right thing.
Ben çok fazla plan yapmaktan hoşlanmam.I don't like to plan too much.
Ben fizibilite kontrolünü yapmak istiyorum.I'd like to do a feasibility check.
Ben sadece Tanrı'nın isteğini yapmak istiyorum.I just want to do God's will.
Tom'un yerinde olsam ne yapmak isteyeceğimi tam olarak biliyorum.I know exactly what I'd want to do if I were Tom.
Tüm yapmak istediğimin Tom'u tehdit etmek olduğuna yemin ederim.I swear all I meant to do was to threaten Tom.
Tom için bir şey yapmak istemiyorum.I don't want to do anything to Tom.
Tüm yapmak zorunda olduğun Tom'la konuşmaktı.All you had to do was talk to Tom.
Tom'u durdurmak için ne gerekiyorsa yapmak zorundayız.We have to do whatever it takes to stop Tom.
Dünyada yapmak istediğim son şey Tom'u tutuklamak.The last thing in the world I want to do is arrest Tom.
Yapmak istediğim son şey karışmaktır.The last thing I want to do is butt in.
Ne yapmak zorunda olduğumu umursamadım.I didn't care what I had to do.
Tom ne yapmak zorunda olduğunu fark etti.Tom realized what he had to do.
Bunun yapmak için doğru şey olduğunu biliyorum.I know it's the right thing to do.
Hey, yapmak istediğin buysa hayır demeyeceğim.Hey, if that's what you want to do, I'm not going to say no.
Onlar neden bunu her yıl yapmak zorundalar bilmiyorum.I don't know why they have to do this every year.
Benim yöntemimle yapmak daha güvenli olurdu.It'd be safer to do it my way.
Enerji tasarrufu yapmak için ışıklardan bazılarını kapattım.I've turned off most of the lights to save power.
Bunu yapmak için herhangi bir neden görmüyorum.I don't see any reason for doing this.
Tom bunu yapmaktan aciz.Tom is unable to do this.
Bunu yapmaktan neden rahatsız oluyoruz bilmiyorum.I don't know why we're bothering to do this.
Senin bunu yapmak için ne kadar istediğini biliyorum.I know how much you want to do this.
Tom bunu yapmak için akıllı olmadığını söyledi.Tom said it wasn't smart to do this.
Biz daha iyi hazırlık yapmak istiyoruz.We'd better make preparations.
Tüm yapmak zorunda olduğun şey birkaç bilet almaktı.All you had to do was buy a couple of tickets.
Bizimle hiçbir şey yapmak istemiyorsun.You don't want anything to do with us.
Bu onu yapmak için ne zamanı ne yeri.This isn't the time or the place to do that.
Bunu yapmak için bol bol zamanın vardı.You've had more than enough time to do that.
Sadece doğruyu yapmak zorundasın.You have to do that just right.
Tom bunu yapmak için çok yaşlı değil.Tom isn't too old to do it.
Duyuru yapmak istemememin sebebi budur.This is why I didn't want to make an announcement.
Büyük bir tartışma yapmaktan vazgeçtik.We ended up having a big argument.
Ben hızlı bir şey yapmak zorunda kaldım.I had to do something fast.
Onlara kahvaltı yapmak için erken kalkmak istedim.I wanted to get up early to make them breakfast.
Antrenman yapmak için bazı şeylerim vardı.I had some things to work out.
Seni bulmak için yapmak zorunda olduğum şeyi yaptım.I did what I had to do to find you.
Sana baskı yapmak için burada değilim.I'm not here to put pressure on you.
Burada sana baskı yapmak için bulunmuyorum.I'm not here to put pressure on you.
Sana zarar verecek hiçbir şey yapmak istemiyorum.I don't want to do anything that would hurt you.
Biz şimdi çocuk yapmak için hazır değiliz.We're not ready to have a kid now.
Onu şimdi yapmak istediğimi söylemiyorum.I'm not saying I want to do that now.
Şu an bunu yapmak için havamda değilim.I'm in no mood to do that right now.
Tom 30. yaş gününde skydive yapmak istedi.Tom wanted to skydive on his 30th birthday.
Tom 30. yaş gününde serbest düşüş yapmak istedi.Tom wanted to skydive on his 30th birthday.
Tom 30. yaş gününde hava dalışı yapmak istedi.Tom wanted to skydive on his 30th birthday.
Bu ceset üzerinde bir otopsi yapmak istiyorum.I'd like to do an autopsy on this body.
Tom'un yapmak istediği en son şey Mary'yi görmektir.The last thing Tom wants to do is see Mary.
Spekülasyon yapmak ister misiniz?Would you care to speculate?
Herhangi biri bir şey yapmak ister mi?Does anyone want to do anything?
Bir anlaşma yapmak için istekli misiniz?Are you willing to make a deal?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod