Ana içeriğe geç
Sözlük

yapmak ile cümle

yapmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İşimi yapmak için burada olacağım.I'll be over here doing my job.
Tom bunu yapmak istemiyor, fakat hiçbir seçeneği yok.Tom doesn't want to do this, but he has no choice.
Sizi büyük bir hata yapmaktan vazgeçirtmeye çalışıyorum.I'm trying to stop you from making a big mistake.
Yapılması gereken her şeyi yapmak için zamanım yok.I don't have time to do all the things that need to be done.
Bunu yapmak istediğimden artık o kadar emin değilim.I'm not so sure I want to do this anymore.
O doğru şeyi yapmak için çok fazla çalışıyorum.I'm trying very hard to do that right thing.
Canım kutlama yapmak istiyor.I feel like celebrating.
Tom hiç bir şey yapmak istemiyor.Tom doesn't want to do anything at all.
Bu öğleden sonra yapmak istediğim başka işlerim var.I have other things I want to do this afternoon.
Bunu kendi başına yapmak zorunda kalacaksın.You'll have to do that on your own.
Tom'a ne yapmak istediğini sordum.I asked Tom what he wanted to do.
Keşke gerçekten yapmak istediğim işleri yapmak için daha fazla zamanım olsa.I wish I had more time to do things that I really wanted to do.
Tom'un gerçekten yapmak istediği şeyin bu olduğundan gerçekten emin değilim.I'm not sure that's what Tom really wanted to do.
Tom'un yapmamı istediği şeyi yapmak istemiyorum.I don't want to do what Tom asked me to do.
Tom'u yapmak istediğini yapmaktan vazgeçirmenin bir yolu yok.I have no way of stopping Tom from doing whatever he wants to do.
Tom bunu yapmak istemiyor fakat yapmak zorunda olduğunu söylüyor.Tom doesn't want to do this, but he says he has to.
Bunu yapmak için iyi bir zaman olduğunu sanmıyorum.I don't think that this is a good time to do this.
Bunu yapmak zorunda olan kişi benim.I'm the one who has to do this.
Gerçekten canım bunu yapmak istemiyor.I'm really not in the mood for this.
Bizim için iyi olduğunu düşündüğüm şeyi yapmak zorundayım.I have to do what I think is best for us.
Onu yapmaktan biraz hoşlandım.I kind of enjoyed doing that.
Onu yapmak bir suçtur.It's a crime to do that.
Onu yapmak için yeterli zamanım olduğunu sanmıyorum.I don't think I have enough time to do that.
Tom onu yapmak isteyen tek kişi gibi görünüyor.Tom seems to be the only one who wants to do that.
Tom'un neden onu yapmak isteyeceğini bilmiyorum.I don't know why Tom would want to do that.
Henüz bunu yapmak için hazır olup olmadığımı bilmiyorum.I don't know if I'm ready to do this yet.
Henüz bunu yapmak için hazır olduğumuzu sanmıyorum.I don't think we're ready to do that yet.
Doğru olduğuna inandığım şeyi yapmak zorundayım.I've got to do what I believe is right.
Yapacak çok şeyim var ve onu yapmak için çok az zamanım var.I have a great deal to do and very little time to do it.
Bir seçeneğim yok. Şimdi bunu yapmak zorundayım.I don't have a choice. I have to do this now.
Şimdi bunu gerçekten yapmak zorundayım.I really have to do this right now.
Şirket için canım bir şey yapmak istemiyor.I'm not in the mood for company.
Aynı hatayı tekrar yapmaktan nasıl kurtulabiliriz?How do we avoid making the same mistake again?
İş yapmak istiyor musun ya da istemiyor musun?Do you want to do business or not?
Bu kutuyu yapmak için karton kullandım.I used cardboard to make this box.
Yapmak istediğinin gerçekten bu olup olmadığını bir durup düşün.Take a step back and decide whether that's really what you want to do.
Neden biri bunu bilerek yapmak istesin?Why would anyone do that on purpose?
Bilmek ve yapmak iki farklı şeydir.Knowing and doing are two different things.
Tom, kimseye ne yapmak üzere olduğunu söylemedi.Tom didn't tell anyone what he was about to do.
Ben şimdi bunu yapmak zorunda mıyım?Do I have to do it now?
Tom Boston'a gezimiz için tüm düzenlemeleri yapmakla sorumlu.Tom is in charge of making all the arrangements for our trip to Boston.
Onu yapmak çok zor olmamalı.That shouldn't be too hard to do.
Bunu yapmak için hazır olduğumdan emin değilim.I'm not sure I'm ready to do this.
Derhal onu yapmaktan vazgeçmelisin.You need to stop doing that right now.
Ne yapmak için işe alındığını Tom'a söyledin mİ?Did you tell Tom what you were hired to do?
Kim onu yapmak ister ki?Who would want to do that?
Bunu yapmak gerçekten gerekli mi?Is it really necessary to do that?
Bunu hemen yapmak zorunda mıyım?Do I have to do it right now?
Biraz spor yapmak istiyorum.I want to do some sport.
Asla hata yapmaktan korkmayın.Never be afraid to make mistakes.
Elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız.We have to do the best that we can.
Böyle bir şey yapmak cesaret ister.It takes courage to do such a thing.
Üç elmalı turta yapmak için kaç tane elma gerekir?How many apples does it take to make three apple pies?
Ütü yapmaktan nefret ederim.I hate ironing.
Yapmakta olduğun şeyi bırakmanı istemiyorum.I don't want you to quit what you're doing.
Sence, Tom ne yapmak isteyecek?What do you think Tom is going to want to do?
Tom'un ne yapmak isteyeceğini düşünüyorsun?What do you think Tom is going to want to do?
İnsanların çoğu, hata yapmaktan çok, yaptıkları hatayla yüzleşmekten korkar.Most people are rather afraid of facing their mistakes, than of making mistakes.
Onların ortak amacı projeyi başarılı yapmaktı.Their common aim was to make the project successful.
Yapmak iki yıl sürdü.It took two years to make.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod