Ana içeriğe geç
Sözlük

yapmak ile cümle

yapmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, akşam yemeğinden önce bir şekerleme yapmak istedi.Tom wanted to take a nap before dinner.
Tom bir işi iyi yapmak için gereken süreyi harcama konusunda isteksiz görünüyor.Tom seems to be unwilling to spend the time it takes to do a job well.
Tom Mary'nin ne yapmak istediğini bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know what Mary wants to do.
Tom bana yardım etmek için yapabileceği her şeyi yapmak için söz verdi.Tom promised to do everything he could to help me.
Tom küçük yelkenlilere kaptanlık yapmaktan hoşlanır.Tom likes to skipper small sailboats.
Tom her şeyi kendisi yapmak zorundaydı.Tom had to do everything himself.
Tom'un işleri hatasız yapmak için tek şansı vardı.Tom had only one chance to get things right.
Tom hız yapmaktan yakalandı.Tom got caught speeding.
Tom hız yapmaktan ceza aldı.Tom got a ticket for speeding.
Tom egzersiz yapmak için yerel spor salonuna gidiyorTom goes to the local gym to work out.
Tom yapmak istediği şeyi yapmak için alır.Tom gets to do anything he wants to do.
Tom onu tekrar asla yapmak istemiyor.Tom doesn't want to ever do that again.
Tom TV izlemekten başka bir şey yapmak istemiyor.Tom doesn't want to do anything but watch TV.
Tom yüzmekten başka bir şey yapmak istemiyor.Tom doesn't want to do anything but swim.
Tom gerçekten tercüme yapmaktan hoşlanmıyor.Tom doesn't really enjoy translating.
Tom onu yapmak zorunda değil.Tom doesn't have to do that.
Tom'un canı eğitim yapmak istemiyor.Tom doesn't feel like studying.
Tom sadece yapmak istediğini yapar.Tom does only what he wants to do.
Tom Noel Arefesinde fazla mesai yapmak istemedi.Tom didn't want to work overtime on Christmas Eve.
Tom onu yapmak zorunda değildi.Tom didn't have to do that.
Tom'un onu yapmak için özel bir nedeni yoktu.Tom did it for no particular reason.
Tom yapmakla suçlandığı şeyi yaptığını reddetti.Tom denied that he had done what he was accused of doing.
Tom kazadan sonra kaykay yapmaktan vazgeçmeye karar verdi.Tom decided to give up skateboarding after his accident.
Tom yapmak istediğini yapamadı.Tom couldn't do what he wanted to.
Tom kesinlikle işi yapmak için nitelikli değil.Tom certainly isn't qualified to do the job.
Tom kesinlikle bunu yaşanacak daha iyi bir yer yapmak için yardım etti.Tom certainly helped make this a better place to live.
Tom kesinlikle partimizi daha eğlenceli yapmak için yardım etti.Tom certainly helped make our party more fun.
Tom Mary'nin onu yapmakla suçladığı şeyi kesinlikle yaptı.Tom certainly did what Mary accused him of doing.
Tom Mary'ye gerçekten ne yapmak istediğini sordu.Tom asked Mary what she really wanted to do.
Sanırım Tom yapmak istediği bir şeyi başarabilirdi.I think Tom could accomplish just about anything he decides to do.
Onu yapmak zorundaydım, seni aptal!I had to do it you fool!
Seni aptal, onu yapmak zorundaydım!You fool, I had to do it!
Bunu yapmak zorunda değilsin.You don't have to do this.
Turta yapmak için yumurta yağ ve şekere ihtiyacın var.To make a tart, you need eggs, butter and sugar.
Evde bir şey yapmak istiyorum.I want to do something in a house.
Burada onu yapmak zorunda değilsin.You don't have to do it here.
Ben aynı hatayı bütün hayatım boyunca yapmaktayım.I had been making the same mistake all my life.
Ben bu işi yapmak için nitelikli değilim.I'm not qualified to do this job.
Kapı zili çaldığında Tom bir banyo yapmak üzereydi.Tom was about to take a bath when the doorbell rang.
Tom daha sonra ödeme yapmak istedi.Tom wants to pay later.
Tom bir şey yapmak istiyor.Tom wants to do something.
Tom bir değişiklik yapmak istedi.Tom wanted to make a change.
Tom iyi bir iş yapmak için Mary'ye güvenebileceğini düşündü.Tom thought that he could count on Mary to do a good job.
Daha fazlasını yapmak istiyorum.I'd like to do more.
Daha fazlasını yapmak isterim.I would like to do more.
Zaman tasarrufu yapmak için ne yapmalıyım?What should I do to spare time?
Onu yapmak zorundayım.I am forced to do it.
Bahar temizliği yapmak istiyorum.I want to do spring cleaning.
Hata yapmaktan korktuğu için konuşmak istemiyor.She doesn't want to speak, being afraid of making mistakes.
Tom yarım yamalak işi yapmakla suçlandı.Tom was accused of doing sloppy work.
Kadenzi dekadenzle yapmak büyük hata olurdu.Mistaking cadenza with decadence would be a great mistake.
Bu keki yapmak için kabartma tozu ve tuzsuz tereyağına ihtiyacın var.In order to make this cake you need baking powder and unsalted butter.
Bunu yapmaktan mutluyuz.We're happy to do it.
Keşke bu raporları yapmak zorunda olmasam.I'd wish I wouldn't have to do these reports.
Bir telefon görüşmesi yapmak zorundayım.I have to make a call.
Tom bu sorun hakkında bir şey yapmak zorunda.Tom has to do something about this problem.
Tom diyet yapmak zorunda.Tom has to go on a diet.
Tom her şey için ödeme yapmak zorunda.Tom has to pay for everything.
O reçel yapmak için elmalar kullandı.She used apples to do the jam.
O, bu görevi tekrar yapmak zorunda kalacak.He'll have to do this task again.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod