yapmadık ile cümle
yapmadık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak bakın neden böyle yapmadıkları hakkında ne söylüyor.Here's what he says about why they don't do that:
Daha Taylor serisi yapmadık, sonra o konuya da değinmeyi umuyorum. -We actually haven't done anything with Taylor series, I was hoping to get there later.
"Hiç birşey yapmadık" derler.They say "we have not done anything".
Ve yapmadık ta.So we didn't do it.
Biz yapmadık,yardım edin,If you turn us in
Hiç bir çevirme yapmadık. s'yi 0'a eşitledik.We haven't rotated around this at all. We're setting s as equal to zero.
İnsanların neden işyerinde karalama yapmadıklarına şaşmamalı.No wonder people are averse to doodling at work.
Fakat biz bunu yapmadık.But that's not what we did.
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.nor to build houses for us to dwell in; neither have we vineyard, nor field, nor seed:
Biz seni onların üzerine bekçi yapmadık, sen onlara vekil de değilsin!We have not appointed you their guardian, nor are you their pleader.
Daha önce ona hiç kimseyi adaş yapmadık (ondan önce kimseye bu adı vermedik.)"To none have We attributed the name before."
Biz onları yemek yemeyen ceset(ler) yapmadık. (Onlar), ölümsüz de değillerdi.We did not make their bodies immune to hunger, nor were they immortal.
Arz'ı toplanma yeri yapmadık mı?;Have We not made the earth a repository
Yapmadık mı biz, Arzı bir beşik,Did We not make the earth a spreading,
Seni onlara koruyucu yapmadık, onların vekili de değilsin.We have not appointed you their guardian, nor are you their pleader.
Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?Have you not seen that they wander distract in every valley,
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?Have We not made the earth a repository
Ve hiç şüphe yok ki onlar, yapmadıkları şeyleri söylerler.And they say what they do not do,
Biz hiçbir haksızlık yapmadık. Aksi halde mutlaka zalimlerden olurduk."We have stated no more (than the truth), or else we shall be unjust"
Biz seni onlar üzerine bekçi yapmadık. Sen onlara vekil de değilsin.We have not appointed you their guardian, nor are you their pleader.
Yeri, bir toplanma zemini yapmadık mı?Have We not made the earth a repository
Biz bu yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?Did We not make the earth a spreading,
Dağları birer kazık yapmadık mı?The mountains tent-pins?
Daha önce ona kimseyi adaş yapmadık.To none have We attributed the name before."
Biz, yeryüzünü toplanma yeri yapmadık mı?Have We not made the earth a repository
Biz yeryüzünü bir döşek, yapmadık mı?Did We not make the earth a spreading,
Biz, seni onlar üzerine bekçi yapmadık, sen onlara vekil de değilsin!We have not appointed you their guardian, nor are you their pleader.
Fakat Rabbinden bir rahmet olarak (biz bunu yapmadık).Unless your Lord have mercy.
Bundan önce ona hiçbir adaş yapmadık."To none have We attributed the name before."
Yeryüzünü bir tokat (toplanma yeri) yapmadık mı?Have We not made the earth a repository
Biz yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?Did We not make the earth a spreading,
Daha önce, kimseyi ona adaş yapmadık (Bu adı alan olmadı).”To none have We attributed the name before."
Biz yeri bir döşek yapmadık mı?Did We not make the earth a spreading,
Dağları da arzı tutan birer destek yapmadık mı?The mountains tent-pins?
Seni onların üzerine bekçi yapmadık. Onların avukatı da değilsin.We have not appointed you their guardian, nor are you their pleader.
Ve onlar yapmadıkları şeyleri söylerler.And they say what they do not do,
Yeryüzünü bir toplanma yeri yapmadık mı?Have We not made the earth a repository
Yapmadık mı yeryüzünü bir beşik,Did We not make the earth a spreading,
Cumartesi (tatil) yapmadıkları gün balıkları gelmezlerdi.But when they violated the Sabbath, their fish would not come to them.
Sebt yaptıkları gün balıkları onlara akın akın gelindi; sebt yapmadıklarında ise onlara gelmezdi.But when they violated the Sabbath, their fish would not come to them.
Ve biz, onların sayılarını da küfre sapanlar için bir imtihandan başka şey yapmadık.Our informing (people) of the numbers of these angels is a trial for the disbelievers.
Bu arada da, dört yıldır hiçbir şey yapmadık.We obviously lied throughout the past year and a half, two years.
Bizanti, yetkililerin o zaman hiçbir adli işlem yapmadıklarını belirtti.Authorities took no legal action then, he said.
Yunanların kaçmış olmasına -daha önce hiç yapmadıkları bir şey- çok kızmışlardı.They were very annoyed that the Greeks had fled – something which they had never done before.
Neden bunu yapmadık?Warum tat ich es nicht?
Yanlış bir şey yapmadık.No hemos hecho nada malo.
Fakat bunu yapmadıklarında, tanrılar onların yerine insanları yaratmıştır.No desdeñan los creados por los humanos, sino que los hacen a su manera.
Neden bunu yapmadık?¿Por qué lo hacíamos?
Bunu bilinçli bir şekilde yapıp yapmadıkları bilinmiyor fakat oldukça sembolik olduğu bir gerçek.Así que no, no conscientemente, pero hay paralelismos, obviamente.
Neden bunu yapmadık?Perché l'abbiamo fatto?
Buna öfkelenen Chris kötü bir şey yapmadıklarını söyler ve cezayı reddeder.Claire, incredula, dice che non le vogliono fare del male e si rifiuta quindi di scappare.
Yanlış bir şey yapmadık.Мы не делали ничего плохого.
Öğlen oldu biz hala kahvaltı yapmadık.Мы ещё и не завтракали, а уже время обеда.
Onu biz yapmadık.Мы его не создавали.
Neden bunu yapmadık?Почему мы это сделали?
Neden bunu yapmadık?لماذا نسيناه؟...
Bunu bilinçli bir şekilde yapıp yapmadıkları bilinmiyor fakat oldukça sembolik olduğu bir gerçek.أراهن أنك لا تعلم (يشبه موضوع غريب لكنه حقيقي، لكنه إصدار موسمي).
Animasyon, inanılmaz hayalperest ve detaylı; hikâyeler, önceden yapmadıklarımızı yapıyor.A animação é incrivelmente detalhada e imaginativa e as histórias fazem coisas que não fizemos antes.
Neden bunu yapmadık?Dlaczego to robiłem?
Sanatçı olaydan sonra West ile herhangi bir konuşma yapmadıklarını da ekledi.Dodała również, że West nie rozmawiał z nią od czasu incydentu.