yapmadık ile cümle

yapmadık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O sohbeti henüz yapmadık.We haven't had that conversation yet.
Henüz gerçekten hiçbir şey yapmadık.We haven't really done anything yet.
Gerçekten hiçbir şey yapmadık.We haven't really done anything.
Henüz işi yapmadık.We haven't yet done the work.
Onu bilerek yapmadık.We didn't do it on purpose.
Yapmamız gereken her şeyi yapmadık.We didn't do everything we were supposed to do.
Boston'dan ayrıldığımızdan beri bunu yapmadık.We haven't done that since we left Boston.
Öfkenizi hak edecek hiçbir şey yapmadık.We've done nothing to deserve your anger.
Neden bunu daha önce hiç yapmadık?Why haven't we ever done this before?
Neden onu daha önce yapmadık?Why haven't we done that already?
Nasıl oldu da biz bunu daha önce hiç yapmadık?How come we've never done this before?
Para hakkında asla şaka yapmadık.We never joke about money.
Şimdi onu neden yapmadık?Now why didn't we do that?
Biz aslında onu yapmadık.We didn't actually do that.
Bunu benimle yapmadıkça yapmayacağım.I'm not going to do that unless you do it with me.
Onu bir daha asla yapmadık.We never did that again.
Hem Tom hem de ben bunu yapmadık.Both Tom and I haven't done that.
Hem Tom hem de ben bunu henüz yapmadık.Both Tom and I haven't yet done that.
Biz bunu Tom'la yapmadık.We didn't do that with Tom.
Bunu biz kendimiz yapmadık.We didn't do that by ourselves.
Tom ve ben bunu daha önce hiç yapmadık.Tom and I've never done this before.
Tom ve ben bunu hiç yapmadık.Tom and I've never done that.
Bunu çok iyi yapmadık.We didn't do that very well.
Bunu geçen hafta yapmadık.We didn't do that last week.
İkimiz de bunu hiç yapmadık.We've both never done that.
Bunu birlikte yapmadık.We didn't do that together.
Tom ve ben bunu yapmadık.Tom and I didn't do that.
Hem Tom'un hem de Mary'nin bunu hiç yapmadıklarını biliyorum.I know that both Tom and Mary have never done that.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de bunu hiç yapmadıklarını biliyorum.I know that Tom and Mary have both never done that.
Tom ve ben bunu daha önce kendimiz hiç yapmadıkTom and I'd never done that by ourselves before.
Tom ve ben bunu kendimiz yapmadık.Tom and I've never done that by ourselves.
Tom ve ben bunu kendi başımıza yapmadık.Tom and I didn't do that by ourselves.
Tom ve ben yapmakla suçlandığımız şeyi yapmadık.Tom and I didn't do what we've been accused of doing.
Tom ve ben daha yapmadık.Tom and I aren't done yet.
Tom ve Mary'nin bunu asla birlikte yapmadıklarından şüpheleniyorum.I suspect that Tom and Mary have never done that together.
Tom'un yaptığımızı söylediği şeyi yapmadık.We didn't do what Tom said we did.
Tom'un yaptığımızı iddia ettiği şeyi biz yapmadık.We didn't do what Tom said we did.
Bunu ikimiz de yapmadık.Neither of us did that.
Fakat bunu yapmadıklarında, tanrılar onların yerine insanları yaratmıştır.When they did not find any to their liking, they created their own as a parody.
Neden bunu yapmadık?Why Did We Do That?
Buna öfkelenen Chris kötü bir şey yapmadıklarını söyler ve cezayı reddeder.Chris assures her nothing will happen to him and they kiss.
Sonra da d ile çarpılır. Aslında bu ifadeye pek bir şey yapmadık. .So we really didn't do anything to this expression right there.
Biz yapmadık!We didn't!
Herşeyi birlikte yapmadıkmı!What we didn't do together!
Bunu yapmadıkça para falan alamaz. Hedefe 5 kilometre. Ana yoldan hiç ayrılmıyoruz.Get all your men back here alive.
Gösteri yapmadıklarında tutsak Orcaların yaşamları nasıl, biliyor musunuz?Como é a vida das orcas captivas quando não estão a actuar?
Daha giriş yapmadık !We haven't gone in!
Bunu daha önce yapmadık, ama beklenen değeriniz yüzde 30 çarpı 1 Lira olacak. -And we haven't covered this yet,
Bu insanların pek iyi yapmadıkları birşey.It's something that people don't do very well.
Hata yapmadık.We haven't made a careless mistake.
Henüz kanıtları kanıtları tam olarak yapmadık.I know I haven't proved anything rigorously.
Birincisi, farklı bir şey yapmadık.One is, we haven't done anything different.
Genellikle... ...hiçbir şey yapmadık.Too often We did nothing
Bazı hatalar da yapmadık değil. Bu özel günde derinliği... ...gerçekten önemsememiştik.We don't always get that right, and on this particular day, we seriously underestimated the depth.
Bunu yapmadıklarında, ortada köprü möprü kalmaz.If they don't do that, there's no bridge.
Sınamayı bu yolu sınırdan çıkardığımız sırada yapıyoruz, ve henüz bunu yapmadık.Rather, it's applied when we remove that path from the frontier, and we haven't done that yet.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.And yet, the reality is we've done pretty much nothing to change course.
Çok kesin hesaplar yapmadık, ama o alternatifin çok pahalıya mal olduğunu anlaşılıyor.We didn't calculate that precisely, but we understand that's very expensive.
Biz bunu bilgisayarda yapıdığı gibi bir kodlama yazarak yapmadık.We didn't do this by actually writing code, like you do in a computer.
Birlikte bir yayın yapmadık, ama çok eğlendik.We never published a paper together, but we did have a lot of fun.

İlgili Sayfalar