yapmadı ile cümle

yapmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.És kedves dolgot cselekedék az Úr elõtt; de nem tiszta szívbõl.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.Han gjorde, hvad der var ret i HERRENs Øjne, dog ikke med et helt Hjerte.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.Han gjorde hvad rett var i Herrens øine, dog ikke med udelt hjerte.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.Han gjorde vad rätt var i HERRENS ögon, dock icke av fullt hängivet hjärta.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.Hän teki sitä, mikä on oikein Herran silmissä, ei kuitenkaan ehyellä sydämellä.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.Hij deed wat goed was, maar lang niet altijd uit volle overtuiging.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.Il fit ce qui est droit aux yeux de l`Éternel, mais avec un coeur qui n`était pas entièrement dévoué.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.In delal je, kar je bilo prav v očeh GOSPODOVIH, ali nikar z nerazdeljenim srcem.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.아마샤가 여호와 보시기에 정직히 행하기는 하였으나 온전한 마음으로 행치 아니하였더라
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.Người làm điều thiện tại trước mặt Ðức Giê-hô-va, song lòng không được trọn lành.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.Người_làm điều thiện tại trước mặt Ðức_Giê - hô-va , song lòng không được trọn lành .
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.Robil to, čo je spravedlivé v očiach Hospodinových, lenže nie celým srdcom.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.Ten pobudował Elat, a przywrócił je do Judy, gdy zasnął król z ojcami swymi.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.Und er tat, was dem HERRN wohl gefiel, doch nicht von ganzem Herzen.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.Και επραξε το ευθες ενωπιον Κυριου, πλην ουχι εν καρδια τελεια.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.И делал он угодное в очах Господних, но не от полного сердца.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.Той върши това, което бе право пред Господа, но не със съвършено сърце.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.ויעש הישר בעיני יהוה רק לא בלבב שלם׃
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.وعمل المستقيم في عيني الرب ولكن ليس بقلب كامل.
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.亞 瑪 謝 行 耶 和 華 眼 中 看 為 正 的 事 、 只 是 心 不 專 誠
Amatsya RABbin gözünde doğru olanı yaptıysa da bütün yüreğiyle yapmadı.亞瑪謝 行 耶和華 眼中 看 為正 的 事 、 只是 心不專誠
Ama unutmayın ki hücre mitoz veya mayoz yapmadığında kromozomlar çözülmemiş cromotin iplikler halinde.Același lucru e valabil - ca o paranteză - și în cazul centrozomilor.
Ama unutmayın ki hücre mitoz veya mayoz yapmadığında kromozomlar çözülmemiş cromotin iplikler halinde.Esta es la más corta. No, es realmente el más largo. Esta es la más larga.
Ama unutmayın ki hücre mitoz veya mayoz yapmadığında kromozomlar çözülmemiş cromotin iplikler halinde.지금 유사분열이나 감수분열 중이 아니라는 것을 기억해야합니다
Ama unutmayın ki hücre mitoz veya mayoz yapmadığında kromozomlar çözülmemiş cromotin iplikler halinde.染色体は、ほどかれていて
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.E no entanto, a realidade é que não fizemos praticamente nada para alterar o nosso percurso.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.En toch is de realiteit dat we niet van koers zijn veranderd.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.Eppure la realtà è che non abbiamo fatto quasi niente per cambiare le cose.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.És most mégis az a szituáció hogy szinte semmit sem tettünk ennek érdekében.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.Et pourtant, la réalité est que nous n'avons presque rien fait pour changer de cap.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.그럼에도 불구하고, 현실은 우리가 과정을 바꾸는것을 위해서는 거의 아무것도 하지 않았다는 것입니다.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.Namun kenyataannya adalah kita hampir tidak melakukan apa-apa untuk mengubahnya.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.Şi totuşi realitatea este că nu am făcut aproape nimic pentru a ne schimba direcţia.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.Totuus on, että emme ole tehneet paljon mitään muuttaaksemme suuntaa.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.Tuy nhiên, thực tế lại là chúng ta hầu như chẳng làm gì để thay đổi.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.Und doch ist es in Wirklichkeit so, dass wir im Prinzip rein gar nichts unternommen haben.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.W rzeczywistości, nie zrobiliśmy prawie nic, by cokolwiek zmienić.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.Y, sí, la realidad es que hemos hecho muy poco para cambiar el rumbo.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.Παρόλα αυτά η πραγματικότητα είναι ότι πρακτικά δεν έχουμε κάνει απολύτως τίποτα για ν' αλλάξουμε πορεία.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.И все пак, реалността е, че не сме направили почти нищо, за да променим курса.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.Однако в реальности, мы почти ничего не сделали, чтобы изменить направление.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.ובכל זאת, המציאות היא שלא עשינו כמעט כלום כדי לשנות כיוון.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.ومع ذلك، الحقيقة أنه لم نقم بأي شيء أبدا لتغيير المسار.
Ama yine de, gerçek şu ki rotamızı değiştirmek için neredeyse hiç bir şey yapmadık.経済の在り方を変えることはほとんど何もしてきませんでした 成長の速度を落とすことさえしていません
Ancak anlatacağım makine bu dediklerimden hiçbirini yapmadı. Aslında tam da tersine hizmet etti.Ale maszyna, o której mówię, wcale tak nie zrobiła, a wręcz przeciwnie.
Ancak anlatacağım makine bu dediklerimden hiçbirini yapmadı.Dar maşina despre care vă voi spune nu face nimic din toate astea.
Ancak anlatacağım makine bu dediklerimden hiçbirini yapmadı.하지만 제가 말씀드리려는 기계는 그런 것은 전혀 아닙니다.
Ancak anlatacağım makine bu dediklerimden hiçbirini yapmadı.Mais la machine dont je vais vous parler n'a rien fait de tout cela.
Ancak anlatacağım makine bu dediklerimden hiçbirini yapmadı.Ma la macchina di cui vi parlerò non ha fatto niente di tutto ciò.
Ancak anlatacağım makine bu dediklerimden hiçbirini yapmadı.Mas a máquina de que vos vou falar não fazia nada disto.
Ancak anlatacağım makine bu dediklerimden hiçbirini yapmadı.Nhưng tôi sẽ không cho các bạn biết về bất kì chiếc máy nào trong số này.
Ancak anlatacağım makine bu dediklerimden hiçbirini yapmadı.Pero la máquina de la que les voy a hablar no logró nada de eso.
Ancak anlatacağım makine bu dediklerimden hiçbirini yapmadı.Но то устройство, о котором я хочу вам рассказать, не такое.
Ancak anlatacağım makine bu dediklerimden hiçbirini yapmadı.אבל המכונה שאני אספר לכם עליה לא עשתה את זה.
Ancak anlatacağım makine bu dediklerimden hiçbirini yapmadı.ولكن الآلة التي سأكلمكم عنها لم تقم بأي شيء من هذا.
Ancak bakın neden böyle yapmadıkları hakkında ne söylüyor.Aber ein Bandenmitglied sagt, warum sie es nicht tun.
Ancak bakın neden böyle yapmadıkları hakkında ne söylüyor.Ale oto czemu się tego nie robi:
Ancak bakın neden böyle yapmadıkları hakkında ne söylüyor.Ale takhle vám vysvětlí proč to nedělají.
Ancak bakın neden böyle yapmadıkları hakkında ne söylüyor.Dar uitaţi ce spune despre motivul pentru care nu fac lucrul acesta.
Ancak bakın neden böyle yapmadıkları hakkında ne söylüyor.De ezt mondja arról, hogy miért nem csinálják ezt.

İlgili Sayfalar