yapmadı ile cümle
yapmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
ABD hükümet yetkilileri onunla ilgili hiçbir açıklama yapmadılar.Quân đội Hoa Kỳ không có phản ứng nào về vụ việc này.
Yapmadı mı ne çabuk unutuyoruz.Nhưng ông nhanh chóng nhận ra đó không phải điều ông thích.
Birçok sanık, sorgulamalar sırasında söylediklerinden farklı bir savunma yapmadı.Những người buộc tội không cung cấp được bất kỳ bằng chứng nào ủng hộ cho các cáo buộc của họ.
Polis müdahale etmek için hiçbir şey yapmadı.警察は何もしなかった。
Yapmadı mı ne çabuk unutuyoruz.やったことはすぐ忘れる。
Bir erkekle asla bir şey yapmadım.一度も男性と付き合ったことがない。
On yıldır McDonald's dan alışveriş yapmadım.上京してからも10年ほどはマクドナルドでアルバイトをしていた。
(Bir şey yapmadım.)(...)彼らはなにもしない。
Anitta babası Neşa şehrini ele geçirdiği zaman "halkına kötülük yapmadı. anaları babaları yaptı" der.大坂の陣のとき、生母に「祖父(家康)の目にかなうよう、卑しき母の子として生まれたと後ろ指を差されることのないように」と言われた(『藩翰譜』)。
William öfkesine hakim olmak için hiçbir şey yapmadı, suçsuz da suçluyla beraber cezalandırıldı.恥ずべきことに、ウィリアムは自身の憤怒を抑えようともせず、無辜の人々を犯罪によって罰したのだ。
ABD hükümet yetkilileri onunla ilgili hiçbir açıklama yapmadılar.アメリカ政府は何の公式声明も出さなかった。
Çiçek muhtemelen daha gençti çünkü on sekiz yıl doğum yapmadı.なぜか出産の能力が失われ、18年間にわたって全く子供が生まれないのだ。
Daha önce hiçbir filmde yapmadığım birçok şey var burada.それはこれまでの演劇にはない新しさがあったのである。
Bir buçuk yıl tiyatro yapmadı.4年半ぶりの劇場公開。
Önemli olan elinden geleni yapıp yapmadığındır.大事なのは全力を尽くすか否かだ。
Fakat doktorluk mesleğini hiç yapmadı.(但是,他从未完成过他的博士学位。
Fakat bunu yapmadıklarında, tanrılar onların yerine insanları yaratmıştır.對他而言,如果人不能不犯罪,那是污辱其創造主。
William öfkesine hakim olmak için hiçbir şey yapmadı, suçsuz da suçluyla beraber cezalandırıldı.汤姆会为不是他干的事而被错误地惩罚。
Animasyon, inanılmaz hayalperest ve detaylı; hikâyeler, önceden yapmadıklarımızı yapıyor.这部动画是那么惊人地详实且富有想象力,而且其中的那些故事也做着我们从未做过的事。
Dua etmedi, beyanda bulunmadı ya da Müslümanlar tarafından provokatif olarak görülecek bir şey yapmadı.他没有祈祷,没有讲话,也没有做任何可能被看作是侵犯穆斯林敏感的事情。
Ama o bunu yapmadı."但是他根本就没有这样做”。
Yapmadı mı ne çabuk unutuyoruz.吾无闻然,尽在是矣。
Öğretmenlik yapmadı.无事不教。
Danimarka Kopenhag/Herning Danimarka daha önce herhangi bir dünya şampiyonasına ev sahipliği yapmadı.丹麦 哥本哈根/海宁 丹麦是唯一作為一個國際冰球排名居於前列,但卻從未舉辦世界盃的国家。
Daha önce bir kayıt yapmadı.至今未發行唱片。
On yıldır McDonald's dan alışveriş yapmadım.负责神农堂的防务已有十年未出过错。
Arada kalan yıllarda hiç ev işi yapmadı.多年來都沒試過賺大錢。
Nefes çalışması veya meditasyon veya kutsal metinlerin tetkiki gibi herhangi bir çalışma yapmadım.나는 어떠한 호흡, 명상, 경전 공부에 대한 과정도 밟지 않았다.
(Bir şey yapmadım.)(정지하지는 않는다.)
ABD hükümet yetkilileri onunla ilgili hiçbir açıklama yapmadılar.미국 관리는 이에 대한 어떤 증거도 없다고 성명을 발표했다.
İnsanların işlerini gerektiği gibi yapmadıklarını düşünüyor.가해자의 행위를 원하지 않는다는 의사를 밝힌다.
Yapmadı mı ne çabuk unutuyoruz.이것을 깨달아 빨리 처리하지 않기 때문에이다.
Ancak Ford bu konuda henüz resmi bir açıklama yapmadı.그렇지만 란은 대답을 공식적으로 해주진 않았다.
John, hastane çalışanlarının gerekeni yapmadığını düşünerek babasını eve götürür.존은 일을 마치고 병원 밖에 앉아 자신이 의사를 할 수 있을지 고민하게 된다.
Aslında bakılırsa da kimseyle bir düet daha yapmadım," dedi.나 이외에는 다른 어떤 신도 없다."라고 말했기 때문이다.
Bir erkekle asla bir şey yapmadım.28년 인생 동안 남자와 사귀어 본 적이 없다.
Arada kalan yıllarda hiç ev işi yapmadı.בשנים אלה מעודו לא ניסה לבצע את אחת מעבודות הבית.
Diş hekimliği eğitimi aldı fakat mesleğini yapmadı.הוא למד רפואת שיניים, אך לא עסק במקצוע זה.
Bir buçuk yıl tiyatro yapmadı.שנה וחצי לא התראינו.
Yapmadı mı ne çabuk unutuyoruz.לא הלכתי פתאום .
O sahnede iyi bir performans verdi ama o ilk on yapmak için yapmadı.המחזמר זכה לתשבחות רבות, אולם לא זכה להצלחה בעת הופעתו הראשונה.
Şehrim Aşk ^ "Biz bu dünyayı yapmadık, bulduk".שנאנו את העולם; העולם שנא אותנו".
Rihanna Navy takımı henüz bir saatlik mix yapmadılar mı?מישהו ממעריצי ריהאנה עשה כבר מיקס לשיר באורך שעה?".
Daha önce bir kayıt yapmadı.הוא לא הדפיסו מעולם.
Şirket, konunun öncülüğünü yapmadı, ancak yaygın olarak iPad Mini olması bekleniyordu.אפל לא חשפה מראש מה יוכרז באירוע, אבל היה צפוי כי תושק גרסה חדשה של ה-iPad.
Flint bu şarkıda vokallik yapmadı.זאת למרות שקופר לא שר בשיר זה.
Ondan sonra da başarılı filmler yapmadım değil ama festivallere göndermedik.Не че в следващите години не правехме добри филми, но не ги пращахме на фестивали.
Fakat doktorluk mesleğini hiç yapmadı.Той никога не практикува лекарската професия.
Polis müdahale etmek için hiçbir şey yapmadı.Полицията не се намесва.
Neden bunu yapmadık?Защо се е случило така?
Tüm suçlamaları reddederek savunma yapmadı.Самата девойка отхвърля всички обвинения .
Şu ana kadar Tanrı'ya inanıp inanmadığıyla ilgili bir açıklama yapmadı.Не вярвали в Ада или което и да е Божие наказание.
Bazıları bunu yapmadı, böylece görüşler ve açıklamalar hızla çoğaldı.Махнати са някои сцени, а доказателствата и фактите вече са по-добре издържани.
Ben de baştan sona kadar hepsini kendi okuduğu gibi okudum, tek harfte bile hata yapmadım.Те описали всичко от начало докрай, като не пропуснали нищо.
Para atışını kaybeden tarafın kaptanı ise, kazanan tarafın seçim yapmadığı tarafta seçim yapar.Pobjednik bacanja novčića ima izbor strana.
1997 yılında Thy Serpent grubuna dahil oldu, fakat bu grupla albüm kayıt çalışması yapmadılar.1997. je neko vrijeme svirao u black metal sastavu Thy Serpent, ali nije dočekao izdavanje albuma.
Bahçenin geometrik yapısında ise ciddi bir değişiklik yapmadı.U unutrašnjosti dvorca nije bilo značajnih građevinskih promjena.
CTP dışında hiçbir parti miting yapmadı.Nijedna njihova igra zasad nije izašla za PC.
"Ben hiçbir filmimde sevgi-sevgisizlik ekseninde seslendirme yapmadım; hepsine eşit davranmaya çalıştım.Nisam popio niti kap pića cijelo vrijeme dok sam radio na scenariju."
Theo ve Adam yeterli sayıda şarkı yapmadıkları sürece konser vermemeye karar verdiler.Theo a Adam sa rozhodli, že nebudú robiť žiadne koncerty, kým nebudú mať dostatok piesní.