Tom bunu asla yapmazdı.Tom would never do that.
Tom Mary için gerçekten güzel bir şey yapmak istedi.Tom wanted to do something really nice for Mary.
Tom bana senin kime gezinti yapmayı sorduğunu anlattı.Tom told me who you were asking to the prom.
Tom bir anda fazla yapmadı.Tom hasn't done much in a while.
Tom yaptığını yapmak için iznimi aldı.Tom had my permission to do what he did.
Tom kamyona yükleme yapmayı bitirdi.Tom finished loading the truck.
Yandaki ev biraz gürültülü. Onların parti yapıp yapmadıklarını merak ediyorum.The house next door is a bit loud. I wonder if they're throwing a party.
O onu yapmaktan ayrı bir mutluydu.She was more than happy to do it.
Yapmam gereken çok şey var.I have a lot to do.
Onu yapmayı gerçekten istiyor musun?Do you really want to do that?
Yapmamı istediğini niçin yapmadığımı gerçekten bilmek istiyor musun?Do you really want to know why I didn't do what you asked me to do?
Kendi işini yapmayı gerçekten istiyor musun?Do you really want to run your own business?
Tom onu hemen yapmak zorunda değil.Tom doesn't have to do that right away.
Tom gerçekten şimdiye kadar giriş yapmalıydı.Tom really should've checked in by now.
Tom gerçekten onu yapmayı şimdiye kadar bitirmeliydi.Tom really should've finished doing that by now.
Tom Mary'ye ev ödevini yapmasını söylediğini söyledi.Tom said that he told Mary to do her homework.
Üzgünüm. Onu yapmamam gerektiğini biliyorum.I'm sorry. I know I shouldn't have done that.
Beğen ya da beğenme, onu yapmak zorundasın.Like it or not, you have to do it.
Beğen ya da beğenme, onu hemen yapmak zorundasın.Like it or not, you have to do that right away.
Benim onu yapmamı isteyemezsin.You can't ask me to do that.
Onun onu yapmasını isteyemezsin.You can't ask her to do that.
Bunu asla tekrar yapmayacağım.I'll never do it again.
Söz veriyorum. Tekrar onu asla yapmayacağım.I promise I'll never do it again.
Tom ve Mary daha sonra ne yapmaları gerektiğini bilmiyor.Tom and Mary don't know what they should do next.
Tom yeniden planlama yapmak zorunda kalacağını söyledi.Tom said he'd have to reschedule.
Yanlış bir şey yapmadım.I did nothing wrong.
O yanlış bir şey yapmadığını söylüyor.She says that she did nothing wrong.
O hâlâ yanlış bir şey yapmadığını söylüyor.He still says that he did nothing wrong.
Yanlış bir şey yapmadık.We did nothing wrong.
Biz yanlış bir şey yapmadık. O sadece bir öpücüktü.We did nothing wrong. It was only a kiss.
Yasa dışı bir şey yapmadım.I did nothing unlawful.
Korunmasız seks yapmak tehlikelidir.Having unprotected sex is dangerous.
Bunu yapmak can sıkıcı olabilir fakat onu yapmak zorundayız.It might be a pain in the neck to do this, but we have to do it.
Tom hasar için ödeme yapmayı teklif etti.Tom offered to pay for the damages.
Bunu nasıl yapmamı bekliyorsun?How do you expect me to do this?
Onu yapmak istediğimi düşünmüyor musun?Don't you think I would like to do that?
Tom'u bunu yapmasını isteyecek kadar iyi tanıyor musun?Do you know Tom well enough to ask him to do this?
Sana ödeme yapmalı mıyım?Do I have to pay you?
Tom sana ne yapmayı planladığını söyledi mi?Did Tom tell you what he was planning to do?
Tom Mary'ye ne yapması gerektiğini söyledi mi?Did Tom tell Mary what she should do?
Tom bu akşam ne yapmayı planladığını söyledi mi?Did Tom say what he was planning to do this evening?
Bunu yapmak zorunda olmadığına memnun değil misin?Aren't you glad you don't have to do this?
Tom'un ne yapması gerektiğini bildiğinden emin misin?Are you sure Tom knows what he's supposed to do?
Onu yapmanı kim istedi?Who asked you to do that?
Bunu yapmak için nedenin ne?What's your reason for doing this?
Bu sorunun tekrar olmasını önlemek için ne yapmalıyız?What must we do to avoid having this problem again?
Başka ne yapmak istiyorsun?What else do you want to do?
Tom'un başka ne yapmayı planladığını düşünüyorsun?What else do you think Tom is planning to do?
Onların başka ne yapmayı planladıklarını düşünüyorsun?What else do you think they're planning to do?
Ne yapmamız gerektiğini düşünüyorsun?What do you think we should do?
Gerçekten ne yapmak istiyorsun?What do you really want to do?
Ne yapmak zorundasınız?What do you have to do?
Bizim ne yapmamızı istedin?What did you want us to do?
Tom'un ne yapmasını istedin?What did you want Tom to do?
Ne yapmamı istedin?What did you want me to do?
Bununla ne yapmam gerekir?What am I supposed to do with this?
Tom'un söylediğini yapmalı mıyım?Should I do what Tom says?
Onların dediğini yapmalı mıyım?Should I do what they say?
Açıklığa kavuşturmak için, tam olarak ne yapmamı istiyorsun?Just to be clear, what exactly do you want me to do?
Onlar eskiden yaptıkları gibi 'em yapmazlar.They don't make 'em like they used to.