Ana içeriğe geç
Sözlük

yapma ile cümle

yapma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bana bir iyilik yapmanı istiyorum.I have a favor to ask.
Açıkçası, ev ödevimi yapmadım.To tell the truth, I didn't do my homework.
Planlar yapmak genellikle gerçekleştirmekten daha kolaydır.It is often easier to make plans than to carry them out.
Bir resim çekmek için yapmanız gereken bütün şey bu düğmeye basmaktır.All you have to do to take a picture is push this button.
Metin yazıp konuşma yapmakla meşgulüm.I'm busy with writing letters and giving speeches.
Yazılı olarak yapmanız gereken tek şey onu açık ve ilginç tutmaktır.All you have to do in writing is to keep it clear and interesting.
Ben giriş yapmak istiyorum.I'd like to check in.
En azından haftada bir kez egzersiz yapmaya çalış.Try to exercise at least once a week.
Bu hafta sonu küçük bir gezi yapmak istiyorum.I'd like to take a small trip this weekend.
Her çalışan, yılda iki haftalık ücretli bir tatil yapma hakkına sahiptir.Each employee is entitled to a two week paid vacation per year.
Ev ödevi yapmam gerektiğinde erkek kardeşim her zaman bana yardım eder.When I have homework to do, my brother always helps me with it.
O, ödevini yapmadığı için onu azarladı.She told him off for not doing his homework.
En ödevini yapmalıydın.You ought to have done the homework.
Kamu hizmetleri için ödeme yapmak zorundasın.You have to pay for utilities.
Ticaretin ruhu dürüst iş yapmaktır.The soul of commerce is upright dealing.
Çek ile ödeme yapmak istiyorum.I'd like to pay by check.
Kız arkadaşı için çay yapmakla meşguldü.The girl was busy making tea for her friend.
Mürettebat uzaya yolculuk yapmak için hazırlanmakla meşgul.The crew is busy preparing for the voyage into outer space.
Canım şaka yapmak istemiyor.I don't feel like joking.
Her zaman elinden geleni yapmalısın.You should always do your best.
Her zaman doğru olanı yapmalısın.You must always do what is right.
Sofrada ses yapmamalısın.You must not make a noise at the table.
Yatmaya gitmeden önce banyo yapmak ister misin?Would you like to have a bath before going to bed?
Yeni bir bisiklet istiyorsan tasarruf yapmaya başlasan iyi olur.If you want a new bike, you'd better start saving up.
Shinjuku'ya gitmek için nerede aktarma yapmam gerekiyor?Where do I have to transfer to get to Shinjuku?
Bir beyefendi böyle bir şey yapmazdı.A gentleman would not do such a thing.
Bir centilmen böyle bir şey yapmazdı.A gentleman wouldn't do such a thing.
Ebeveynler, çocuklarının refahı için bakım yapmalıdır.Parents must look after the well-being of the their children.
Bunu yapmak zorunda olmamanın tek nedeni bu.That's only because you don't have to do it.
Her zaman birisinin frag-kuyruğunda yolculuk yapmayın.Do not always ride on someone's coat-tail.
Biri insan her zaman elinden geleni yapmalıdır.One should always do one's best.
Hepimiz hata yapmaya karşı yükümlüyüz.We are all liable to make mistakes.
Bir insan elinden geleni yapmalıdır.One must do one's best.
Bir insan hata yapmadan bir şey yapmayı öğrenemez.One can't learn to do anything without making mistakes.
İnsanlar bir bütün olarak öyle şeyler yapmaz.People as a whole don't do things like that.
Bir insan vazifesini yapmalı.One should do one's duty.
Bir insan elinden geleni yapmalı.One should do one's best.
İnsan görevini yapmalı.One must do one's duty.
İnsan görevlerini yapmalıdır.One should do one's duties.
Hayatta büyük zevk insanların yapamayacağını söylediği şeyi yapmaktır.The great pleasure in life is doing what people say you cannot do.
Su olmayan bir yerde kamp yapmak imkansızdır.Camping is impossible where there is no water.
Matematik öğretmenimiz yarın sınav yapmayacak.Our mathematics teacher won't give us a test tomorrow.
Dünya barışını korumak için ne yapmamız gerektiğini düşünüyorsun?What do you think we must do in order to maintain the peace of the world?
Dünya barışını kurmak için elimizden geleni yapmalıyız.We should do our utmost to establish world peace.
O, dünyada bir yolculuk yapma niyetiyle parasını tasarruf ediyor.She is saving her money with a view to taking a trip around the world.
Başarılı olsak da olmasak da elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız.Whether we succeed or not, we have to do our best.
Eğer başarılı olacaksan iyi bir başlangıç yapmalısın.If you are to succeed, you must make a good start.
Hükümet temel değişiklikler yapmalı.The government must make fundamental changes.
Dürüst bir insan böyle bir şey yapmazdı.An honest man would not do such a thing.
İşimi barış içinde yapmama izin verin.Let me do my work in peace.
Bir koltuğu sağlama almak için yapman gereken bütün şey sırada beklemektir.All you have to do to secure a seat is to wait in line.
Bebek uyuyor. Gürültü yapmayın.The baby is asleep. Don't make a noise.
Biletimi kaybettim. Ne yapmalıyım?I lost my ticket. What should I do?
Öğretmenim onu tekrar yapmamam için beni uyardı.My teacher warned me not to do it again.
Öğretmenimiz bize elimizden geleni yapmamızı söyledi.Our teacher told us that we should do our best.
Öğretmen bize hep en iyisini yapmamız gerektiğini öğretti.The teacher taught us that we should always do our best.
Öğretmen öğrencilerin ikili grup halinde diyaloğu patik yapmalarını istedi.The teacher asked the students to practice the dialogue in pairs.
Savaş sırasında, biz şekersiz yapmak zorunda kaldık.During the war, we had to do without sugar.
Onlarla önceden hazırlıklar yapmalıyız.We must make arrangements with them beforehand.
Peşin ödeme yapmak zorunda mıyım?Do I have to pay in advance?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod