yapmışlar ile cümle

yapmışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.I Kina, uden egentlig at kunne forstå princippet bag dette, brugte de det samme princip på grønne trafiklys.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.În China, fără să înţeleagă principiul de la bază al ideii, cronometrul a fost aplicat şi semafoarelor verzi.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.In Cina non hanno ben colto il principio che c'è dietro e lo hanno applicato ai semafori verdi.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.In Cina, senza cogliere del tutto il principio di base, hanno applicato lo stesso principio ai semafori verdi.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.중국에서는 이 원리를 제대로 이해하지 못해서 청신호에 카운트다운을 하도록 해놓았습니다.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.Na Kitajskem tega principa ne razumejo čisto v redu, zato so isto načelo vpeljali za zelene luči.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.V Číně, kde asi úplně nepochopili princip tohoto jevu, použili stejnou strategii na zelenou.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.V Číne, z nie veľmi pochopiteľného dôvodu, aplikovali rovnaký princíp na zelené dopravné svetlo.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.W Chinach, nie bardzo rozumiem dlaczego, wprowadzono to samo rozwiązanie dla świateł zielonych.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.В Китае не до конца поняли принцип и сделали то же самое для зелёного света.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.בסין, ללא הבנה ממשית של העיקרון שעומד מאחורי זה הם אימצו את העיקרון הזה לאור הירוק ברמזור
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.في الصين ، لم يفهموا بالفعل المغزى وراء ذلك فقد قامو بتطبيق نفس المفهوم على اشارة المرور الخضراء
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.同じ法則を青信号に適用しました (笑)
Connecticut'taki birkaç diş hekimi bundan 30 yıl öcne yapmışlar bu deneyi.1つの実験について話します。 非常に古い実験だが、効率的で、
Connecticut'taki birkaç diş hekimi bundan 30 yıl öcne yapmışlar bu deneyi.코네티컷주의 몇몇 치과의사들이 한 30년쯤 전에 했던 실험입니다.
Connecticut'taki birkaç diş hekimi bundan 30 yıl öcne yapmışlar bu deneyi.Así que hablaré acerca de un experimento que algunos dentistas en Connecticut idearon hace unos 30 años.
Connecticut'taki birkaç diş hekimi bundan 30 yıl öcne yapmışlar bu deneyi.Hier een experiment dat een paar tandartsen in Connecticut 30 jaar geleden bedacht hebben.
Connecticut'taki birkaç diş hekimi bundan 30 yıl öcne yapmışlar bu deneyi.l-au făcut acum 30 de ani.
Connecticut'taki birkaç diş hekimi bundan 30 yıl öcne yapmışlar bu deneyi.Portanto, eu vou falar de uma experiência que alguns dentistas em Connecticut prepararam há uns 30 anos.
Connecticut'taki birkaç diş hekimi bundan 30 yıl öcne yapmışlar bu deneyi.Povím vám o jednom experimentu, který si pár zubařů v Connecticutu vymyslelo před nějakými 30 lety.
Connecticut'taki birkaç diş hekimi bundan 30 yıl öcne yapmışlar bu deneyi.Ще ви разкажа един експеримент, който няколко зъболекари от Кънектикът са направили преди около 30 години.
Connecticut'taki birkaç diş hekimi bundan 30 yıl öcne yapmışlar bu deneyi.שמספר רופאי שיניים בקונטיקט יזמו לפני כ-30 שנה.
Connecticut'taki birkaç diş hekimi bundan 30 yıl öcne yapmışlar bu deneyi.التي قام بها اطباء الاسنان في ولاية كونيكت منذ حوالي 30 عام
Connecticut'taki birkaç diş hekimi bundan 30 yıl öcne yapmışlar bu deneyi.呢個係一個30年前﹐幾個喺美國康州嘅牙醫 諗出嚟嘅實驗。
Demek ki başarılı olmuşlar, ayrı bir sergi açmakla doğruyu yapmışlar.Те постигнали значителен успех. В крайна сметка те направили правилното нещо.
Demek ki başarılı olmuşlar, ayrı bir sergi açmakla doğruyu yapmışlar.הם די הצליחו. בסופו של דבר, הם עשו את הדבר הנכון.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.Al doilea este de a bani in plus celor care au obtinut o diploma de master.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.A második, hogy jutalmazzuk azokat, akik megszerzik a mesterfokozatot.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.A segunda é dar mais dinheiro a quem conclui o mestrado.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.Das zweite ist mehr Geld an die zu geben, die ihren Master Abschluss machen.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.De tweede is een opslag voor mensen die een extra academische graad hebben gehaald.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.Druga to dodatkowe pieniądze na osób, które uzyskają tytuł magistra.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.Druhým faktorem jsou peníze navíc, které získávají učitelé s magisterským titulem.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.Druhým faktorom sú peniaze navyše, ktoré získavajú učitelia s magisterským titulom.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek. Fakat bunların daha iyi bir öğretmen olmakla ilgisi yok.Et l'on paye plus ceux qui ont leur maîtrise or c'est sans rapport avec être un meilleur prof.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.두번째는 "교육학 석사학위" 소지여부입니다.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.La seconda è dare del denaro extra alle persone che ottengono un master.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.La segunda es pagarle más a la gente que obtiene una maestría.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.Thứ 2 là trả lương cao hơn cho những người có bằng thạc sĩ.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.Yang kedua adalah pemberian insentif tambahan bagi guru yang bergelar master.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.Το άλλο είναι τα επιδόματα που δίνουν σε όσους έχουν μεταπτυχιακούς τίτλους.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.Вторая - это дополнительные деньги за степень магистра.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.Второто е даване на допълнителни пари на хора, които имат магистърска степен.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.השני הוא תוספת שכר למי שהשיגו תואר M.A
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.الأمر الثاني هو منح المزيد من المال للحاصلين على درجة الماجستير.
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.しかし、修士号の取得と、質の高い教師であるということの連係性は、全くないのです。
Eğer öyleyse, nasıl bir anlaşma yapmışlardı?De ser así, ¿cómo hacían los acuerdos?
Eğer öyleyse, nasıl bir anlaşma yapmışlardı?En zo ja, hoe regelden ze dat dan?
Eğer öyleyse, nasıl bir anlaşma yapmışlardı?E se è così, in che modo strinsero accordi?
Eğer öyleyse, nasıl bir anlaşma yapmışlardı?Et si oui, comment concluaient-ils ces accords ?
Eğer öyleyse, nasıl bir anlaşma yapmışlardı?Ha igen, hogyan állapodtak meg egymással?
Eğer öyleyse, nasıl bir anlaşma yapmışlardı?I jeśli tak, jak się porozumiewali (umawiali)?
Eğer öyleyse, nasıl bir anlaşma yapmışlardı?그럼 그들은 서로 어떻게 협의 했을까요?
Eğer öyleyse, nasıl bir anlaşma yapmışlardı?Şi dacă da, cum făceau înţelegerile?
Eğer öyleyse, nasıl bir anlaşma yapmışlardı?Und wenn dem so war, wie haben sie dies geregelt?
Eğer öyleyse, nasıl bir anlaşma yapmışlardı?Và nếu vậy, làm cách nào mà họ dàn xếp được với nhau?
Eğer öyleyse, nasıl bir anlaşma yapmışlardı?Κι αν ήταν έτσι, πως έκαναν διακανονισμούς;
Eğer öyleyse, nasıl bir anlaşma yapmışlardı?И ако е така, как се разбирали?
Eğer öyleyse, nasıl bir anlaşma yapmışlardı?И если так, то как они урегулировали этот вопрос?
Eğer öyleyse, nasıl bir anlaşma yapmışlardı?ואם כן, איך הם הגיעו להסכמים?

İlgili Sayfalar