yapmışlar ile cümle

yapmışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.И привлекли фермерите... ето плакати, които поставяли в обора, и имат DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.Они для фермеров развешивают плакаты в свинарниках, и выпустили учебный DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.הם הכינו לחוואים פוסטרים, והיה להם די,וי,די.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.ومن ثم تم ترويجها للمزارعين - وتم توزيع منشورات على الاسطبلات ولديهم أقراص دي في دي للعملية
Bunu mu yapmışlar?Co zrobili?
Bunu mu yapmışlar?Gjorde de det?
Bunu mu yapmışlar?Mi az, hogy csinálta?
Bunu mu yapmışlar? Nasıl?Ach komm!... [WIE denn das?!]
Bunu mu yapmışlar?Quoi, ils ont fait ça ?
Bunu mu yapmışlar?Така ли са направили?
Burada onlar hesaplamayı onlar bizim için yapmışlar.A v podstatě oni to pro nás tady spočítali.
Burada onlar hesaplamayı onlar bizim için yapmışlar.Ed ora loro hanno fatto il calcolo per noi.
Burada onlar hesaplamayı onlar bizim için yapmışlar.I rzeczywiście, podobna wartość została obliczona w bilansie.
Burada onlar hesaplamayı onlar bizim için yapmışlar.Ja tosiasiallisesti, he tekivät laskelman tähän meille.
Burada onlar hesaplamayı onlar bizim için yapmışlar.Und tatsächlich haben sie die Berechnung hier für uns.
Burada onlar hesaplamayı onlar bizim için yapmışlar.Y de hecho, ellos hicieron el cálculo aquí para nosotros.
Burada onlar hesaplamayı onlar bizim için yapmışlar.正確な数字は839万ドル、もしくは840万ドルの資本です。
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Así que decidieron, debido a que el hallazgo les intrigaba, hacer una encuesta nacional.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Comme ils étaient intrigués par cette découverte, ils ont décidé de faire une étude à l'échelon national.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Como ficaram intrigados com esta conclusão, decidiram fazer uma pesquisa nacional.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Così decisero, incuriositi da questa scoperta, di fare un'indagine a livello nazionale.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Daarom besloten ze, geïntrigeerd door deze uitkomst, om een landelijk onderzoek te doen.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.그들은 이러한 사실을 발견하고 호기심이 동하여 전국적인 조사를 해보기로 했습니다.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Phát hiện này khiến họ tò mò và thích thú, và họ quyết định làm một cuộc điều tra trên toàn quốc.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Şi aşa s-au hotărât, pentru că erau contrariaţi de acest rezultat, să facă un studiu naţional.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.To zjištění je fascinovalo, proto se rozhodli udělat celostátní průzkum.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Zaintrygowani tymi wynikami, zdecydowali, że przeprowadzą ogólnonarodowe badanie.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Και έτσι αποφάσισαν, επειδή παραξενεύτηκαν απο αυτά τα ευρήματα, να κάνουν μια πανεθνική έρευνα.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.И така, те решили, защото били заинтригувани от тази констатация, да направят национално проучване.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Компанія настільки зацікавилася цими результатами, що вирішила провести дослідження по всій країні.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.והם החליטו, מפני שהממצא הזה סיקרן אותם, לערוך סקר ארצי.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.وهكذا فقد قرروا ، لأنهم كانوا مستغربون لهذا الإكتشاف ، بعمل إستطلاع على البلاد كلها .
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.全国的な調査を行うことにしました 国勢調査のデータを調べてみると、
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Acei atleti au sacrificat totul pentru a concura la jocuri.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Aqueles atletas tinham sacrificado tudo para competir nos jogos.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Azok a sportolók mindent föláldoztak, hogy részt vehessenek a játékokon.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Ces athlètes avaient tout donné pour participer à ces Jeux.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Ci sportowcy poświecili całe swoje życie aby wziąć udział w igrzyskach.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Dessa idrottsmän hade offrat allt för att delta i tävlingen.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Deze atleten hadden alles opgeofferd om aan de spelen deel te kunnen nemen.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Diese Sportler hatten alles geopfert, um an den Spielen teilzunehmen.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Disse atleter havde ofret alt for at konkurrere i legene.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Estos atletas habían sacrificado todo para competir en las Olimpiadas.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.그 운동선수들은 이번 올림픽 게임을 위해 모든 것을 희생했습니다.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Những vận động viên đó đã hy sinh tất cả để tham gia thi đấu.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Quegli atleti avevano sacrificato tutto per partecipare ai giochi.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Tí športovci obetovali všetko, aby mohli súťažiť na hrách.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Tito sportovci obětovali všechno, aby na hrách soutěžili.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Αυτοί οι αθλητές είχαν θυσιάσει τα πάντα για να συναγωνιστούν στους αγώνες.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Тези атлети бяха пожертвали всичко, само за да участват в игрите.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Ці спортсмени пожертвували всім, щоб змагатися на Іграх.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Эти спортсмены отдали все ради участия в играх.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.ספורטאים אלה הקריבו הכל כדי להשתתף בתחרויות.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.هؤلاء الرياضين ضحوا بكل شيء ليتسابقوا في السباقات
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.誰もがメダルに値するけれど 運という要素も欠かせません
Çarmıha gerilme sahnesi çok önemli olduğu için bu sahneyi daha büyük yapmışlar.Naturalnie Ukrzyżowanie jest niezmiernie ważne i z tego powodu zajmuje więcej powierzchni.
Çarmıha gerilme sahnesi çok önemli olduğu için bu sahneyi daha büyük yapmışlar.Ukřižování je samozřejmě nadmíru důležité a dostává se mu tudíž více prostoru.
Çarmıha gerilme sahnesi çok önemli olduğu için bu sahneyi daha büyük yapmışlar.Так, звичайно, Розп'яття надзвичайно важливе, тому йому й відведено значно більше місця.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.En China no entendieron bien el principio detrás de ello y aplicaron la misma regla a la luz verde.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.En Chine, ne comprenant pas vraiment le principe de tout ça, ils ont appliqué le même système aux feux verts.

İlgili Sayfalar