Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Ďalšou časťou skladačky je loď za východu slnka, ktorá sa pokojne kĺže do mora.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Das nächste Puzzleteil zeigt, wie ein Boot im frühen Morgenrot leise auf See ausläuft.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Het volgende stuk van de legpuzzel is van een boot die in alle vroegte, stilletjes de open zee opvoer.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.다음 퍼즐 조각은 이른 새벽에 조용히 바다로 나아가는 보트입니다.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.La prochaine pièce du puzzle est celle d'un bateau à l'aube qui glisse silencieusement vers le large.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.La seconda tessera del mosaico è una barca che all'alba scivolava lentamente nel mare.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.La siguiente parte del rompecabezas es sobre un bote al amanecer delizándose silenciosamente hacia el mar.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Mảnh ghép tiếp theo của tấm hình là một con thuyền trong sớm hoàng hôn lặng lẽ trườn ra biển.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Na naslednjem koščku sestavljanke je čoln, ki v ranem jutru tiho drsi na odprto morje.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Następna część układanki to łódź wczesnym świtem, oddalająca się w stronę morza.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Potongan berikutnya adalah sebuah perahu di pagi buta melayar diam-diam ke laut.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Următoarea piesă a mozaicului este o barcă în zorii zilei care pluteşte liniştit pe mare.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Το επόμενο κομμάτι του παζλ είναι μια βάρκα τα χαράματα που γλιστράει σιωπηλά στη θάλασσα.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Наступний кавалок складанки - це човник, який на світанку тихо випливає у море.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Следващото парченце от пъзела е за лодка, която в ранни зори се хлъзга безшумно в морето.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Следующая часть головоломки содержит лодку на рассвете, бесшумно скользящую по морю.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.הפיסה הבאה בתצרף היא של סירה עם עלות השחר המחליקה דומם אל הים.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.الجزء التالي من الأحجية هي حول قارب في الفجر الباكر ينزلق في صمت في البحر
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.明け方の早い時間に 静かに海に出て行くボートです 母のマイは18歳のときに
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.Az első puzzle-darab: a távolság és az oktatás színvonala közötti összefüggés.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.Das erste Teil des Puzzles ist Entfernung und die Qualität von Bildung.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.Het eerste deel van de puzzel is afstand en de kwaliteit van het onderwijs.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.Il primo pezzo del puzzle è costituito dalla lontananza e dalla qualità dell'educazione.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.퍼즐의 첫번째 조각은 바로 소외지역과 교육의 질의 상관관계입니다.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.La première pièce du puzzle est l'éloignement et la qualité de l'enseignement.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.La primera pieza del rompecabezas es la lejanía y la calidad de la educación.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.Pierwszą częścią układanki jest oddalenie jako funkcja jakości edukacji.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.Potongan teka - teki yang pertama adalah keterpencilan dan kualitas pendidikan.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.Prima piesă din puzzle este izolarea şi calitatea educaţiei.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.První kousek skládačky je odlehlost a kvalita vzdělávání.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.Prvou časťou skladačky sú odľahlosť a kvalita vzdelania.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.Το πρώτο κομμάτι του παζλ είναι η απόσταση και η ποιότητα της εκπαίδευσης.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.Первая часть головоломки - удаленность и качество образования.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.Първата част от пъзела е отдалечеността и качеството на образованието.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.החלק הראשון בפאזל הוא הריחוק ואיכות החינוך.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.أول قطعة للأحجية هي البُعد ونوعية التعليم.
Yapbozun ilk parçası uzaklık ve eğitimin kalitesi.についてです 遠隔性という言葉には いくつかの意味があります
Yapbozun tüm parçaları, daha derin bir şeyin belirtileriydi.Alla pusselbitarna var symptom på något djupare,
Yapbozun tüm parçaları, daha derin bir şeyin belirtileriydi.All diese Puzzleteile waren Symptome von etwas viel größeren.
Yapbozun tüm parçaları, daha derin bir şeyin belirtileriydi.Era síntoma de que había algo más profundo.
Yapbozun tüm parçaları, daha derin bir şeyin belirtileriydi.Era síntoma de que había algo más profundo.
Yapbozun tüm parçaları, daha derin bir şeyin belirtileriydi. Sadece ne olduğunu bilmiyordum.A kirakós játék darabkái egy komolyabb dologra mutattak, csak azt nem tudtam, hogy mire.
Yapbozun tüm parçaları, daha derin bir şeyin belirtileriydi. Sadece ne olduğunu bilmiyordum.Alle stukken van de puzzel waren symptomen van iets dieper... ik wist alleen niet wat.
Yapbozun tüm parçaları, daha derin bir şeyin belirtileriydi. Sadece ne olduğunu bilmiyordum.Kaikki palapelin palaset olivat oireita jostain syvemmästä, en vain tiennyt mistä.
Yapbozun tüm parçaları, daha derin bir şeyin belirtileriydi.Všechny kousky skládačky byly symptomem něčeho hlubšího.
Yapbozun tüm parçaları, daha derin bir şeyin belirtileriydi.Wszystkie kawałki układanki były symptomami czegoś głębszego.
Yapbozun tüm parçaları, daha derin bir şeyin belirtileriydi.Όλα τα κομμάτια του παζλ ήταν συμπτώματα κάτι βαθύτερου,
Yapbozun tüm parçaları, daha derin bir şeyin belirtileriydi.Сви делови слагалице указивали су на симптоме нечега много дубљег.
Zihin bunu bir yapboza dönüştürüyor.La mente lo convierte en un rompecabezas.
Zihin bunu bir yapboza dönüştürüyor, şunun gibi, "Ah, bana metafizik bir soru soruyor."Az elme fejtörőt farag belőle: "Húha...egy metafizikai kérdés."
Zihin bunu bir yapboza dönüştürüyor, şunun gibi, "Ah, bana metafizik bir soru soruyor."La mente lo convierte en un rompecabezas, como 'Ah, está haciendome una pregunta metafísica.'
Zihin bunu bir yapboza dönüştürüyor, şunun gibi, "Ah, bana metafizik bir soru soruyor."La mente lo trasforma in un puzzle come "Ah, mi sta chiedendo una domanda metafisica"
Zihin bunu bir yapboza dönüştürüyor, şunun gibi, "Ah, bana metafizik bir soru soruyor."Le mental le transforme en casse-tête, genre, "Ah ! Il me pose une question métaphysique."
Zihin bunu bir yapboza dönüştürüyor, şunun gibi, "Ah, bana metafizik bir soru soruyor."Ум превращает это в сложную задачу, вроде как "О, он задаёт мне метафизический вопрос."
Zihin bunu bir yapboza dönüştürüyor, şunun gibi, "Ah, bana metafizik bir soru soruyor."המיינד הופך את זה לחידה, כמו "אהה, הוא שואל אותי שאלה מטהפיזית."
Zihin bunu bir yapboza dönüştürüyor."מהו זה שאינו עושה?" המיינד הופך את זה לחידה.