Franklın Roosevelt ten alıntı yapayım,وأضعه في سياق مختلف،
Franklın Roosevelt ten alıntı yapayım,「恐れるべき最大のものは恐怖そのものである」
Galiba hata yaptım. Toplamayı bir daha yapayım.헷갈리면 다시 한 번 해봅시다
Galiba hata yaptım. Toplamayı bir daha yapayım.Parece que eu realmente poderia ter sujado - deixe-me fazer isso mais uma vez.
Galiba hata yaptım. Toplamayı bir daha yapayım.Úgy tűnik valamit elrontottam -- hadd számoljam át még egyszer.
Galiba hata yaptım. Toplamayı bir daha yapayım.Vi får altså 42.
Galiba hata yaptım. Toplamayı bir daha yapayım.Wygląda, że ja mogłem coś tu pomylić - pozwól mi to zrobić jeszcze raz
Gelişmiş Yapay ZekaAI 上級
Gelişmiş Yapay ZekaAvancerad artificiell intelligens
Gelişmiş Yapay ZekaIA Avançada
Gelişmiş Yapay ZekaIA avancée
Gelişmiş Yapay ZekaIA avanzada
Gelişmiş Yapay ZekaIA avanzata
Gelişmiş Yapay ZekaΠροχωρημένη ΤΝ
Gelişmiş Yapay ZekaПодобрен компютърен опонент
Gelişmiş Yapay ZekaСильний комп’ ютерний гравець
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...Realmente estoy hablando de la creación de una especie de vida artificial.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...Aquilo de que estou realmente a falar é de tentar criar uma espécie de vida artificial.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...Budu vlastně mluvit o pokusech, jak uměle stvořit život.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...Despre ceea ce vorbesc, de fapt, aici este încercarea de a creea un fel de viaţă artificială.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...실제로 제가 여기서 말씀 드릴 것들은 일종의 인공적인 생명을 만들어내고자 하는 노력에 대한 것입니다
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...Sebenarnya apa yang saya bicarakan disini ialah suatu upaya untuk menciptakan semacam kehidupan buatan
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...Sto davvero parlando della creazione di una qualche vita artificiale.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...Tak naprawdę mówię tutaj o próbie tworzenia swego rodzaju sztucznego życia.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...Thật sự những gì tôi nói tới ở đây là tạo ra một sự sống nhân tạo.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...V podstate to, o čom tu rozprávam, je pokus o vytvorenie istého druhu umelého života.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...Vraiment ce dont je parle ici est d'essayer de créer une sorte de vie artificielle.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...We willen proberen om een soort van kunstmatig leven te creëren.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...Worüber ich hier wirklich spreche, ist der Versuch, künstliches Leben herzustellen.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...Μιλάω για μια προσπάθεια να δημιουργήσουμε ένα νέο είδος τεχνητής ζωής.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...Наистина това, за което говоря тук е опита да се създаде един вид изкуствен живот.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...По сути, то, о чем я говорю здесь, это попытка создания искусственной жизни.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...Те, про що я зараз говорю, це спроба створити свого роду штучне життя.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...למעשה אני מדבר כאן על לנסות ליצור מעין חיים מלאכותיים.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...ما أتحدث عنه حقاً هو محاولة خلق نوعٍ من الحياة المصطنعة.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...ある種の人工生命を作る試みです どんな特徴に注目しているかというと
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Du-te de ia-mi din turmă doi iezi buni, ca să fac din ei tatălui tău o mîncare gustoasă cum îi place;
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Hãy ra ngoài bầy , bắt hai dê con tốt , rồi mẹ sẽ dọn cho cha_con một món ngon , tùy theo người sở_thích ;
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Hãy ra ngoài bầy, bắt hai dê con tốt, rồi mẹ sẽ dọn cho cha con một món ngon, tùy theo người sở thích;
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.염소떼에 가서 거기서 염소의 좋은 새끼를 내게로 가져오면 내가 그것으로 네 부친을 위하여 그 즐기시는 별미를 만들리니
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Va me prendre au troupeau deux bons chevreaux; j`en ferai pour ton père un mets comme il aime;
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.לך נא אל הצאן וקח לי משם שני גדיי עזים טבים ואעשה אתם מטעמים לאביך כאשר אהב׃
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.اذهب الى الغنم وخذ لي من هناك جديين جيّدين من المعزى. فأصنعهما اطعمة لابيك كما يحب.
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.你 到 羊 群 裡 去 、 給 我 拿 兩 隻 肥 山 羊 羔 來 、 我 便 照 你 父 親 所 愛 的 、 給 他 作 成 美 味
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.你 到 羊群 裡去 、 給我 拿兩 隻肥 山 羊羔 來 、 我 便 照 你 父親所愛 的 、 給他 作成 美味
Hadi bakırı yapayım.Biar aku yang melakukannya Tembaga.
Hadi bakırı yapayım.Déjame de cobre.
Hadi bakırı yapayım.Laat me koper nemen.
Hadi bakırı yapayım.Zatem ile ona ma elektronów o największej energii? To będzie:
Hadi bütün bir elektron konfigürasyonu yapayım -ama bu sefer farklı bir tane şeçiyim.Biarkan aku benar-benar melakukan konfigurasi elektron keseluruhan untuk ... biarkan aku mengambil yang lain
Hadi bütün bir elektron konfigürasyonu yapayım -ama bu sefer farklı bir tane şeçiyim.Permítame recoger otro...
Hadi bütün bir elektron konfigürasyonu yapayım -ama bu sefer farklı bir tane şeçiyim.Weźmy np. miedź.
Hadi bütün şeyi demir için yapayım.biarkan saya melakukan hal whoile untuk Iron.
Hadi bütün şeyi demir için yapayım. Çok gevelediğim için özür dilerim.Een andere ijzer excuses voor het twijfelen.
Hadi bütün şeyi demir için yapayım. Çok gevelediğim için özür dilerim.철의 전체에 대해서 해 보겠습니다.
Hadi bütün şeyi demir için yapayım. Çok gevelediğim için özür dilerim.lassen Sie mich die ganze Sache für Eisen zu tun.
Hadi bütün şeyi demir için yapayım. Çok gevelediğim için özür dilerim.دعوني اعمل الترتيب الكامل للحديد
Hadi bütün şeyi demir için yapayım.Zapiszmy całą konfigurację elektronową żelaza.
Harici paraleller neler? Çünkü bu yapay bir çalışma.Do czego można porównać te badania?
Harici paraleller neler? Çünkü bu yapay bir çalışma.실험은 인위적으로 이루어지죠. 실험실 밖에서도 유사한 일이 일어날까요?