Türleşme yapay olarak da sağlanabilir, hayvan ıslahı veya laboratuvar yöntemleri yoluyla.Видообразуването може да бъде и изкуствено предизвикано при скотовъдство или лабораторни експерименти.
Bu evrimsel hesaplama veya yapay evrim metodolojilerinin genel sınıfına aittir.Принадлежи на класа на еволюционните изчисления и методологиите за изкуствена еволюция.
Bir yapay dil olarak Esperanto, hiçbir tek dile birebir bağlı değildir.Като изкуствен език есперанто не е родословно свързан с никой етнически език.
Futbol sahaları doğal veya yapay çimden oluşabilir.Състезанията могат да се провежадат в изкуствени или естествени улеи.
Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Занесохме им огромна торта с техните любими приказни герои.
Alan Turing teorik bilgisayar bilimi ve yapay zekanın kurucusu olarak kabul edilmektedir.Алън Тюринг се смята за баща на теоретичната информатика и теорията на изкуствения интелект.
Yapay zekâ daha verimli ve karmaşık bir hal aldığından giderek önem kazanmaktadır.Изкуственият интелект става все по-важен, тъй като става все по-ефективен и сложен.
Bu balık Afrika'da birçok göle aktarıldı, mesela Viktoria ve yapay Nasser Gölü'ne.Нилският костур е интродуциран вид във водоеми в Африка, включително и езерото Виктория и язовирът Насър.
Vahşi doğada yapayalnız...Вървиме ний самотни на светът...
Ek olarak, yapay tatlandırıcılar kullanılır.Също така те търсят и древните артефакти на Гръмотевия.
Yetkinliğin iki tipini ayırt etmek gerekir: doğal ve yapay.Могат да бъдат разглеждани два типа знаци – естествени и изкуствени.
Bilgi-tabanlı sistemler, yapay zekânın (Artificial Intelligence) teknik ve yöntemlerini temel alır.Базите знания се използват в системи за Изкуствен интелект (ИИ).
O zamandan beri başka yapay sistemler de oluşturulmuştur.По-късно други религиозни системи се развиват.
Bu, günümüz yapay gübre kullanımının başlangıcıdır.Това дава началото на съвременното екологично движение.
Böylece İşi ile annesi yapayalnız kaldılar.Тогава тя заживява само с майка си.
İlçede doğal göl yoktur ancak yapay gölet bulunmaktadır.В реката няма риба, но има раци.
Yapay olarak pek çok radyoaktif izotopları elde edilmektedir.Изкуствено са получени и радиоактивни изотопи.
Bu nedenle köprünün bittiği bu yapay ada resmî olarak İsveç'e aittir.Официален сайт на община Гнеста Тази статия, свързана с място в Швеция, все още е мъниче.
Gübreler genel olarak iki sınıfta incelenir: Doğal ve yapay gübreler.Кожите, които се използват при барабаните, се делят основно на две групи: естествени и изкуствени.
Uyandığında kendini yapayalnız bulur.Събуждайки се открива, че не е сам.
Kitaba adını veren Algernon, yapay yollarla zekasını artırmak için ameliyat edilen bir laboratuvar faresidir.Algernon je laboratorijski miš koji je operiran kako bi mu umjetno povećali inteligenciju.
Esch-sur-Sûre'ün batısında bir yapay su birikintisi olan Yukarı Yukarı Sûre Gölü'ne dökülür.Zapadno od Esch-sur-Sûrea se ulijeva u umjetno jezero - Gornje jezero Sûre.
Ben en iyisi kendi kulvarımda kendi kendime bir şeyler yapayım."Ja prvo sama sebe moram učiniti sretnom.”
Matka Kanyonu içindeki Matka Gölü ülkedeki en eski yapay göldür.Jezero Matka u sklopu kanjona Matka najstarije je istoimeno umjetno jezero u zemlji.
Kocası ile ortak çalışmaları olan yapay radyoaktivite keşfi ile 1935'te Nobel Kimya Ödülü kazandı.Za otkriće umjetne radioaktivnosti dobila (1935.) zajedno sa suprugom Nobelovu nagradu za kemiju.
Havada bulut olmazsa asla yapay yağmur yağdırılamaz.Kod vremena bez strujanja zraka magla se ne može formirati.
İzlerin yapay mı yoksa doğal mı olduğu konusunda tartışırlar.Vode se rasprave o tome jesu li za prirodu bolja umjetna ili prava drvca.
İçinde yapay göl, lunapark ve ufak bir hayvanat bahçesi bulunmaktadır.Na njemu se nalazi zabavni park, kino i zoološki vrt.
Bir yapay dil olarak Esperanto, hiçbir tek dile birebir bağlı değildir.Bez nje esperanto ne bi bio ni sjena onakvog moćnog jezika, kakav je sada.
Pes. Ben ne yaparsam yapayım asla memnun görünmüyorsun.Predajem se. Što god da učinim, nikada ne izgledaš zadovoljno.
Kristal taşlar elmasların yapayı olarak kullanılır.Pekné kryštály sa používajú ako drahokamy.
Kullanılabilir cisimler yapmak amacı ile doğal ya da yapay olarak üretilmiş maddelere malzeme denir.Drogy sú prírodné alebo umelo vyrobené látky.
Yapay zekâda ise değişme olmamıştır.Na trénerskom poste sa nezmenilo nič.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Ljudje izvajamo umetno selekcijo udomačenih živali in rastlin že tisočletja.
Günümüz imkanlarıyla bu işlevlerin tümüyle yapay bir şekilde taklit edilmesi imkansız görülmektedir.Predstavljam si, da so razmere v teh dirkalnikih popolnoma nepredstavljive.
Dijital uydu veya uydu televizyonu, yapay uydular vasıtasıyla verilen televizyon hizmetidir.Interaktivna televizija oziroma ITV predstavlja televizijo z interaktivno vsebino.
Bilişsellik ya da bilişsel süreçler doğal ya da yapay; bilinçli ya da bilinçsiz olabilir.Izotopi so lahko naravni ali umetno pripravljeni ter stabilni ali nestabilni.
Yapay uyku yardımcıları ve antihistaminler.Deluje kot antiholinergik in antihistaminik.
Dilbilgisi denetleyicileri yapay zekanın doğal dil işleme alanından yararlanır.Pragmatika preučuje sposobnost komunikacije naravnih govorcev jezika.
Yapay zekâ yavaş yavaş bir endüstri hâline geliyordu.Pölten počasi razvil v industrijsko mesto.
Drenaj, herhangi bir yerdeki suyun doğal veya yapay yollarla uzaklaştırılmasına yönelik yapılan çalışmalardır.Sorodna dejavnost je drenaža, ki se ukvarja z naravnim ali umetnim odvodnjavanjem.
Aktif bağışıklık ayrıca yapay olarak aşılamayla da sağlanabilir.Aktyvus imunitetas taip pat gali būti dirbtinai sukurtas skiepijant.
1966 yılında Ay, yörüngesinde insan yapımı bir yapay uydu bulunan (Luna 10) ilk gök cismi olmuştur.1966 m. kovo mėnesį Tarybų Sąjunga paleido „Luna 10“, kuris tapo pirmuoju dirbtiniu Mėnulio palydovu.
Yapay zekâda ise değişme olmamıştır.Iki šiol jam nėra sukurta dirbtinio pakaitalo.
Bu güçlü yapay zeka savunucularının fikirleriyle tezatlık gösterir.Tokiais motyvais yra bandoma sugriauti stipraus dirbtinio intelekto šalininkų tvirtinimus.
1909 - Leo Hendrik Baekeland, ilk yapay plastik "bakalit"in patentini aldı.Apie 1906 m. Leo Baekeland išrado pirmąjį sintetinį plastiką – bakelitą.
1982 - Dr. Robert K. Jarvik tarafından geliştirilen ilk yapay kalp, Barney Clark adlı hastaya takıldı.1983 – Barnis Klarkas (Barney Clark), pirmasis pacientas, kuriam buvo įsodinta dirbtinė širdis.
Bir yapay dil olarak Esperanto, hiçbir tek dile birebir bağlı değildir.Kadangi esperanto yra dirbtinė kalba, ji nėra genealogiškai susijusi su jokia etnine kalba.
Joshua, biyoloji bilimine yaptığı katkıların yanında yapay zeka ile ilgili de çalışmalar yapmıştır.Kartu su Gėte jis įsitraukė į biologijos tyrinėjimus.
Bu arada, Hanım yer çekiminin yapay olmadığını fark eder.Antra vertus, dailininko gyvenimas nepasižymėjo audringumu.
Süveyş Kanalı, Akdeniz ile Kızıldeniz'i birbirine bağlayan yapay su yoludur.Kanalas – dirbtinė upė ar sąsiauris.
Litvanya'nın ilk yapay uydusuna LituanicaSAT-1 ismi verildi.Sukurtas pirmasis lietuviškas dirbtinis palydovas LituanicaSAT 1.
Bu balık Afrika'da birçok göle aktarıldı, mesela Viktoria ve yapay Nasser Gölü'ne.Niiluse ahven on viidud sisse mitmesse Aafrika järve, sealhulgas Victoria järve ja Nasseri tehisjärve.
Ancak sakkarozun ilk yapay üretimi 1953 yılında Raymond Lemieux tarafından gerçekleştirildi.Esimese keemilise sünteesi tegi Raymond Lemieux 1953. aastal.
Sputnik 1 (Rusça: Спутник-1), Dünya'nın ilk yapay uydusu.Sputnik 1 (vene keeles Спутник 1) oli esimene Maa tehiskaaslane.
Esperantido, Esperanto'dan türetilmiş yapay bir dildir.Ido on tehiskeel, esperanto keele reformitud versioon.
Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Ta saab oma isaga väga hästi läbi ja valmistab talle tihti häid toite, mille üle on isal väga hea meel.
Yatay gen transferinin yapay biçimi bir genetik mühendislik şeklidir.Kunstlik horisontaalne geeniülekanne on põhiliseks tööriistaks geenitehnoloogias.
Yapay 135Xe izotopu nükleer fisyon reaktörlerindeki işlemlerde dikkate değer bir öneme sahiptir.135Xe on olulise tähtsusega fissioonreaktorite töös.
Yemeklerde doğal tat vericilerin yanında yapay tat vericiler de kullanılır.Kirjeldatud tehismaandurite kõrval kasutatakse ka loomulikke maandureid.