Sol tarafta ne yaparsam, sağ tarafta da aynısını yapmalıyım.Tot ceea ce facem in partea stanga a semnului egal, trebuie facut in partea dreapta de asemenea.
Sol tarafta ne yaparsam, sağ tarafta da aynısını yapmalıyım.Tout ce que je fais du côté gauche, je dois le faire du côté droit.
Sol tarafta ne yaparsam, sağ tarafta da aynısını yapmalıyım.Vše, co dělám v levé části rovnice, musím udělat i vpravo.
Sol tarafta ne yaparsam, sağ tarafta da aynısını yapmalıyım.Všetko, čo urobím na ľavej strane musím urobiť aj na pravej.
Sol tarafta ne yaparsam, sağ tarafta da aynısını yapmalıyım.Ότι κάνουμε στην αριστερή πλευρά θα πρέπει να το κάνουμε και στην δεξιά.
Sol tarafta ne yaparsam, sağ tarafta da aynısını yapmalıyım.Все, что я делаю с левой частью, я должен делать и с правой (или наоборот).
Sol tarafta ne yaparsam, sağ tarafta da aynısını yapmalıyım.Все, що я роблю з лівою частиною, я повинен робити і з правою.
Sol tarafta ne yaparsam, sağ tarafta da aynısını yapmalıyım.Всичко, което правя в лявата страна, трябва да направя и в дясната.
Sol tarafta ne yaparsam, sağ tarafta da aynısını yapmalıyım.כל מה שאני עושה לצד שמאל אני חייב לעשות אותו גם לצד ימין
Sol tarafta ne yaparsam, sağ tarafta da aynısını yapmalıyım.أي شيء يمكنني القيام به لالجانب الأيسر يجب أن أقوم به للحق.
Sol tarafta ne yaparsam, sağ tarafta da aynısını yapmalıyım.左辺と右辺がイコール(=)で結ばれているとき、片方の辺だけを操作してしまったら、
Tabii ki, serbest lisansimiz oldugundan, eger kotu bir is yaparsam, gonulluler, memnuniyetle cekip giderler---Evidentemente, por la licencia libre, si hago mal mi trabajo, los voluntarios son libres de irse.
Tabii ki, serbest lisansimiz oldugundan, eger kotu bir is yaparsam, gonulluler, memnuniyetle cekip giderler---물론 무료 라이센스이기 때문에, 제가 나쁜 짓이라도 하면, 우리 봉사해주시는 분들이 자료를 모두 가지고 떠나면 그만이겠죠.
Tabii ki, serbest lisansimiz oldugundan, eger kotu bir is yaparsam, gonulluler, memnuniyetle cekip giderler---כמובן, בגלל הרשיון החופשי, אם אעשה עבודה גרועה, המתנדבים יותר מישמחו לעזוב --
Tabii ki, serbest lisansimiz oldugundan, eger kotu bir is yaparsam, gonulluler, memnuniyetle cekip giderler---بالطبع، لأن الرخصة مجانية، إذا قمت بعمل سيئ، سيقوم المتطوعين بالمغادرة بكل سعادة--
Tabii ki, serbest lisansimiz oldugundan, eger kotu bir is yaparsam, gonulluler, memnuniyetle cekip giderler---ボランティアは文句なく去るでしょうし 私は誰にも指示なんか出来ません
Tamam, şimdi beni izle ve ne yaparsam aynısını yap.Varför gjorde du det?
Tamam, şimdi beni izle ve ne yaparsam aynısını yap.ألاّ تعتقد أنّ علينا الضغط على الأرقام أوّلاً؟
Tekrar işime başlayacağım. İyi yaparsam eğer geri döneceğim.Je vais recommencer à zéro et dès que ça marchera, je reviendrai.
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam?Bagaimana jika saya melakukannya dengan urutan terbalik?
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam? Bir değişiklik yapar mı?A jeśli zmienię kolejność?
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam? Bir değişiklik yapar mı?제가 움직이는 순서를 바꾸면 답이 다르게 나올까요?
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam? Bir değişiklik yapar mı?Και αν το έκανα με άλλη σειρά; Θα είχε διαφορά;
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam? Bir değişiklik yapar mı?מה אם אעשה זאת בסדר אחר? האם זה ישנה?
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam? Bir değişiklik yapar mı?ماذا إذا غيرت الترتيب؟ هل سيغير شيئا؟
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam? Bir değişiklik yapar mı?まず1/3回転させて 次に1/6回転させます
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam?Ce ar fi dacă le fac în ordine inversă?
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam?Cosa succede se seguo l'ordine inverso?
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam?Mi történik, ha fordított sorrendben hajtom végre ezeket?
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam?¿Qué sucedería si lo hiciera en el orden inverso?
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam?Si je le fais dans l'ordre inverse ?
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam?Wat als ik het omgekeerd deed?
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam?Würde das in der umgekehrten Reihenfolge auch funktionieren?
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam?Ами ако го направя в обратен ред?
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam?Что если выполнить это в обратном порядке?
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam?Що буде, якби я це зробив в іншому порядку?
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Ak spravím niečo, čo vám ublíži, cítim tú bolesť.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Als ik iets doe dat jou pijn doet, voel ik die pijn.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Así, si hago algo que te hace daño, siento dolor.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Ha tehát olyasvalamit csinálok, amivel megbántalak, akkor az nekem is fáj.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Jadi jika saya melukai Anda, saya merasakannya.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Joten jos teen jotain, joka satuttaa henkilöä, tunnen kivun itsekin.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.그래서 만일 제가 여러분에게 상처를 입혔다면, 저는 그 고통을 느낍니다
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Por isso se eu fizer algo que te magoa, sinto essa dor.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Quindi se faccio qualcosa che vi ferisce, sento quel dolore.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Så hvis jeg gør noget der gør ondt på dig, føler jeg smerten.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Si je fais quelque chose qui vous fait mal, je sens votre douleur.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Takže jestli ti někdo ublíží, bolest pocítím také.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Thế nên nếu tôi làm điều gì đó khiến bạn bị tổn thương, tôi cũng cảm thấy sự đau đớn đó.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Wenn ich etwas tue, das dich verletzt, fühle ich den Schmerz.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Έτσι, αν κάνω κάτι που σε πληγώνει, νιώθω τον πόνο σου.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Поэтому если я сделал вам больно, я тоже чувствую боль.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Т.е. ако аз правя нещо, което те наранява, аз чувствам тази болка.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Тобто, якщо я зроблю вам боляче, я теж відчуватиму біль.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.לכן אם אני עושה משהו שכואב לאחר, אני מרגיש את הכאב.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.فإذا قمت مثلاً بعمل شيء يؤذي مشاعرك، أحس بهذا الألم.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.それを避ける傾向があります
Yani kulağı nasıl yaparsam yapayım, kağıdın dairesel bir alanının bir parçasına ihtiyaç var.Akárhogy is készül a "fül", a papírnak egy kör alakú régióját foglalja el.
Yani kulağı nasıl yaparsam yapayım, kağıdın dairesel bir alanının bir parçasına ihtiyaç var.Akokoľvek ho teda urobíme, spotrebuje nejakú časť kruhovej plochy papiera.
Yani kulağı nasıl yaparsam yapayım, kağıdın dairesel bir alanının bir parçasına ihtiyaç var.Also, egal wie ich eine Lasche mache, braucht sie einen Teil eines kreisförmigen Bereichs des Papiers.