Ana içeriğe geç
Sözlük

yaparsa ile cümle

yaparsa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Eğer bir gürültü yaparsanız bu etkiyi hissedebilirsiniz.여러분이 소음을 내더라도 효과를 느낄 수 있어요.
Eğer bir gürültü yaparsanız bu etkiyi hissedebilirsiniz.Se fate del rumore potete sentire l' effetto.
Eğer bir gürültü yaparsanız bu etkiyi hissedebilirsiniz.Si hacen ruido podrán sentir el efecto.
Eğer bir gürültü yaparsanız bu etkiyi hissedebilirsiniz.Si vous faites du bruit vous pourrez ressentir l'effet.
Eğer bir gürültü yaparsanız bu etkiyi hissedebilirsiniz.Wenn ihr ein Geräusch macht, spürt ihr den Effekt.
Eğer bir gürültü yaparsanız bu etkiyi hissedebilirsiniz.Αν κάνετε κάποιο θόρυβο μπορείτε να αντιληφθείτε το αποτέλεσμα.
Eğer bir gürültü yaparsanız bu etkiyi hissedebilirsiniz.Ако предизвикате някакъв шум, може да усетите влиянието.
Eğer bir gürültü yaparsanız bu etkiyi hissedebilirsiniz.Если что-то неприятно шумит, вы точно ощутите эффект.
Eğer bir gürültü yaparsanız bu etkiyi hissedebilirsiniz.אם תעשו רעש תוכלו להרגיש את הההשפעה.
Eğer bir gürültü yaparsanız bu etkiyi hissedebilirsiniz.إذا أحدثت بعض الضجه سوف تشعر بأثرها.
Eğer bir gürültü yaparsanız bu etkiyi hissedebilirsiniz.この物体は
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.Als ik twee goocheltrucs na elkaar doe, is de combinatie een derde goocheltruc.
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.Dacă fac o mişcare magică, urmată de alta, combinaţia este o a treia mişcare magică.
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.Ha csinálok egy varázsmozgatást, amit egy másik követ, ezek kombinációja egy harmadik varázsmozgatás lesz.
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.Jeśli zrobię jeden trik po drugim, ich kombinacja to trzeci trik.
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.Jika saya melakukan sebuah tipuan sulap dilanjutkan dengan satu lagi, gabungannya adalah tipuan sulap ketiga.
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.만약에 제가 속임수 마술 움직임을 한번하고, 또 한번 더 마술 움직임을 하면 그 결과는 세번째
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.Se faccio una mossa magica, seguita da un'altra, la combinazione risulta in una terza mossa magica.
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.Si hago un pase mágico, seguido por otro, la combinación es un tercer pase mágico.
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.Si j'effectue un tour de magie suivi par un second, cela donne un troisième tour de magie.
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.Wenn ich einen magischen Zug ausführe und dann noch einen, ergibt sich daraus eine dritte.
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.Αν κάνω μια μαγική κίνηση, ακολουθούμενη από μια άλλη, ο συνδυασμός είναι μια τρίτη μαγική κίνηση.
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.Если сделать одно магическое вращение, а затем другое, то получим третье магическое вращение.
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.Якщо я зроблю один магічного трюк, потім інший, то результатом комбінації буде третій магічний трюк.
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.אם אעשה קסם ואחריו עוד אחד השילוב ביניהם יהיה קסם שלישי
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.إذا طبقت خدعة الحركة مرة، و أتبعتها بأخرى، تعطي التركيبة خدعة حركة ثالثة.
Eğer birinin ardından ikinci bir sihirbazlık yaparsam, bunun kombinasyonu üçüncü bir büyü hilesi olacaktır.この組み合わせは別の操作に相当します これこそが ガロアが作り出した
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.Ak vybudujete širokú cestu na perifériu mesta, ľudia sa tam presťahujú.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.Dacă se construieşte o şosea către periferia oraşului lumea se va muta la periferie.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.Ha egy széles utat építesz a város szélééig, az emberek odaköltöznek.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.Jeśli wybuduje się szeroką drogę na obrzeża miasta, ludzie zaczną się tam przeprowadzać.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.시외곽으로 나가는 도로가 잘 닦여있으면, 사람들이 그곳으로 이사를 하는 것과 같은 이치죠.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.Leg een grote weg aan naar een buitenwijk en mensen zullen daarheen verhuizen.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.Nếu bạn xây dựng 1 con đường rộng tới vùng ngoại ô, thì mọi người sẽ chuyển đến đó sinh sống ngay.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.Pokud postavíte širokou cestu na periferii, lidé se tam přestěhují.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.Se costruiamo strade verso le periferie, le persone vi si trasferiscono.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.Si construyes un camino ancho hasta las afueras de la ciudad la gente se mudará alli.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.Si vous construisez une grande route jusqu'à la périphérie de la ville, les gens iront s'y installer.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.Wenn man eine breite Straße zum Stadtrand hin baut, ziehen die Menschen dorthin.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.Αν φτιάξεις ένα φαρδύ δρόμο που να οδηγεί στα περίχωρα μιας πόλης, ο κόσμος θα μετακομίσει προς τα εκεί.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.Ако се построи широк път в покрайнините на града, хората ще се преместят там.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.Если построить широкую дорогу, ведущую к окраине города, люди начнут туда переселяться.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.אם תבנה כביש רחב לפאתי העיר, אנשים יעברו לשם.
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.لو أنك تقوم ببناء طريق واسع على أطرافِ مدينةٍ ما، سينتقل الناس إليه!
Eger bir kasabanin disina genis bir otoyol yaparsaniz insanlar oralara tasinacaktir.さて 法律も人の行動を左右する
Eğer bir şempanze bencil bir seçim yaparsa, bu durumda kırmızı marka, onu bize vermek zorunda.Dacă acest cimpanzeu face alegerea egoistă, care e jetonul roșu în acest caz, trebuie să ni-l dea nouă.
Eğer bir şempanze bencil bir seçim yaparsa, bu durumda kırmızı marka, onu bize vermek zorunda.Dus als deze chimp egoïstisch kiest, de rode token in dit geval, geeft hij die aan ons.
Eğer bir şempanze bencil bir seçim yaparsa, bu durumda kırmızı marka, onu bize vermek zorunda.Ha ez a csimpánz önző döntést hoz, ami a piros zseton ebben az esetben, oda kell adnia nekünk.
Eğer bir şempanze bencil bir seçim yaparsa, bu durumda kırmızı marka, onu bize vermek zorunda.Jeśli ten szympans dokona samolubnego wyboru, w tym przypadku to klocek czerwony, musi nam go podać.
Eğer bir şempanze bencil bir seçim yaparsa, bu durumda kırmızı marka, onu bize vermek zorunda.Jos tämä simpanssi valitsee itsekkäästi, eli tässä tapauksessa punaisen merkin, sen pitää antaa se meille.
Eğer bir şempanze bencil bir seçim yaparsa, bu durumda kırmızı marka, onu bize vermek zorunda.Když tedy tento šimpanz provede sobecký výběr, což je v tomto případě červená značka, musí nám ji podat.
Eğer bir şempanze bencil bir seçim yaparsa, bu durumda kırmızı marka, onu bize vermek zorunda.이 침판지가 이기적인 선택을 하면, 즉, 빨간 토큰을 선택하면 그걸 우리에게 주죠. 그럼 우리는 그 토큰을 받아서
Eğer bir şempanze bencil bir seçim yaparsa, bu durumda kırmızı marka, onu bize vermek zorunda.Så om schimpansen gör det själviska valet, vilket är den röda polletten, behöver han ge den till oss.
Eğer bir şempanze bencil bir seçim yaparsa, bu durumda kırmızı marka, onu bize vermek zorunda.Se este chimpanzé fizer a escolha egoísta, que neste caso é a ficha vermelha, tem de no-la dar.
Eğer bir şempanze bencil bir seçim yaparsa, bu durumda kırmızı marka, onu bize vermek zorunda.Se questo fa la scelta egoista, in questo caso la pedina rossa, lo deve consegnare a noi.
Eğer bir şempanze bencil bir seçim yaparsa, bu durumda kırmızı marka, onu bize vermek zorunda.Si este monito hace la elección egoísta, en este caso es la roja, él nos la debe entregar.
Eğer bir şempanze bencil bir seçim yaparsa, bu durumda kırmızı marka, onu bize vermek zorunda.Takže ak sa tento šimpanz rozhodne sebecky, čo je v tomto prípade červený žetón, musí nám ho dať.
Eğer bir şempanze bencil bir seçim yaparsa, bu durumda kırmızı marka, onu bize vermek zorunda.Ta šimpanz torej sprejme sebično odločitev, v tem primeru je to rdeč žeton, ki ga mora dati nam.
Eğer bir şempanze bencil bir seçim yaparsa, bu durumda kırmızı marka, onu bize vermek zorunda.Если шимпанзе сделает эгоистичный выбор, в нашем случае это красный цилиндр, он должен отдать его нам.
Eğer bir şempanze bencil bir seçim yaparsa, bu durumda kırmızı marka, onu bize vermek zorunda.Якщо шимпанзе робить егоїстичний вибір, тобто бере червоний жетон, він віддає його нам.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod