Ne yaparsam yapayım, daha iyi yapabileceğimi söylüyor.Whatever I do, she says I can do better.
Eğer işbirliği yaparsan, işi yapmaya hazırım.I'm willing to do the job if you cooperate.
İşlerini aceleyle yaparsan hatalar yaparsın.You make mistakes if you do things in a hurry.
Eğer bir hata yaparsanız, sadece düzgün bir şekilde çiziniz.If you make a mistake, just cross it out neatly.
Ne yaparsan yap,doğru adımla başlamak kaçınılmazdır.Whatever you're doing, starting off on the right foot is essential.
Ne yaparsan yap, başar.Whatever you do, carry it through.
Her ne yaparsan yap, elinden gelenin en iyisini yapmalısın.Whatever you do, you must do your best.
Her ne yaparsanız yapın, başarılı olacağınızdan eminsiniz.You are sure to succeed, whatever you do.
Egzersiz yaparsan daha kuvvetli olacaksın.You will be more vigorous if you exercise.
Genelleme yaparsak, Batılılar balığı çiğ yemezler.Generally speaking, Westerners don't eat fish raw.
Çok pratik yaparsan İngilizceyi daha iyi konuşabileceksin.You'll be able to speak English better if you practice hard.
Eğer yanlış yaparsam beni düzeltCorrect me if I am wrong.
O, hata yaparsa, gülünmekten korkuyor gibi görünüyor.He seems to be afraid of being laughed at if he makes a mistake.
Bir hata daha yaparsa, kovulur.Another mistake, and he will be fired.
Bunu tekrar yaparsan cezalandırılacağın konusunda seni uyarmalıyım.I must warn you that if you do this again you will be punished.
Ne yaparsam yapayım onun adresini hatırlayamıyorum.I can't for the life of me remember her address.
Böyle aptalca bir şey yaparsanız, insanlar size güler.If you do such a foolish thing, people will laugh at you.
Bunu yaparsan kendini alay konusu edersin.If you do that, you're going to subject yourself to ridicule.
Eğer o tür şeyler yaparsan, onun için adil değil.If you do that kind of thing, it's not fair to her.
Eğer bunu yaparsan,bu sadece aksi sonuçlar doğuracak.If you do that, it will only bring about a contrary effect.
Onu bu yolla yaparsan hata yapmamış olacaksın.If you do it that way you won't be mistaken.
Onu bu şekilde yaparsan, birkaç saat tasarruf edebilirsin.If you do it this way, you can save several hours.
Ne yaparsam yapayım, Ken ona söylediğimi yapmazdı.No matter what I did, Ken wouldn't do what I told him.
Eğer o adam bir hata daha yaparsa onu kovacağım.If that man makes one more mistake, I'll fire him.
Eğer şimdi elinden gelenin en iyisini yaparsan mutluluk sana gelecektir.If you try your best now, happiness will come to you.
Eğer şimdi elinizden gelenin en iyisini yaparsanız, mutluluk size gelecektir.If you try your best now, happiness will come to you.
Elinizden gelenin en iyisini yaparsanız, başarılı olursunuz.If you do your best, you will succeed.
Kendi giysilerini yaparsan, bu sana para kazandırır.If you make your own clothes, it will save you money.
Bana yardım et. Bunu yaparsan, daha sonra sana içki ısmarlarım.Give me a hand. If you do, I'll buy you a drink later.
Ne yaparsan yap tuvaletteki kapağı açık bırakma!Whatever you do don't leave the lid up on the toilet!
Bu iş sırasında, sert surat yaparsan, müşteriler gelmez.In this line of work, if you make a grim face the customers won't come.
Eğer sen bana asistanlık yaparsan, o büyük bir yardım olur.If you could assist me, it would be a great help.
Onlar bana ödeme yaparsa, onu yaparım.I'll do it if they pay me.
Gürültü yaparsan çocuklar uyanır.The children will wake up if you make noise.
Ne yaparsam yapayım onun telefon numarasını hatırlamıyorum.I can't remember her phone number no matter how much I try.
Ne kadar erken yaparsan, o kadar iyi.The sooner you do it, the better it is.
Onu ne kadar erken yaparsan, o kadar iyi.The sooner you do it, the better it is.
Şimdi ne kadar çok yaparsan, yarın o kadar az yaparsın.The more you do now, the less you'll do tomorrow.
Ne yaparsan yap bunu akıllıca yap ve sonunu unutma.Whatever you do, do it wisely, and don't forget about the end.
Ne yaparsa yapsın, onu iyi yapar.No matter what he does, he does it well.
Burada şekerleme yaparsan üşütürsün.If you take a nap here, you'll catch a cold.
Pes. Ben ne yaparsam yapayım, asla memnun gibi görünmüyorsun.I give up. No matter what I do, you never seem to be satisfied.
Ne yaparsan yap seni her zaman seveceğim.I'll always love you, no matter what you do.
Tom'a zarar verecek bir şey yaparsan, seni öldürürüm.If you ever do anything to hurt Tom, I'll kill you.
Eğer Tom onu yaparsa, pişman olacağından emin.If Tom does that, he's sure to regret it.
Tom Mary ne yaparsa yapsın o asla üzgün görünmez.Tom never seems to get upset no matter what Mary does.
Ne yaparsak yapalım, biz dikkatli olmalıyız.Whatever we do, we must be careful.
Onu tekrar yaparsa Tom tutuklanacak.Tom will be arrested if he does that again.
Tom ne yaparsa yapsın, Mary'nin ondan hoşlanmayacağı sonucuna vardı.Tom came to the conclusion that no matter what he did, Mary wouldn't like it.
Mary ne yaparsa yapsın, Tom her zaman Mary'yi affeder.Tom always forgives Mary, no matter what she does.
Ne yaparsan yap, Tom asla kabul etmez.No matter what you do, Tom will never agree.
Ne yaparsam yapayım, Tom her zaman şikâyet eder.No matter what I do, Tom always complains.
Bacağım uyuştu, bu yüzden ne yaparsan yap, şimdi bacağıma dokunma.My leg's gone to sleep, so whatever you do, don't touch my leg now.
Elinizden geleni yaparsanız, muhtemelen başarırsınız.If you do your best, you're likely to succeed.
Bunu yaparsan sana yardım edebilirim.If you do it, I might be able to help you.
Ne yaparsan yap, bunu unutma.Whatever you do, don't forget this.
Ne yaparsam yapayım, Ken beni dinlemedi.No matter what I did, Ken wouldn't listen to me.
Ne yaparsam yapayım, daha iyisini yaparım diyor.No matter what I do, she says I can do better.
Yeşil düğmeye bas. Öyle yaparsan ışık yanacak.Press the green button. If you do so, the light will go on.
Bu kapı ne yaparsam yapayım açılmadı.This door would not open no matter what I did.