Ana içeriğe geç
Sözlük

yapar ile cümle

yapar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bilgisayar üretimini Siemens ile ortaklaşa yaparlar.QuEST Global partners with Siemens.
Bu, çok bozuk yansıtır; gelişmemiş kişiler bunları yapar.This reflects a very blemished ; it is the way underdeveloped people conduct themselves.
Şucaiye'de yirmi sivil, Hamas'a karşı protesto yaparken öldürüldü.Twenty civilians from Shuja'iyya were killed while protesting against Hamas.
Hepiniz benim gibi yaparsınız.It's like everybody.
Bu iki yapı yasa yapar.This article treats both constructions.
Jack ve Juliet bir yandan Juliet'in çadırını yaparken bir yandan konuşmaktadırlar.Jack and Juliet talk as they continue to construct her tent back on the beach.
Tom'un önerdiği şekilde yaparsan yaralanabilirsin.You might get injured if you do that the way Tom suggested.
Bunu ne kadar çabuk yaparsan o kadar iyi olur.The sooner you do that, the better.
Tom muhtemelen bunu senin için yapardı.Tom would probably do that for you.
Daha fazla paramız olursa, bunu yaparız.If we had more money, we'd do that.
Bunu yaparken eğleneceğinizden eminim.I'm sure you'd have fun doing that.
Daha fazla zamanım olsaydı bunu yapardım.I'd do that if I had more time.
Israr edersen onu yaparım.I'll do that if you insist.
Bunu yapmak zorunda kalırsam yaparım.I'll do that if I have to.
Yerinde olsam bunu yaparım.I'd do that if I were you.
Nasıl yapacağımı bilsem yaparım.I'd do that if I knew how.
Sanırım bunu yapardın.I think you'd do that.
Tom bunu hızlı yapar.Tom does that fast.
Tom muhtemelen bunu yaparak eğlenecek.Tom is probably going to have fun doing that.
Şimdiye kadar bunu yaparak ne kadar zaman geçirdin?How long have you spent doing that so far?
Tom, Mary'yi mutlu etmek için her şeyi yapardı.Tom would do anything to make Mary happy.
Tom bunu yaparken pek rahat olmayacak.Tom won't be very comfortable doing that.
Mary bunu yaparsa Tom çok kızar.Tom will be very angry if Mary does that.
Tom bunu yaparak vakit geçiriyor.Tom has been spending time doing that.
Tom bunu yaparak sizi şaşırtmak istiyordu.Tom wanted to surprise you by doing that.
Tom, Mary'nin bunu yaparken gerçekten zorlandığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought that Mary was having a really hard time doing that.
Eğer bunu yaparsam tutuklanabilirim.I might get arrested if I do that.
Bunu yaparken zorluk çekmiştim.I had a difficult time doing that.
Onu genelde Tom'la birlikte yaparım.I usually do that with Tom.
Onu yaparken zor bir zaman geçirdim.I had a hard time doing that.
Bunu yaparken çok zorlandım.I had a hard time doing that.
Onu yaparken iyi vakit geçirdim.I had a good time doing that.
Onu bugün daha sonra yaparım.I'll do that later today.
Bazen onu burada yaparım.I sometimes do that here.
Onu evde nadiren yaparım.I seldom do that at home.
Tom'un çocukları istediklerini yaparlar.Tom's children do what they want.
Muhtemelen onu yaparken çok eğleneceğiz.We're probably going to have fun doing that.
Muhtemelen onu yaparken zor zamanlar geçireceğiz.We're probably going to have a hard time doing that.
Onu yaparken muhtemelen güzel zaman geçireceğiz.We're probably going to have a good time doing that.
Sami o boşanmayı durdurmak için her şeyi yapardı.Sami would do anything to stop that divorce.
Onu her zaman yalnız yaparım.I always do that alone.
Sami bunu başka birine yapardı.Sami would do this to someone else.
Tom önümüzdeki hafta sonunu onu yaparak geçirecek.Tom will spend next weekend doing that.
Sami işini yaparken hemen orada oturuyordu.Sami was just sitting there, doing his work.
Tom ve Mary ne yapmalarını söylersem yaparlar.Tom and Mary do whatever I tell them to do.
Onu yaparken çok zorluk yaşadım.I had a lot of difficulty doing that.
Nasıl bir insan böyle bir şey yapar?What kind of person does something like that?
Tom bütün ödevini okulda yapar.Tom does all his homework at school.
Sen ve Tom birlikte takılırken ne yaparsın?What do you do when you and Tom hang out together?
Eğer Tom'un bunu yapmak için zamanı olsaydı, eminim yapardı.If Tom had had time to do that, I'm sure he would've.
Tom ile birlikte takılırken ne tür şeyler yaparsınız?What kind of things do you do when you and Tom hang out together?
Tom röveşata denemesi yaparken az daha kolunu kırıyordu.Tom nearly broke his arm trying to do a bicycle kick.
Televizyon seyrederken ödev yapar mısın?Do you do your homework while watching TV?
Tom hep aynı hataları yapar.Tom always makes the same mistakes.
Tom sadece yapması söylenilen şeyleri yapar.Tom does only what he's told to do.
Tom bunu muhtemelen yapardı.Tom would probably have done that.
Onu çok iyi yapar.He does that very well.
Tom oyunu çoban matı yaparak kazandı.Tom won the game with Scholar's Mate.
Umarım tüm günü bunu yaparak geçirmek zorunda kalmayız.I hope that we don't have to spend the whole day doing this.
Hayatımın geri kalanını bunu yaparak geçirmek istemiyorum.I don't want to spend the rest of my life doing this.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod