Sen bana her zaman sürpriz yaparsın!You surprise me all the time!
Biri seni görürse ne yaparsın?What'll you do if someone sees you?
Tamam, onu yaparım.Okay, I'll do it.
Herkes hayatında yanlış şeyler yapar.Everyone does wrong things in their lives.
O hatayı hep yaparsın.You always make that mistake.
Biz hepimiz hatalar yaparız, değil mi?We all make mistakes, right?
Tom bunu nasıl yapar?How does Tom do it?
Ne yaparsan yap, halatı bırakma.Whatever you do, don't let go of the rope.
Ne yaparsan yap, bu butona dokunma.Whatever you do, don't push this button.
Ne yaparsan yap, Tom'a ne yaptığımızı söyleme.Whatever you do, don't tell Tom about what we did.
Bunu her gün yapar mısın?Do you do this every day?
Tom şehirde otopark ücreti tasarrufu yapmak için arkadaşlarıyla birlikte yolculuk yapar.Tom car-pools with friends to save on parking fees in the city.
Bunu nasıl yapardınız?How would you do it?
Bunu tam olarak nasıl yaparsın?How do you do it exactly?
Tom onu yaparsa ne olacağı konusunda herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea what'll happen if Tom does that?
Tom Boston'da geçimini yaparken zor bir zaman geçidi.Tom had a hard time making a living in Boston.
Bazı değerler insanları Amerikalı yapar.Certain values make people American.
Bir şey satın almadan önce genellikle etrafta araştırma yaparım.I usually shop around before I buy something.
Bana bir açıklama yapar mısın?Can you give me an explanation?
Tom genellikle kahvaltısını yaparken gazetesini okur.Tom usually reads the newspaper while eating breakfast.
Tom okul için hazırlık yaparken, ben de kahvaltımı bitirdim.I finished eating breakfast while Tom was getting ready for school.
Sen harika bir casusluk yapardın.You would make an excellent spy.
Umutsuz adamlar umutsuz şeyler yapar.Desperate men do desperate things.
Tom yazar kasadan hırsızlık yaparken suçüstü yakalandı.Tom was caught red-handed, stealing from the cash register.
Tom neden onu yapardı?Why would Tom have done that?
Tom Fransızcada bir sürü hata yapar.Tom makes a lot of mistakes in French.
Ne yaparsan yap, sessiz kal ve çömel.Whatever you do, stay quiet and stay down.
Tom öğle yemeğinden sonra sık sık şekerleme yapar.Tom often takes a nap after lunch.
Bunu tekrar yaparsan Tom çok sinirlenir.If you do that again, Tom will be very angry.
Tom ona her söylediğimizi yapar.Tom does whatever we tell him.
Tom ona söylediğimiz bir şeyi yapar.Tom does anything we tell him.
Tom ona söylediğimiz her şeyi yapar.Tom does everything we tell him.
Tom ve Mary onlara söylenildiği gibi yapar.Tom and Mary do as they're told.
Tom ona söylediğimi tam olarak yapar.Tom does exactly what I tell him.
Tom sadece yapmasını söylediğim şeyi yapar.Tom only does what I tell him to do.
Tom yapmasını söylediğimiz şeyi yapar.Tom does whatever we tell him to do.
Tom yapmasını söylediğimiz herhangi bir şeyi yapar.Tom does anything we tell him to do.
Tom'un sana söylediği şeyi her zaman yapar mısın?Do you always do what Tom tells you?
Tom ona yapmasını söylediğimiz her şeyi yapar.Tom does everything we tell him to do.
Tom ona yapmasını söylediğim şeyi tam olarak yapar.Tom does exactly what I tell him to do.
Onu nasıl yapacağımı bana söylersen onu yaparım.I'll do it if you tell me how to do it.
Tom'un yapmanı söylediği şeyi her zaman yapar mısın?Do you always do what Tom tells you to do?
Onun nasıl yapıldığını sana söylersem, onu yapar mısın?If I tell you how it's done, will you do it?
Ne yaparsan yap, yardım etmek için çok yorgun olduğunu Tom'a söyleme.Whatever you do, don't tell Tom you're too tired to help.
Ona ne yapacağını söylemek için burada olmasaydım Tom ne yapardı?What would Tom do if I wasn't here to tell him what to do?
Tom'a onu yapmasını söylemek zorunda değildin. O nasıl olsa onu yapardı.You didn't have to tell Tom to do that. He'd have done it anyway.
Mağazalar satılmamış malla ne yapar.What do stores do with unsold merchandise?
Biz sarhoşken hepimiz aptalca şeyler yaparız.We all do stupid stuff when we're drunk.
Bunu yaparken Tom'un benimle konuşmasına izin vermemeliydim.I should never have let Tom talk me into doing this.
Tom kırtasiyecilik yaparak masasında oturdu.Tom sat at his desk doing paperwork.
Peruğun seni sağır yapar mı?Does your wig make you deaf?
Onu yaparsan her şeyi mahvedersin.If you do that, you'll ruin everything.
Eğer onu yaparsan arkadaşlığımızı mahveder.If you did that, it would ruin our friendship.
Tom'un önerdiğini yaparsak biraz zaman tasarrufu yapabiliriz.We can save a little time if we do what Tom suggests.
Sadece ilk seferde doğru şeyi yaparak kendini bir sürü sorundan kurtarabilirsin.You can save yourself a lot of trouble by just doing it right the first time.
Herkes kendi çıkarlarını yapar.Everyone makes their own interests.
Kasada ödeme yaparsınız.Pay at the cash register.
Ben sık sık egzersiz yaparım.I often exercise.
O benim en iyi arkadaşım ve biz her şeyi birlikte yaparız.She's my best friend and we do everything together.
Ben muhtemelen aynı şeyi yapardım.I would probably have done the same thing.