Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.وذكر لهم عهده وندم حسب كثرة رحمته.
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.為 他 們 記 念 他 的 約 、 照 他 豐 盛 的 慈 愛 後 悔
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.為他們記 念 他 的 約 、 照 他 豐盛 的 慈愛 後 悔
Artık ne yapacaklarını bilmiyorlar mı?Cos'è? Non sanno più cosa inventarsi?
Artık ne yapacaklarını bilmiyorlar mı?Ja não sabem o que inventar?
Artık ne yapacaklarını bilmiyorlar mı?¿Ya no saben qué inventar?
Askerlerin resimlerle ne yapacaklarını sanıyorsun?Что, по-твоему, солдаты делают с картинками? - Смотрят на них.
Aslında hepimiz biliyoruz. Şu halde yapacakları şey bir saldırı olurdu.Au făcut o invazie.
Ayrıca başka bazı algoritmalarla 3 e 3 için yapacaklarımızı daha anlaşılır kılıcam. --그리고 사실 3x3 행렬을 구하는데 조금 더 직감적인 다른 알고리즘을 보여드릴 거에요.
Ayrıca başka bazı algoritmalarla 3 e 3 için yapacaklarımızı daha anlaşılır kılıcam. --Vlastně vám ukážu další algoritmy, které by vám umožní získat intuitivní smysl pro matice 3 x 3.
Ayrıca başka bazı algoritmalarla 3 e 3 için yapacaklarımızı daha anlaşılır kılıcam. --W szczególności, pokażę wam inne algorytmy, które mogą być bardziej intuicyjne dla macierzy 3 na 3.
Ayrıca başka bazı algoritmalarla 3 e 3 için yapacaklarımızı daha anlaşılır kılıcam. --Y cuando nos quedan este 0, este1, este1 y este 1.
Ayrıca başka bazı algoritmalarla 3 e 3 için yapacaklarımızı daha anlaşılır kılıcam. --وفي الواقع، سأوضح لكم لوغارتمات اخرى ربما تكون بديهية ومحسوسة حتى تقوموا بحلها على مصفوفة 3×3
Ayrıca başka bazı algoritmalarla 3 e 3 için yapacaklarımızı daha anlaşılır kılıcam. --別のアルゴリズムを見せられると思います。 別のアルゴリズムを見せられると思います。 ですが、この方法で行うのも見せたいと思いました。
Basın konferansında, monarşi projesinin açılışını yapacaklar.A sajtókonferencia során be fogják mutatni az uralkodó családot.
Basın konferansında, monarşi projesinin açılışını yapacaklar.Durant la conférence de presse, ils vont présenter la famille impériale.
Basın konferansında, monarşi projesinin açılışını yapacaklar.Και στην επικείμενη συνέντευξη τύπου, πρόκειται να εγκαινιάσουν την αποκατάσταση της μοναρχίας.
Basın konferansında, monarşi projesinin açılışını yapacaklar.وخلال المؤتمر الصحفي القادم سيدشنون مشروع اعادة العائلة الملكية
Başkan Obama'nın ikinci dönem başkanlık töreni gerçekleşti. Ve asıl yapacakları şimdi başlıyor.abbiamo appena eletto il Presidente Obama per il suo secondo mandato, ma siamo appena agli inizi.
Başkan Obama'nın ikinci dönem başkanlık töreni gerçekleşti. Ve asıl yapacakları şimdi başlıyor.Конечо, мы только-что выбрали Президента Обаму на второй президентский срок.
BC: Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.BC : 저는 다른 시들이 애니메이션화될지는 확신할 수 없으나,
BC: Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.Ich weiß nicht, ob andere Gedichte auch animiert werden.
BC: Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.Nu ştiu dacă vor mai fi animate şi alte poezii.
BC: Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum. Uzun bir zaman aldı --Δεν είμαι σίγουρος αν θα γίνουν άλλα ποιήματα κινούμενα σχέδια.
BC: Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.אני לא בטוח אם שירים אחרים יזכו להנפשה.
BC: Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.分かりません 時間がかかりますから
"Bir An Geçti" adlı bir çeşit otoportre zaman kapsülü eseri ve yapacaklarınız size kalmış.이 작품에서 저는 제 자신의 모습을 펀치 카드 기기에 투영시켰습니다. 관객이
"Bir An Geçti" adlı bir çeşit otoportre zaman kapsülü eseri ve yapacaklarınız size kalmış.Meine Projektion "steht" über einer Lochkartenuhr, und Sie entscheiden.
"Bir An Geçti" adlı bir çeşit otoportre zaman kapsülü eseri ve yapacaklarınız size kalmış.Premietam v ňom seba na vrch dierovača štítkov a je to na vás.
"Bir An Geçti" adlı bir çeşit otoportre zaman kapsülü eseri ve yapacaklarınız size kalmış.שנקראת נקודה שכרגע עברה, שבה אני מקרין את עצמי על גבי שעון נוכחות, וזה תלוי בך.
"Bir An Geçti" adlı bir çeşit otoportre zaman kapsülü eseri ve yapacaklarınız size kalmış.قطعة اسميتها نقطة مرّت، حيث أسقطت نفسي على رأس آلة ختم ساعات العمل، والخيار لك،
"Bir An Geçti" adlı bir çeşit otoportre zaman kapsülü eseri ve yapacaklarınız size kalmış.私自身をタイムカードレコーダーに投影したものです 遊び方は自由です タイムカードを押せば
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.A próxima vez seria melhor.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.Das nächste Mal werden sie besser abschneiden.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.Data viitoare vor face mai bine.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.다음에 그 사람들은 잘 하게 됩니다.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.lần tới họ sẽ làm tốt hơn.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.La prochaine fois, ils feront mieux.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.La prossima volta faranno meglio.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.La próxima vez lo harán mejor.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.Legközelebb jobban fog nekik sikerülni.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.Næste gang vil de klare sig bedre.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.Najbližšie im to pôjde lepšie.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.Nästa gång skulle det gå bättre.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.Następnym razem będzie lepiej.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.Příště si povedou lépe.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.Volgende keer beter.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.Την επόμενη φορά θα τα πάνε καλύτερα.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.В следующий раз результат будет намного лучше.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.Наступного разу вони справляться.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.Следващият път ще го направят по-добре.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.בפעם הבאה הם יצליחו יותר.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.في المرة القادمة سيكون أداؤهم أفضل.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapacaklardır.期待が低い生徒はその反対です
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Ak chcete od niekoho aby spravil niečoho menej, pridajte trest a budú toho robiť menej.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Als je wil dat iemand iets minder vaak doet, voeg er dan een straf aan toe en ze zullen het minder vaak doen.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Dacă vrei ca cineva să facă mai puțin din ceva, adaugă o pedeapsă și ei vor face mai puțin din el.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Jeśli chcesz, by ludzie czegoś nie robili, nałóż karę, a przestaną.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.만약 누군가로 하여금 무언가를 덜 하도록 하고 싶으면, 처벌을 도입하세요. 그러면 덜 하게 됩니다.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Nếu muốn ai bớt làm việc gì, hãy bổ sung khung hình phạt và họ sẽ bớt làm điều đó.