Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.A budou mít rodinu se dvěma dětmi bez přestávky v populačním růstu.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.A budú mať rodinu s dvoma deťmi bez zastavenia rastu populácie.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.Avranno due figli senza un arresto nella crescita della popolazione.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.Dan mereka akan punya dua anak tanpa menghentikan pertumbuhan penduduk.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.És kétgyerekes családjuk lesz, népességcsökkenés nélkül.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.Et ils auront des familles de deux enfants sans impacter la croissance de population.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.In dobili bodo družino z dvema otrokoma brez da bi se ustavila rast prebivalstva.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.그들은 인구 증가에서 멈춤 없이 두 아이 가정을 꾸릴 것입니다.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.Och att de kommer bilda två-barns familjer utan ett stopp i befolkningsökningen.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.Og de vil få en familie med to børn, uden et stop i befolkningstilvæksten.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.Sie werden eine Familie mit zwei Kinder ohne den Bevölkerungswachstum zu stoppen.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.Şi vor ajunge la familii cu doi copii, fără oprirea creşterii populaţiei.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.Terão famílias de dois filhos sem parar o crescimento da população.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.Và họ sẽ bắt đầu có gia đình 2 con đi cùng với sự gia tăng dân số không ngừng.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.Zaczną planować rodziny z dwójką dzieci i powstrzymają rozrost populacji.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.Και θα έχουν μια οικογένεια με δυο παιδιά χωρίς σταμάτημα της πληθυσμιακής αύξησης.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.И те ще имат семейство с две деца без да спира прираста на населението.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.И у них в семьях будет по двое детей, при этом рост населения не прекратится.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.והם יגיעו למשפחה של שני ילדים בלי לעצור את גידול האוכלוסיה.
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.وسوف ينجبون طفلين في كل عائلة .. دون ان يقلل ذلك من النمو السكاني
Onlar da nüfus artışını yavaşlatmadan aile başına iki çocuk yapacaklar.でもエネルギー消費量は
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez. (Alkış)(拍手)
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Apa yang ingin mereka lakukan di bukit itu bukanlah urusan Anda.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Ce qu'ils en font ne vous regarde pas.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Es geht Sie nichts an was sie damit machen.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Họ làm gì với họ không phải là chuyện của chúng ta.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Jak s nimi naloží, to už není vaše starost.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.그들이 그것과 무엇을 하느냐는 여러분의 일이 아닙니다.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Não é da nossa conta o que eles fizerem com elas.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Nemusí vás zaujímať, čo s ním spravia.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Ni vaša stvar kaj počnejo z njimi.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.No es asunto de Uds. lo que hagan con ellas.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Non è affar nostro cosa ci fanno.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Nu e treaba voastră ce fac cu ei.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Semmi közünk hozzá, hogy mire használják.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.To nie wasza sprawa, co z nimi zrobią.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Δεν είναι δική σας δουλειά το τι θα κάνουν με αυτούς.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.И это не ваше дело, что они будут там делать.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Не е ваша работа, какво ще правят с тях.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.אין זה עניינכם מה הם עושים איתן.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.واعلموا أنه ليس من شأنكم ما يفعلون بها"
Orion'un yapacaklarını yapabilmesi için gereken kimyasallar.Anda memiliki pesawat seukuran Empire State Building.
Orion'un yapacaklarını yapabilmesi için gereken kimyasallar.당신은 엠파이어 스태이트빌딩 크기의 배를 가지고 있습니다.
Orion'un yapacaklarını yapabilmesi için gereken kimyasallar.La NASA n'avait aucun intérêt dans ce projet. Ils ont essayé de le tuer.
Orion'un yapacaklarını yapabilmesi için gereken kimyasallar.От НАСА не проявили интерес. Опитали се да унищожат проекта.
Orion'un yapacaklarını yapabilmesi için gereken kimyasallar.תקבלו חללית בגודל של מגדל האמפייר סטייט.
Orion'un yapacaklarını yapabilmesi için gereken kimyasallar.أنت تملك سفينة بحجم مبنى الإمباير ستيت.
Orion'un yapacaklarını yapabilmesi için gereken kimyasallar.無関心のNASAは計画をダメに
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.De ved ikke hvad man skal sige, de ved ikke hvad man skal gøre, specielt i enrum med det modsatte køn.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.De vet inte vad de skall säga, de vet inte vad de skall göra, särskilt i enrum med motsatta könet.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Họ không biết nói cái gì, không biết làm cái gì, đặc biệt là khi đối thoại với người khác giới
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Ils ne savent pas quoi dire, ils ne savent pas quoi faire, surtout en tête-à-tête avec le sexe opposé.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.뭐라고 말해야할지, 뭘 해야할지 모릅니다. 특히 이성간에 일대일에서 말입니다.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Não sabem o que dizer nem o que fazer, principalmente na situação de um para um com o sexo oposto.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Nem tudják, mit mondjanak, nem tudják, mit csináljanak, főleg egyedül az ellenkező nem egy képviselőjével.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Nevedia čo povedať, nevedia čo urobiť, obzvlášť zoči-voči opačnému pohlaviu.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Nevědí, co říkat, nevědí, co mají dělat, zejména, když jsou sami s osobou opačného pohlaví.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Nie wiedzą co powiedzieć, nie wiedzą co mają zrobić, zwłaszcza w sytuacjach w cztery oczy z płcią przeciwną.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Non sanno cosa dire né cosa fare, soprattutto di fronte a un'esponente dell'altro sesso.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.No saben qué decir, no saben qué hacer, especialmente cara a cara con el sexo opuesto.